Hayatta bazı günler vardır; yaşarken farkına bile varamazsınız. O anın içinde sadece mutluluğu hissedersiniz. Fakat gün sona erip eve döndüğünüzde, belki biraz yorgunluk ama yüreğinizde tatlı bir huzurla birlikte tarifsiz bir özlem başlar. İşte geçtiğimiz cumartesi günü yaşadığımız buluşma da böyle bir gündü.
Yaklaşık otuz yıl önce Adapazarı'nda iyiliğin, merhametin ve kardeşliğin adresi olmak amacıyla kurulan Yetim ve Öksüz Çocuklar Eğitim ve Yardımlaşma Derneği (YÖÇEYDER) her yıl geleneksel olarak düzenlediği piknik programında yetim ve öksüz çocuklarımızı, onların kıymetli ailelerini ve gönüllülerini Sapanca İl Ormanı'nda bir araya getirdi. Son iki yıldır bu geleneksel piknik Sakarya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle içeriği zenginleştirilerek devam ediyor.
O gün orada sadece bir piknik yapılmadı. Aslında umutlar yeşerdi, gönüller buluştu, çocuk kahkahaları gökyüzüne yükseldi. Gönüllüler yıl boyu destek verdikleri çocuklar ile bir arada tatlı bir gün yaşadılar.
Hayatın yükünü omuzlarında taşıyan anneler, belki de birkaç saatliğine de olsa gündelik telaşlarını unuttular. Çocuklar ise kendileri için hazırlanan etkinlik alanında gönüllerince eğlendi. Izgarada pişen etler eşliğinde Şişme oyun grupları, birbirinden renkli yarışmalar, müzik eşliğinde oynanan oyunlar, yüz boyama etkinlikleri, şekilli balonlar ve pamuk şekerler... Her biri onların dünyasına küçük ama unutulmayacak mutluluklar kattı.
Bir çocuğun gözlerindeki heyecanı, yüzündeki tebessümü görmek, aslında dünyanın en büyük zenginliklerinden biriymiş. Bunu ancak böyle ortamlarda bulununca daha iyi anlıyor insan.
İşin en güzel tarafı ise bu iyilik halkasının sadece çocuklardan ibaret olmamasıydı. Gönüllüler de o gün tarif edilemez bir huzur yaşadılar. Çünkü iyilik, yalnızca alanı değil, vereni de güzelleştiriyor. Bir yetimin başını okşarken, bir çocuğun elinden tutarken insan kendi kalbinin de iyileştiğini hissediyor.
Sevgili Peygamberimiz (SAV), "Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şu iki parmak gibi yan yana olacağız." buyurarak işaret ve orta parmağını yan yana göstermiştir. Bundan daha büyük bir müjde olabilir mi? Bu hadisi kendisine rehber edinen gönüllülerimiz de o gün sadece çocuklarla vakit geçirmediler; aynı zamanda bu kutlu müjdenin bereketini de yüreklerinde hissettiler.
Modern hayat bizleri öylesine meşgul ediyor ki çoğu zaman mutluluğu büyük şeylerde arıyoruz. Daha çok kazanmak, daha iyi yaşamak, daha fazla sahip olmak... Oysa bazen küçücük bir çocuğun gülümsemesi, bütün bu dünyanın sunabileceklerinden çok daha kıymetli olabiliyor.
Yetimlik sadece babasını ya da annesini kaybetmek değildir. Asıl yetimlik, toplumun ilgisini ve şefkatini kaybetmektir. İşte bu yüzden yetim çocuklarımızı sadece belli günlerde değil, hayatın her anında hatırlamak zorundayız. Onların omuzlarında hissedeceği bir el, duyacağı sıcak bir söz, yaşayacağı küçük bir mutluluk geleceğe umutla bakmalarına vesile olabilir.
YÖÇEYDER yaklaşık otuz yıldır bu şehirde sessiz sedasız büyük bir iyilik hareketini sürdürüyor. Nice çocuğun eğitimine destek oluyor, nice ailenin yarasına merhem oluyor ve en önemlisi, yetim yavrularımıza yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Bu hizmetler belki manşetlere çıkmıyor ama gönüllerde silinmeyecek izler bırakıyor.
Geçtiğimiz hafta sonu hep birlikte bir kez daha gördük ki iyilik bulaşıcıdır. Bir tebessüm başka bir tebessümü doğuruyor, bir dokunuş başka bir gönlü ısıtıyor. Dünyayı değiştirmek belki elimizde değil ama bir çocuğun dünyasını değiştirmek elimizde.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen Yöçeyder’e, Sakarya Büyükşehir Belediyesine, gönüllülerimize, hayırseverlerimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim bu güzel hizmetleri daim eylesin, iyilik yolunda yürüyenlerin sayısını artırsın.
Çünkü biliyorum ki, bir yetimin duasına ortak olabilmek, insanın bu dünyada elde edebileceği en büyük zenginliklerden biridir.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ