Sakarya tarih boyunca farklı kültürlerin, farklı insanların bir arada yaşadığı bir şehir oldu.

Belki de bu yüzden bizim mayamızda birlikte yaşama kültürü var. Farklılıklarımız olabilir.

Düşüncelerimiz farklı olabilir. Hayata bakışımız farklı olabilir. Ama ortak değerlerimiz söz konusu olduğunda bir araya gelebiliriz. Bunu yapabildiğimiz sürece de güçlü bir şehir oluruz.

Filistin konvoyunun Sakarya günleri bize bunu bir kez daha hatırlattı. Hatırlayacağınız gibi iki hafta önce Bosna’dan yola koyulan Uluslararası Filistin Konvoyu ilimizde konakladı. İlimizi yapacakları ziyaretten sadece bir hafta önce haber aldık. Sakarya STK Platformu olarak bir araya geldik ve başta Valimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Serdivan belediyemiz ile irtibata geçerek kısa bir süre içerisinde hazırlık yaptık. Üstelik konvoy yola çıkışından varacağı noktaya kadar sadece ilimizde üç gün kalması planlanmış. Her ne kadar haber geç de gelse onlarca platform temsilcisi bir araya gelerek üzerimize düşen görevi yapmak için kilitlendik. İçimizden acil olarak bir heyeti görevlendirdik. Sonuç olarak ilimizde üç gün boyunca misafirlerimiz ağırladık. Üç günün ardından dualarla uğurladığımız konvoy yoluna devam etti. Şu an itibariyle ülke sınırına varmak üzereler. Bu arada birçok ilde konakladılar. Her gittikleri şehirde ilimizin organizasyonunu güzelliklerle andılar. Onlar güzel bir yolda ama geride çok daha büyük bir şey kaldı. Sakarya’nın birlikteliği. Bence asıl konuşulması ve korunması gereken konu da budur. Konvoy gitti, sorumluluk kaldı. Konvoyu yolcu ederken içimizde hem bir hüzün hem de büyük bir mutluluk vardı. Hüzün var; çünkü güzel bir misafirliği geride bırakırken dua ordusu gibi onlara dualar etmeye devam edeceğiz. Sakarya olarak üzerimize düşeni yapmanın huzurunu yaşıyoruz. Fakat şimdi yolumuza devam etme zamanı.

Konvoy kendi yolunda ilerleyecek. Biz de kendi şehrimizde bu birlikteliği büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü asıl mesele bir organizasyonu yapmak değildir. Asıl mesele, o organizasyon sırasında ortaya çıkan güzel ruhu kaybetmemektir.

Bugün seksenden fazla sivil toplum kuruluşu aynı hedef için bir araya gelebildiyse, yarın başka güzel işler için de bir araya gelebilir.

Bugün kurumlarımız aynı masada buluşabildiyse, dün olduğu gibi yarın şehrimizin başka meselelerinde de aynı masada buluşabilir.

Bugün gönüllülerimiz el ele verebildiyse, yarın başka bir ihtiyaç sahibinin elinden de tutabilir.

Yeter ki birbirimize güvenelim. Yeter ki birbirimizin emeğine saygı duyalım.

Yeter ki ortak değerlerimizin etrafında buluşmayı bilelim.

Bugün konvoy Sakarya’dan ayrıldı. Onlar şimdi başka gönül dostlarının misafiri. Başka insanlarla buluşacak. Başka gönüllüler tarafından karşılanacak. Ama en önemlisi inşallah zalim terör devleti İ.railin kalplerine korku salacaklar.

Biz kendimize baktığımızda inanıyorum ki Sakarya’da yaşadığı üç günü konvoy da aktivistlerde unutmayacak. Çünkü bazı şehirlerden sadece geçersiniz. Bazı şehirlerde ise iz bırakırsınız.

Sakarya da bu konvoyun hafızasında güzel bir iz bırakmıştır. Bundan sonra bize düşen ise o izi daha da güzelleştirmektir.

Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nu, seksenden fazla sivil toplum kuruluşumuzu, gönüllülerimizi, Sakaryalıları ve bu organizasyona katkı sunan bütün kurumlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Başta Sakarya Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Serdivan Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Ve son söz olarak şunu söylemek istiyorum; Konvoy gitti, ama Sakarya’nın birlikteliği burada kaldı. Bu birliktelik kaybolmasın. Bu kardeşlik zayıflamasın. Bu dayanışma unutulmasın.Çünkü biz birlikte olduğumuzda başaramayacağımız hiçbir şey yok. Bir şehrin ne kadar güçlüne kadar duyarlı ve ne kadar güzel olabileceğini bütün dünyaya gösteriyoruz.

Ne mutlu bize ki Sakarya’da böyle bir birliktelik var.

Ne mutlu bize ki farklılıklarımızın ötesinde buluşabildiğimiz ortak değerlerimiz var.

Ve ne güzel ki bu birliktelik, bundan sonra da Sakarya’nın her güzel işinde kendisini göstermeye devam edecek.

En büyük duamız Sakarya’da birlikteliğimiz daim olsun.

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ