“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” düsturunu benimsemiş bir inanışın mensubu olan toplumumuzda, son iki günde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta, herkesi derin acıya gark eden okul saldırıları, şapkamızı önümüze koyup düşünme, bu da yetmez karar alıp uygulamaya koyma zamanıgeldiğini ve hatta geçtiğini gösterdi…

Öğretmene saygının esas olduğu, “eti senin kemiği benim” denilerek çocukların emanet edildiği, anne-babadan sonra sözü en çok dinlenen öğretmenlerimizin; okullarına eğitim-öğretim almak için koşarak giden evlatlarımızın; ilim ve irfan yuvası okullarımızda uğradıkları saldırılarla can verişi, asla ve kat’a münferit olaylar olarak ele alınamaz…

“Biz ne zaman bu hale geldik!” dedirten olayları, yalnızca bireysel değil, sosyolojik olarak da değerlendirmeliyiz…

En büyük görev ise ailelere düşüyor, hiç şüphesiz…

Zira eğitimin ailede başladığı gerçeğiyle, her anne-babanın dünyaya getirdiği evladını; sadece kendi çocuğu olarak görmeyip değil, topluma faydalı bir birey olacağı bilinciyle yetiştirmesi; buna göre ilgilenmesi elzemdir…

Öğretmenlerimizin, yarınımızın teminatı olarak geleceğe hazırladığımız gençlerimizin bir daha böyle sarsıcı, toplumu derinden yaralayan olaylarla karşı karşıya kalmaması adına, karar vericiler ve kanun yapıcılar da tez elden harekete geçmelidir…

Nitekim dün Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar vuku bulurken, ilimizde Memur Sen ve Eğitim Bir Sen’e bağlı öğretmenler Demokrasi Meydanı’nda toplanıp;

“Şiddetin, eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, bunun geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta doğru tırmanıyor olması, acil ve köklü çözüm bulmayı zorunlu hâle getirmektedir.

Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde, devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde şiddete sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü vardır.

Yine devlet, kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.” diyordu…

Gel de hak verme eğitimcilere!

Dileğimiz odur ki tez elden harekete geçilsin ve yaşanmasın bir daha menfur saldırılar; yanmasın ne öğretmenlerimizin ne evlatlarımızın ne de ana-babaların canı…

Bu duygu ve düşüncelerle, her iki ilimizde yaşanan ve asla münferit olarak ele alınmaması gerektiğine inandığımız saldırılarda hayatını kaybeden pek kıymetli öğretmen ve öğrencilerimize yüce Mevla’dan rahmet dilerken; yaralananlara acil şifalar adına Bizim Bahçe’den “kırmızı-beyaz güller” gönderelim istedik…

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ