Geçtiğimiz hafta Sakarya, biri vicdanı diğeri kültürü besleyen iki önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Aslında bu iki başlık, bir şehrin ruhunu anlatmak için fazlasıyla yeterlidir; Yardımlaşma ve kültür.

Dünya Somud Filosu’nun ikincisi için hazırlıklar sürerken, Sakaryalılar yine duyarsız kalmadı. Bilindiği gibi Gazzeye’ terörist İsrail devletinin uyguladığı insanlık dışı ambargo var. Vicdanı insanlıktan yana olan farklı inançlara sahip insanlar geçtiğimiz yıl bu ambargoyu delmek için yola koyulmuşlardı. Belli bir mesafe de katettiklerinden inançla tekrar geleceğiz diye teröristlere adeta haykırmışlardı. İşte bugünlerde Sumud filosu tekrar yola koyulmak üzere. Sakarya STK Platformu da bu filo için destek mahiyetli bir çalışma başlattı. Gar Meydanı’nda üç günlük yardım Kermesi düzenlendi. Üç gün boyunca devam eden kermes, 92 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu platformun hanım komisyonlarının öncülüğünde gerçekleştirildi. Bu sadece bir kermes değildi; bu, Gazze’yi unutmayan bir şehrin sessiz ama güçlü haykırışıydı.

Organizasyonun en dikkat çekici anı ise son gün yapılan yürüyüş oldu. Salko Camiönünden başlayıp Gar Meydanı’na uzanan yürüyüş, yapılan basın açıklamasıyla anlam kazandı. Verilen mesaj açıktı; Sakarya halkı zulmün karşısında, mazlumun yanındadır. Bu duruş, Somud Filosu’nda Sakarya’dan bir gemi de yer alması yönündeki kararlılıkla daha da somutlaştı. Kermes o güzel yolculuğa çıkacaklara neden bir gemi teminetmesin ki?

Şunu unutmamak gerekir; kermes gibi organizasyonlar göründüğü kadar kolay değildir. Ciddi bir emek, koordinasyon ve fedakârlık ister. Bu noktada özellikle kadın kollarının özverili çalışması her türlü takdirin üzerindedir. Başından sonuna kadar büyük bir disiplinle yürütülen bu organizasyon, dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

***

Diğer yandan Serdivan’da düzenlenen kitap fuarı ise şehrin kültürel damarına can verdi. Serdivan Kapalı spor salonunda kurulan stantlarda onlarca yazar ve yüzlerce kitap, Sakaryalılarla buluştu. İmza günleri ve söyleşilerle zenginleşen fuar, binlerce kitapseveri ağırladı.

Elbette gönül böylesi bir organizasyonun daha geniş ve daha ferah bir alanda yapılmasını arzu ederdi. Ancak mevcut haliyle bile insanların yüzünde bir tebessüm oluşturmayı başardı. Naçizane ben de “Kazım Çavuş” kitabımı imzalama fırsatı buldum. Günümüzde yüz yüze etkileşim her zamankinden daha değerli. Çünkü bugün dijital dünyanın kuşattığı hayatlarımızda, kitaba dokunmak, yazarla veya okuyucuyla birebir sohbet edebilmek artık çok daha kıymetli hale gelmiş durumda.

Sonuç olarak Sakarya, bir yandan mazlum coğrafyalara uzanan yardım eliyle vicdanını diri tuttuğunu gösterirken, diğer yandan kültürel etkinliklerle ruhunu beslemeye devam ediyor. Belki de bir şehri şehir yapan tam olarak budur. Hem kalbinin hem de aklının aynı anda konuşabilmesi.

kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ