Bir derin hesaplar var; yaptıklarını meşrulaştırmak için adına Orta Doğu deyip değersizleştirdikleri, aslında medeniyetlerin başlangıcı olan Mezopotamya’da. Savaş borazanlarını inatla çalıyor birileri. Savaşın baş aktörleri, birbirinden çok çevresindeki ülkeleri vuruyor. Bu da bize asıl meselenin bölgede büyük bir savaş çıkartma çabası olduğunu gösteriyor. İki nükleer silah sahibi, iki skolastik düşüncenin devlet aklı hâline gelmiş hâli; devlet elinde benzin bidonuyla yangına körükle koşuyorlar ve bölge tamamen yanmadan duracaklarını sanmıyorum.
Bölgedeki en büyük risk altındaki devlet Türkiye. Evet, biziz; çünkü hem İran’ın hem de İsrail’in doğrudan Türkiye’ye dair planları söz konusu. Şimdilik iki ülke de bizi karşısına alamaz ama ateşi bizim topraklarımıza taşımak ister. İlk deneme Hatay’da düşürülen füze. Bakmayın siz “nereye gittiği belli değildi” laflarına; güzergâh hedefi ele veriyordu zaten. Sahiplenen olmadı sadece. Çıktığı ülke kadar düğmeye basan da önemli; çünkü füzenin sahibi ile gönderen aynı güç olmayabilir.
Kafalar karıştı galiba; karışmasın. İran başbakanı ve kurmay heyetine saldırı dışardan gerçekleşmedi, içerden gerçekleşti. İçerde “kendi ülkelerine saldırıyorlar” diye göbek atanlar olduğuna göre, bu operasyonu yapmak çok da zor olmasa gerek. Her ne kadar İran “şu kadar ajan yakaladık” diye açıklama yapsa da, kendi evinde düşmanı tarafından vuruldu.
Hem İran hem İsrail bizim ülkemizde oldukça faal. İş, siyaset, sanat, din gibi popüler her alanda organizeler. Sadece çift pasaportlu, İsrail’e askerlik yapmaya gidenlerin sayısına bakın; tehlikenin boyutunu anlarsınız. İran ise birçok etkili STK’da ülkemizde faaliyet gösteriyor. Eee, onlar da “ülkesine saldırıyorlar” diye göbek atacak birilerini bulmakta çok zorlanmayacaktır.
Ülkemiz de içerde mümkün olduğunca barışı sağlamak zorunda. Ayrışmamalıyız, safları sıklaştırmalı, aramıza fitneci odak noktalarını sokmamalıyız. Dışardan hangi plan yapılırsa yapılsın, hangi saldırı olursa olsun bir şekilde bertaraf edilir. Ama içerden gelecek saldırıda savunmasız kalır; devletimiz düşer.
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ