Değerli okurlar;
Biliyorsunuz, ben 2024 yılı yerel seçimlerinde Erenler Belediye Başkan aday adayı olmuştum.
O dönem, fikrine değer verdiğim bir büyüğüm beni çağırmış, adeta bir “yönetim imtihanı’’natabi tutmuştu.
“Adaylıktan kastın nedir?” diye başlamış, yönetme becerisine sahip olup olmadığımı en ince ayrıntısına kadar sorgulamıştı.
Ardından ise, bugün hâlâ zihnimde bir manifesto gibi duran nasihatlerini sıralamış, sonunda da şöyle demişti;
“Bunları yapamayacaksan git işine gücüne bak; halkın ahını alma.”
O sorgulamada altından değerli nasihatleri çalışma defterime not etmiştim.
Bugün elinizdeki bu yazı, işte o notların kalbe işleyen satırlarından süzüldü.
Umarım bana verilen o yönetim nasihatleri, bugün görevde olan tüm başkanlara hizmet noktasında bir rehber olur.
Zaten kaleme alıp paylaşma amacımızda, hayıra katkı sunmak.
Bir Şehir Başkanının Karakterinde Büyür
Bir şehrin kaderi, çoğu zaman o şehri yöneten belediye başkanının karakteriyle, cesaretiyle ve vicdanıyla şekillenir.
Çünkü belediye başkanlığı makam değil meydan, koltuk değil yük işidir. Bir şehir, başkanının gölgesine göre uzar ya da kısalır.
Peki…
Bir belediye başkanı gerçekten nasıl olmalıdır?
Halkın İçinde Olmalı, Halk Gibi Yaşamalıdır
Belediye başkanı, protokollerin içine sıkışmış bir bürokrat değil; sokağın nabzını avucunda hisseden bir halk adamı olmalıdır.
Lüks araç konvoylarıyla halkın arasından geçip sonra “Halk için çalışıyoruz” demek, gerçeğin üstünü örtmekten ibarettir.
Çamuru, tozu, ekmek kuyruğunu, pazarın telaşını bilmeyen bir başkan; şehri yönetemez, sadece idare eder.
Şehrin Namusu Ona Emanettir
Bir belediye başkanı yönettiği şehrin namusundan, şerefinden mesuldür.
Çünkü şehir; toprak değil, insanların yuvasıdır. Geçmişi, hafızası, geleceğidir.
Şehre çakılan her çivi, kesilen her ağaç, verilen her imar izni bir ahlâk sınavıdır.
Şehrin sokaklarına düşen her gölge, belediye başkanının alnına düşer.
Çarpık yapılaşma, kirli ilişkiler, haksız imar rantı, talan edilen yeşil alanlar sadece kötü yönetimin değil; namus emanetinin ihlalidir.
Gerçek bir belediye başkanı, şehrin toprağını kendi ailesinin onuru gibi korur.
Çünkü bilir ki;
“Şehrin namusu kirlenirse, kendi şerefi lekelenir.”
Şeffaf Olmalı, Paranın Hesabını Millete Vermelidir
Bir belediye başkanının en çetin sınavı bütçedir.
Bütçe, şehrin namusunun bir başka yüzüdür.
Eğer harcanan paranın izi takip edilemiyorsa, ihaleler kapalı kapılarda dağıtılıyorsa, aynı şirketler sürekli aynı işleri alıyorsa orada hizmet değil, düzen kurulmuştur.
Gerçek başkan, millete hesap verirken yüzü kızarmayan başkandır.
Cesur Olmalı, Doğrunun Yanında Durmalıdır
Şehrin menfaati ile bir grubun, zümrenin veya siyasi yapının menfaati çatıştığında; gerçek belediye başkanı tereddütsüz şehrin tarafında durmalıdır.
Koltuğunu korumak için susan değil, şehrini korumak için risk alan başkan liderdir.
Çünkü şehir emanettir; emanete göz dikene karşı susmak da zulümdür.
Önce Plan, Sonra Proje Üretmelidir
Şehirler seçim vaatlerinin çöplüğü değildir.
Bir belediye başkanı önce şehri okur, sonra geleceğini planlar.
Günü kurtaran vaatlerle değil, geleceği inşa eden stratejilerle yürür.
Planı olmayan başkanın projesi olur; ama eseri olmaz.
Kutuplaştırmaz, Birleştirir
Belediye başkanı, şehirde yaşayan herkesin başkanıdır.
Oy vereni de, vermeyeni de; seveni de, eleştireni de aynı adalet terazisinde tutmalıdır.
Şehirler ancak herkesin kendini eşit hissettiği bir yönetimle büyür.
Liyakatten Taviz Vermez
“Benim adamım” mantığı belediyeyi çürütür, şehri geriletir.
Belediyecilik bir ekip işidir; o ekip ise işi bilen insanlardan kurulmalıdır.
Liyakatin olmadığı yerde adalet olmaz; adaletin olmadığı yerde şehir ayakta duramaz.
Şehrine Aşkla Bağlı Olmalıdır
Aşk olmayan yerde sadakat olmaz; sadakat olmayan yerde hizmet olmaz.
Şehri kariyer basamağı gören değil, şehre gönlünü koyan başkanlar iz bırakır.
Öz Söz; Şehir, Başkanının Aynasıdır
Bir belediye başkanı nasıl olmalıdır sorusunun cevabı net;
Temiz, cesur, adaletli ve şehrinin namusunu kendi şerefi bilen bir lider.
Şehrin huzuru, düzeni, silüeti ve geleceği başkanın vicdanında şekillenir.
Unutmayalım;
Bir şehir, başkanının karakteri kadar büyür; onun kadar kirlenir, onun kadar güzelleşir.
Adaylık bize nasip olmadı…
Ama olsun.
Belki bugün seçilenler, bana verilen ders niteliğindeki o nasihatlerden ve bu manifestodan istifade eder.
Selam ve dua ile…
Ne Zaman İnsan Oluruz?
“Yaşamı şerefle sürdürdüğümüzde.”
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ