Şehir içi trafik meselesi, her birimizi meşgul eden ve yıllar geçtikçe de artan yoğunluk. Geçtiğimiz günlerde Zafer Tokuş, konuyu köşesisin de işlemiş.
“Araç sayısı çok arttı” diye dillerimize pelesenk olmuş bir tanımlama çıkıyor.
Tokuş, bu konuya ilişkin tespitlerini son derece doğru ifade ederek, durumu özetlemiş. Araç sayısının artacağı, buna bağlı olarak mevcut yolların yetersizliği, kavşakların yetersizliği, nüfus artışına bağlı olarak konut sayısı artışı ve araç sayısında ki artışın görünememesi, yaşanılan problemin adresi diye tarif etmiş.
Plansız büyümenin yarattığı sorunlar diye de yerinde bir tespitte bulunmuş.
Meselenin bu tarafına ve ortaya çıkan tabloya dair söylenecek çok söz olur. Kendimizce çözümler üretmekte mümkün.
Ancak bir gerçeklik var ki her geçen gün artarak önümüze çıkmakta.
Yeni eğitim/öğretim yılı hazırlıkları yaşanmakta, şehir içi trafiğinin yoğunluğu daha da artacak demektir. Özellikle günün belli başlı saatlerinde, öğrenci servislerinin ilavesi ile yaşanılacak karmaşa.
Kentleşmede yaşanılan hız, araç sayısındaki artış ve altyapı yetersizliği, özellikli günlerde kendisini daha da hissettiriyor.
Çarpık büyükşehir görüntüsünü ortaya çıkarıyor.
Şehir içi trafik ve düzensizliği üzerinden yapılan bir araştırmada ne yazık ki yukarılarda kendimize yer bulmuşuz.
Araç kullanımında ki kuralsızlık, düzensiz araç parkı ve birçok unsur dikkate alınarak yapılmış bir çalışma sonucu.
Otopark yetersizliği ve sokak aralarının doğal park haline dönüşmüş olan, ilkel manzaralar.
Ana arterlerde anlık düzensiz çift sıra park ve ortaya çıkan yoğunluk. Şehrin kimliği haline almış sıradan görüntülerimiz.
Hele ki trafik kirliliğinin baş aktörü olan gereksiz korna, günün ilk saatlerinin sessizliğini bozan çirkinlikler.
Olumsuzluk üzerinden yapılacak her değerlendirmenin karşılığı kuşkusuz vardır.
Çözüm için söylenecek sözde çoktur.
Özel araç sayısının günlük trafik akışındaki sayısının azaltılması, toplu taşıma sisteminin özendirilmesi ve buna bağlı olarak yol düzenlenmesi.
Tek yönlü trafik akışının bölgenin ihtiyacına göre şekillenmesi.
Genel kabul görmüş kurallarının hayata geçirilmesi, uygulanması. Yeni bir şeyler bulmak, icat etmek durumunda değiliz.
Var olan kuralların uygulanması ve denetlenmesi…
Özellikle şehir merkezi diye tanımlanan bölgelere ilişkin denetim ve hassasiyet arttırılmalı. Her sokak arası otopark olmaz, olmamalı.
Toplu taşıma araçlarının disipline edilmesi.
Alternatif yollar ve güzergahlar oluşturmak…
Sorunun varlığı şüphesiz bilinmekte, çözümün yolu da benzerlikler içermektedir. Ortaya çıkacak olan çözüm önerilerinde uzlaşı sağlamak mümkün.
Sorun olan ise, öncelik belirlemek.
Kısa vadeli çözümler üzerinde emek harcamaktan ve günü kurtarmaktan vazgeçmek.
Uzun süreli çalışma yürütmeli…