19 Mart 2025 tarihinde başlayan süreç bugünlerin işaretçisiydi, daha doğru bir ifadeyle hedef bugünün inşasıydı.

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı kararı ve ardından 23 Mart 2025 tarihinde tutukluluk kararı bizi neyin beklediğini gösteriyordu.

Birçok kamuoyu araştırması paylaşıldı, yandaş diye tanımlanan kamuoyu araştırma şirket sonuçları da tutukluluğun siyasi bir karar olduğunu söylüyor.

İktidar hukuki süreç derken, muhalefet ve uluslararası gözlemciler siyasi zeminde verilmesi gereken mücadelenin bu sayede verildiğini söylemekteler.

Siyasi yaşamda örnekliğine rastlamadığımız, rastlayamayacağımız gelişmeler yaşanmakta. Birçok belediye başkanın tutukluluğu ile süreç hızlı işlemekte.

Maksadın ve neyin beklendiği ortada…

21 Mayıs 2026 tarihinde ne olduğunu bilmediğimiz bir kararla karşılaşıldı. “Mutlak Butlan” CHP 38. Olağan Kurultay ile seçilmiş kadrolar, Özgür Özel ve arkadaşları yok hükmünde sayıldı.

“Mutlak Butlan” açılımının ne olduğu, yüklediği anlamın ne olduğunu sanırım birçok hukukçuda bilmiyordu.

Yeni bir öğrenim elde ettik bu sayede!

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihindeki Olağan Kurultay ve Özgür Özel’in kazanmış olduğu genel başkanlık yarışı iptal edildi.

Adına da hukuk dendi…

Oysaki 38. Olağan Kurultay sonrasında tekrarlanan kurultaya rağmen Özgür Özel’in genel başkanlığı, her ne gerekçe ile olursa olsun yok sayıldı.

“Mutlak butlan” kararının ilanında sonra yaşanılan gelişmeler tazeliğini korumakta, Genel Merkez binası baskını, polis eşliğinde binaya giriş ve yaşanılan arbede, ne yazık ki siyasi yaşamın kara sayfası olarak hep anılacaktır.

Benzeri manzaraları birçok il binasında da yaşadık. “Butlan” heyetinin görevden almaları başlatılan gergin süreç, hız kesmeksizin üstlendiği görevine devam etti.

Özgür Özel ve arkadaşlarına CHP’de mücadele verebilecekleri bir alan bırakılmamıştı, “Mutlak butlan” kararının beklentisi ve sonucu bu olsa gerek…

Sonuç kaçınılmaz olmuştu!!!

24 Temmuz 2026 tarihinde YENİ Partinin kuruluşu ilan edildi. Özgür Özel ve 91 Milletvekili CHP’den istifa ederek yeni süreci başlatmış oldular.

Ardından yüzbinlerle ifade edilen istifalar yaşandı ve her geçen gün istifa sayısı artmakta.

29 Temmuz 2026 tarihi itibariyle 74 İl Başkanı ve ilçe örgütlerinin toplu istifaları ile CHP’den kopuş daha da hızlanmış oldu.

Tüm istifaların adresi YENİ Parti, TBMM’de ana muhalefet görevi devam etmekte.

CHP istifalar sonrasında TBMM’de beşinci parti konumuna gerilemiş oldu. “Mutlak butlan” ekibi küçük bir grup olarak yoluna devam ediyor.

Tüm bu süreç yargı eliyle yürütüldü.

19 Mart 2025 tarihinde verilen start ve gelinen bu günler, yarınları nasıl önümüze çıkaracak yaşayıp göreceğiz.

Masa başında planlanan ile saha sonuçları aynı mı seyredecek…

Olup/bitene yurttaşın tepkisi ne olacak, bunu da zaman gösterecek. Hiç kuşku yok ki son söz yurttaşın olacak, geleceği sandık tayin edecek.

Demokrasiye inanmak, yalnızca seçim kazanıldığında değil, kaybedildiğinde de sonuçlara saygı duymak, halkın iradesini kabul etmek ve barışçıl bir anlayışla iktidarı devretmekle olur.

İsmet İnönü, 14 Mayıs 1950 seçimlerini kaybettikten sonra bu durumu “Benim en büyük yenilgim, en büyük zaferimdir” diyerek tarif etmiştir.

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ