SOYKIRIM SÜRERKEN SOYKIRIMCIYI AĞIRLAMAK
Gazze, Filistin ve Lübnan’da Ziyonist Epstein soykırımı sürerken,
Bin günü aşkın süreden beri feryatlar arşa yükselirken,
İRAN'da binlerce binlerce insanı katletmişken, okul bile bombalanmış onlarca küçücük sabiler hunharca katledilmişken, Gazze, G. Lübnan, Yemen ve İran’ın bütün lider kadrosu alçakça şehit edilmişken ve İran’da EPSTEİN'İN KATLETTİĞİ DİNİ LİDERİN CENAZESİ KALDIRILIRKEN, KISACA DİRENİŞ CEPHESİ KAN VE GÖZYAŞI İÇİNDE BOĞULURKEN, biz, onları katleden, kan ve gözyaşına boğan Epstein ve "İSLAM'A KARŞI KURULMUŞ HAÇLI ORDUSU NATO'YU” ülkemizde, hiç olmazsa sade ve buğz seviyesinde değil de, en şatafatlı şekilde ağırladık!
Ne hazin bir durum! Dizlerimi dövüyorum! Benim de katkım var diye.
İNSAN VE MÜSLÜMAN TRUMPYAHU’NUN ÖVGÜLERİNİ OLUMLAYABİLİR Mİ?
Bir insan, insan olabilmiş ve insan kalabilmiş bir insan, hele hele bir Müslüman, bir pedofilinin, bir Epstein sapığının, başziyonist deli dana hastasının, bir yalancı ve palavracının, insanlık düşmanı soykırımcının, bir sadist ve narsistin, sözüne güven ve itibar edilmeyecek bir ruh hastasının ÖVGÜLERİNi nasıl olumlayabilir, nasıl ciddiye alabilir, nasıl oradan bir paye çıkarabilir?! Aklım ve hayalim almıyor! Şaşkınım ve şoktayım! Bunu da mı görecektik!
Trump Gitti... Umarım Hayranları da Biraz Dinlenir!
NATO zirveleri yeni bir uygulama değildir. İhtiyaç duyulduğunda, üye ülkelerden biri ev sahipliği yapar. Türkiye de 22 yıl önce buna ev sahipliği yapmıştı, bugün de yapıyor. Dolayısıyla Ankara'daki zirveyi olağanüstü bir diplomatik zafer gibi sunmanın da, NATO’nun yeniden kurulduğu izlenimini vermenin de bir anlamı yok.
Asıl dikkat çekici olan, zirvenin kendisinden çok toplumun gösterdiği refleksti.
Yıllardır meydanlarda NATO'yu eleştiren, Amerika'yı "baş düşman" ilan eden, özellikle de Donald Trump'a sosyal medyada en ağır hakaretleri savuran kesimin, bir anda Trump hayranına dönüşmesini hayretle izledim.
Bir fotoğraf karesi... Bir tebessüm... Cumhurbaşkanı ile yan yana yürürken çekilmiş birkaç görüntü... Ve sosyal basın adeta Trump övgüleriyle dolup taştı.
Geçen gün parkta otururken iki yaşlı adamın sohbetine istemeden kulak misafiri oldum. Biri diğerine dönüp, o güzel Çaykara şivesiyle şöyle dedi:
"Ula, bizimkilerun bu Trump sevgisini anlayamayırum. Şimdi kalkup söveceğum Trump'a da bizimkilerden korkayırum."
Ardından öyle bir kahkaha patlattı ki, parkta oturanların bir kısmı dönüp baktı.
Aslında o kahkahanın içinde, uzun uzun anlatılacak bir toplumsal çelişki gizliydi.
Oysa ilkeli olmak, rüzgâra göre yön değiştirmemektir.
Dün emperyalizmin simgesi dediğin bir lidere, bugün birkaç sıcak görüntü üzerinden hayranlık besliyorsan, orada sorgulanması gereken şey dış politika değil, tutarlılıktır.
Toplum olarak en büyük sorunlarımızdan biri de tam burada başlıyor: Riyakârlık...İşimize geldiğinde dün söylediğimizi unutuyor, hoşumuza giden bir kare uğruna yıllarca savunduğumuz söylemleri bir kenara bırakabiliyoruz.
Trump, ABD’nin başkanıdır. Görevi de kendi ülke çıkarlarını korumaktır. Hiçbir ABD başkanı, hiçbir büyük devlet lideri başka bir ülkenin menfaatini kendi ülkesinin önüne koymaz. Bir lider sizi övüyorsa, bunun romantik değil stratejik bir karşılığı vardır. Boşuna dememişler: "Düşmanın seni övüyorsa, dönüp kendine bir bak."
Devletler arasında dostluk değil, çıkar ilişkileri vardır. Amerika dün de kendi çıkarını düşündü, bugün de düşünüyor, yarın da düşünecek. Bu yüzden ne övgülerine ihtiyaç duyarız ne de tebessümlerine.
Bir başka konu ise zirve boyunca yaşanan güvenlik tedbirleriydi.
Elbette uluslararası bir toplantıda güvenlik ön planda olacaktır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak Ankara'nın bazı bölgelerinin adeta hayattan koparılması, yolların kapanması, mahallelerin sessizliğe mahkûm edilmesi, insanların günlük yaşamının ciddi şekilde zorlaştırılması da sorgulanmalıdır.
Bir devlet adamını koruyacağız diye, şehir nefes alamaz hâle gelmemeli. Hiçbir dış lider, vatandaşın günlük hayatını bu ölçüde zorlaştıracak kadar vazgeçilmez değildir.
Neyse... Zirve bitti, Trump da gitti. Umarım artık biraz dinleniriz. Ve bir süre de olsa sosyal medyada, televizyon ekranlarında ve gazetelerde o bitmek bilmeyen sırıtan Trump fotoğraflarını görmek zorunda kalmayız.
Çünkü asıl mesele, Trump'ın gülümsemesi değil... Bizim, her gördüğümüz gülümsemeyi diplomatik zafer sanacak kadar kolay etkileniyor olmamızdır. Alıntı
BU İBLİSLER, DİRENİŞ CEPHESİNİN SON KALESİ İRAN'IN YAKASINI BIRAKMAK İSTEMEYECEKLERDİR. BIRAKIRLARSA, BÖLGENİN HER YÖNDEN ÜSTÜNLÜĞÜ İRAN'A AİT OLACAKTIR.
Bunu ne Epstein, ne NATO ve ne de AB, hususen de bölgedeki suni ülke idarecileri asla istemeyecek, kendi satılmışlıkları ortaya çıkacak, liderlikleri zaafa uğrayacak, itibarları sıfırlanacak ve halklar nezdinde sorgulanacaktır.
KORKARIZ Kİ, ZİYONİST TERÖR ŞEBEKESİ İZRAİL'DEN DAHA ÇOK, BÖLGE SUNİ ÜLKE İDARECİLERİ EPSTEİN TRUMPYAHU'YA İRAN'A VURMASI İÇİN DAHA ÇOK YALVARIYOR, KIŞKIRTIYORLARDIR.
KİMBİLİR NATO TOPLANTISI BU AMACA YÖNELİKTİR VE BUNUN İÇİN 60 GÜNLÜK ATEŞKESİN DAHA İLK GÜNLERİNDE, HEM DE NATO TOPLANTISI ANINDA ATEŞKES BOZULUP İRAN'A VURULMUŞTUR!
YALNIZ, YAPAYALNIZ İRAN! GAZZE, FİLİSTİN, LÜBNAN, YEMEN YALNIZ, YAPAYALNIZ!
İTİBARDA AŞIRILIK
İtibarda aşırılık, acziyet ve ezikliğin dışa yansımasıdır. Düşmana karşı onurlu duruş, müminin temel vasıflarındandır. Alıntı
BÖLGEMİZDE BİZE RAĞMEN HİÇBİR PIROJE UYGULANAMAZ MI?
Bir değerli dostumuz: "Bölgemizde bize rağmen hiçbir proje uygulanamaz." diye bir paylaşım yaptı. Keşke öyle olsa! Keşke yanılmış olsak! HAYATIMIZIN EN BÜYÜK BAYRAMI OLURDU.
İlk akla gelenler: Gazze ve Filistin'in işgali, yüzbinlerce insanın hunharca katli, insanlık tarihinin en büyük soykırımı, bize rağmen uygulanan pıroje mi?
G. Lübnan soykırımı ve topraklarının yarısının işgali, bize rağmen bir pıroje mi?
Mısır’da seçilmiş iktidara darbe, binlerce insanın katledilmesi, binlercesinin idamı ve hapsedilmesi biz rağmen mi oldu?
Mursi’nin, Kaddafi’nin, Saddam’ın, İsmail Heniye’nin, Nasrallah’ın, Yahya Sinvar’ın, Ebu Ubeyde’nin, Hamaney’in ve nice komutan ve idarecinin katli bize rağmen mi?
Suriye'den Esat ve İran'ın el birliği ile çıkarılmasından sonra, bu ülkeye İzrail ve ABD'nin çökmesi, Suriye topraklarının önemli bir kısmının ziyonist canilerce işgali, Suriye'de terör şebekesine özerklik ve Suriye'de on yıldan fazla süren mezalim ve soykırım bize rağmen bir pıroje mi?
Yemen'in yıllarca bombalanması, üçe bölünmesi, en üst düzey idarecilerinin katli, bize rağmen bir pıroje mi?
Kaddafi'nin katli, Libya'nin işgali, parçalanması bize rağmen pıroje mi?
Irak soykırımı, parçalanması, burada terör şebekesinin devlet kurması bize rağmen mi?
Komşumuz, dindaş ve ırktaşımız İran'a Epstein saldırısı, körpecik okul çocuklarının katli, en üst düzey yöneticilerinin katledilmesi bize rağmen pıroje mi?
Egede 18 adaya Yonanın el koyması, Lozan'a rağmen adaların ağzına kadar silahlandırılması biz rağmen pıroje mi? Saymakla bitmez ......................... Alıntı