Afganistan’dan başladılar Müslüman alemi vurmaya, Irak’ta devam ettiler.

Mısır’da tarihin en vahşi Sisi darbesine destek verdiler, Mısır’ı teslim aldılar.

Libya ve Suriye ile teslim almaya devam edip, Gazze’nin kapısına dayandılar.

Bir avuç Hamas mücahidi iki sene canı pahasına savaştı ama Batı dünyası ve hususenMüslüman alem Gazze’yi yalnız bıraktılar.

Gazze ve Filistin’de insanlık tarihinin en vahşi soykırımını yaptılar ama Müslüman suni alem yine sustu. Kınamalarla vaziyeti idare etmeye, geçiştirmeye çalıştılar.

Lübnan’da bir avuç Hizbullah mücahidi Gazze için direndi, öldü ama geri gitmedi, en barbar soykırıma maruz bıraktılar!

Yemen’e önce ABD -Suud koalisyonu ile vurdular, sonra doğrudan Epstein çetesinin vahşetine terk ettiler.

Ve bütün bu “Direniş cephesinin” hamisi İran’a sırayı getirdiler.

Önce 12 gün, sonra 39 gün savaşı ile leş kargaları gibi üzerine çullandılar.

Diğerleri gibi İran’da yalnız ve yetim kaldı, tek başına ölümüne direndi, direnmeye devam ediyor. Ama karınca ile fil misali bir orantısız savaşın içinde ve yalnız yapayalnız!

Şimdi sapık Epstein şer cephesi, son derece tehlikeli “Hürmüz tecavüz pilanı” ile son derece tehlikeli yeni bir vahşet peşinde!

Müslüman Suni alemin GAZZE'Yİ, FİLİSTİN'İ, YEMEN, LÜBNAN VE İRAN' I yalnız bırakması, hepsinin ve herkesin kendi sırasını beklemesi ve gelinen vahim nokta! Sıranın Türkiye’ye geleceğini açık açık söylüyor, gizlemiyorlar.

OYSA, İLERİ SAVUNMA HATLARINDA YER ALINMALIYDI.

O SAVUNMA HATLARI; GAZZE İDİ, FİLİSTİN, LÜBNAN, YEMEN VE SON SAVUNMA HATTI DA İRAN OLMALIYDI! HATTA DAHA ÖNCESİNDE O SAVUNMA HATLARI AFGANİSTAN, IRAK, MISIR, LİBYA, SURİYE İDİ. Bosna, Çeçenistan, D. Türkistan idi.

Ama o savunma hatlarında hiç kimse yer almadı, herkes KURBANLIK KOYUN GİBİ SIRASINI BEKLEDİ. SADECE "DİRENİŞ CEPHESİ" DİRENDİ. VE İŞİMİZ MUCİZEYE KALDI!

Kahraman Gazze, G. Lübnan, Yemen ve İran bütün bu karınca haline karşı file direndi.

*******

Ve sosyal basında sayfa arkadaşımız Sefer Beyenal’in sert bulduğum ama gerçekleri ortaya koyan paylaşımında söylendiği gibi:

“İRAN DÜN GECE SADECE DİRENMEDİ; SİYONİZME GÖNÜLLÜ KÖLE OLMUŞ TÜM KORKAKLARIN YÜZÜNE İNSANLIK TOKADINI VURDU.

Ne gıpta edilecek bir vatan sevgisi… Ne büyük bir millet şuuru… Ne büyük bir onur…

Trump’ın tehditleri karşısında milyonlarca İranlı korkup kaçmadı… Sığınacak delik aramadı… Batının efendilerine göz kırpmadı…Tam tersine; vatanının, egemenliğinin, altyapısının, devletinin etrafında çelik gibi kenetlendi.

İşte millet budur. İşte devlet şuuru budur. İşte ecdadına layık evlat olmak budur.

Çünkü bazı milletler için hayatın üstünde değerler vardır: Vatan vardır. İnanç vardır. Haysiyet vardır. Bağımsızlık vardır. Şeref vardır.

İran ve aziz İran halkı, yıllardır Hollywood masallarıyla, Batı propagandasıyla, siyonist korku düzeniyle insanlığın zihnine çakılan o sahte “yenilmezlik” putunu paramparça etti.

Dünyaya şunu gösterdi: Zalim yenilmez değildir. Siyonizm kader değildir. ABD ilah değildir. İsrail dokunulmaz değildir.

Ve en önemlisi…

Siyonizme gönüllü köle olmadan da yaşanabileceğini, hatta onurlu yaşamanın tek yolunun bu köleliği reddetmek olduğunu gösterdi. İnsanlığın ayaklar altına alınmış… Küllendirilmiş… Uyuşturulmuş… Korkuyla teslim alınmış direniş ruhunu, İRAN ve aziz İran halkı yeniden hayata döndürdü.

GEL DE SELAM DURMA! GEL DE SAYGI DUYMA! GEL DE BU MİLLETİN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLME!

Dün gece İran sadece kendisi için direnmedi. Gazze için direndi. Lübnan için direndi. Suriye için direndi. Mazlum coğrafyalar için direndi. En çok da; diz çökmeye mahkûm edilmiş insanlığın onuru için direndi.

Ve bu süreçte hâlâ zalimin yanında saf tutanlar… Hâlâ siyonist barbarlığa mazeret üretenler… Hâlâ efendilerinden aferin almak için mazlumun kanını görmezden gelenler…

Siz tarafsız falan değilsiniz. Siz, zalimliğin gönüllü uşaklarısınız. Siz, korkunun satın aldığı ruhsuz artıklarsınız. Siz, şeytana vicdanını rehin vermiş zavallılarsınız. Siz, insan olma şerefini kaybetmiş, efendi arayan mankurtlarsınız.

Mazlumun karşısında durup, zalime mazeret üreten herkes…”

*********

Yine Fahrettin Tellioğlu’nun, çok sert ama herkesin feryadını dile getiren sosyal basın paylaşımında dediği gibi:

“ASIL SORU ŞUDUR: İSLAM ÂLEMİ NEREDE?

2 milyara yakın Müslüman… 57 İslam ülkesi…

Petrol var… Doğalgaz var… Ordu var… Nüfus var… Servet var…

Ama irade yok! Ama omurga yok! Ama izzet yok!

Bir avuç siyonist çete, koca bir ümmeti rehin almış durumda!

Ve ne acıdır ki; İslam dünyasının büyük kısmı, kendi halkına nutuk atarken, Eyyy CHP derken cesur, İsrail’e ve onun efendilerine karşı ise dilsiz şeytan !

TÜRKİYE’YE GELİNCE…

Türkiye yıllardır mazlumun yanında olduğunu söyleyen büyük cümleler kuruyor.

Meydanlarda sert konuşmalar yapılıyor. Kürsülerde yüksek perdeden çıkışlar yapılıyor.

Peki sonuç?

Gazze yanarken ne değişti? Refah kapalıyken ne yaptınız? Soykırım sürerken hangi somut kırılma yaşandı? Hangi gerçek yaptırım uygulandı? Hangi fiili bedel ödettirildi?

Millet artık şunu soruyor ve sormakta da haklıdır: Söz var… Öfke var… Mikrofon var… Peki icraat nerede?

Millet Eyyy CHP denilmekten bıktı! Bu millet basiretli dirayetli idareci istiyor, toplumun gazını alanı istemiyor.

Devlet ciddiyetiyle, Küresel şeytanilere karşı mücadeleyi başlatmalı.

İklim değişikliği, karbon ayak izi, sosyal puanlama, dijital köleliğe dur demeli !

RTE devlet başkanını hedef alan Çocuk katili kuduz köpek Netanyahu’yahaddi bildirilmeli.

Ortadoğu’da savaş birçok ülkeyi yutacak. Eğer Türkiye direnç göstermezse, Azerbaycan petrollerini kesmezse, katil büyük şeytan ABD ilen ilişkileri kesmez, Rusya- İran- Çin- Pakistan ilen ittifak etmezse, Yeni dünya düzeninde yerini alamaz. Vatikan temizliği yaptırır, yeni dünya düzenini onlar kurar, yeni Roma’yı onlar inşa ederler! “

*******

Bütün hakikatlerden ve feryatlardan sonra diyoruz ki: KARINCA İLE FİL SAVAŞIYOR VE KARINCANIN ZAFERİ BİR “MUCİZEYE” BAĞLI.

BİR MUCİZE YA RAB!

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ