Son Delikanlıbaşı; Erdoğan Çamlıyurt Hakkında Ne Dediler?
Fahri Tuna
Eşi Filiz Çamlıyurt: Erdoğan’la Elli Beş Yıllık Evliliğimiz Acısıyla Tatlısıyla Çok Güzel Geçti
Benim gibi beden eğitimi öğretmeni olan Erdoğan ile 02 Mart 1971’de evlendik. Düğünümüz Adapazarı’nda oldu. Sonra Kütahya’da arkadaşlarımızla da bir kutlama yapmıştık.
Erdoğan’la Kütahya’da aynı okulda çalıştık, çok güzel anılar biriktirdik. Neler yoktu ki bu anılar içinde… Allah’ın bana bahşettiği, onlara sahip olduğum için hep şükrettiğim Figen, Ceren, Gökçen, orada dünyaya geldi. Mesleki yönden de çok başarılı olduğumuz yıllardı. Sorumluluğumuz çok fazlaydı. Çalıştığımız yıllarda çok seyahat edemedik. Emekliye ayrıldıktan sonra yurt içi ve yurt dışında çok seyahat ettik. Çok ülke gördük. Dünyayı gezdik diyebilirim. Erdoğan’la seyahat etmek çok güzeldi. Gezmeyi, gezdirmeyi çok severdi.Erdoğan iyi kilerimin ilkidir. İkincisi, çocuklarım ve Torunlarım. Erdoğan anlatılmaz, onunla yaşamak gerekir. Birlikte geçirdiğimiz 55 yılda, acılar var, sevinçler var, ayrılıklar var. Acılarımla sabretmeyi, mutluluklarımla şükretmeyi öğrendim. Sanki Erdoğan’la doğmuş gibi hissediyorum. Tabiat kanunu, birimiz yalnız kaldık. Ben arkaya kaldım.
Onu çok seviyorum. Şükürlerimden, iyi kilerimden ilki… İkinci evlatlarım ve torunlarım. Yaşadığım, yaşadığımız her şey için sonsuz ve daima şükür. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 387-391)
Çocukları Figen, Ceren ve Gökçen Ne Dediler?
Babamı tanımlayan beş kelime: Adamlık, delikanlılık, mertlik, vicdanlı ve merhametli olmak. O hepimizin rol modeliydi. Babam için her şeyden önemli olan, kul hakkının yenmemesiydi.Babam gerçekten ömrünce kul hakkına çok dikkat etti. Devletin milletin malına çok dikkat etti. Çevresindeki herkese yardım eder ve kimsenin bundan haberi olmazdı. Gider bakkalı bulur, yanına muhtarı da alır. Bakkaldaki veresiye defterinde borcu olan muhtaç kim varsa teker teker inceler. Onların borçlarını kapatırdı. “Kimin ödediğini onlara sakın söylemeyeceksin!” diye mahalle bakkalına da tembih ederdi. (Figen Çamlıyurt, Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 395-400) Benim ve kardeşlerimin en büyük şansı; ileri görüşlü, eğitim ve öğretime önem veren, çalışması ve kendi potansiyelini ortaya koyması için evlatlarını destekleyen bir babaya sahip olmamız. Ve bence bir babanın kızına bırakabileceği en büyük miras da kendi ayakları üzerinde duracağı bir yaşam tarzını benimsetmesidir. Babamın bunu en iyi şekilde gerçekleştirdiğine inanıyorum. Adapazarı’nda hâlâ babamla birlikte en keyifli rutinlerimiz ıslama köfte, piyaz, kaymaklı ekmek kadayıfı, kabak tatlısı yemek ve tabii ki unutmadan geçemeyeceğim Ali Koka bozacısına gitmekti. Onun çalışkanlığı, sorumluluk anlayışı ve çözüm odaklı yaklaşımı, hayatım boyunca bana çok şey kazandırdı. (Ceren Çamlıyurt, Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 401-406) Herkesin babası iyidir, herkesin babası kıymetlidir elbette ama bizim babamız bayağı özeldir. Aklıyla, yüreğiyle, yaşam deneyimiyle gözü hep üstümüzde oldu, elini hiç eksik etmedi üzerimizden. Benim en net duygum; babam, benim için her şeyi yapar, yapabilir hissi, güveni olmuştu. Gezmeyi çok severdi; nerede ne yenir çok iyi bilir, nerede ne yapılır, ne alınır, nereyi görmek lazım iyi bilir, gani gönüllüydü. Yemeği, yedirmeyi, hediye vermeyi ve adabı çok iyi bilirdi. Çok renkli, çok güzel, koca yürekli kocaman bir adamdı babam. (Gökçen Çamlıyurt, (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 407-410)
Yeğeni İnşaat Mühendisi Nihat Yıldız: İdolüm Doğan Ağabeyim
Yardımsever, dost, mert bir delikanlıydı. Kim o? Doğan ağabeyim. Benden dört yaş büyük ama annemin kuzeniydi. Dedesi Kaynarcalı Hamit Necati Efendi, anneannem Lütfiye’nin dayısıydı. Annem Müzeyyen ile Doğan ağabeyim iki kardeşin torunları olurlardı. Biz bütün sülale, onu Doğan diye tanırdık. Seneler sonra öğrendik ki ismi meğer Erdoğan’mış. Ama ben hâlâ Doğan ağabey diye hitap ettim bir ömür ona. Doğan ağabeyim ve arkadaşları bizim idollerimizdi. Hâlâ da birçok kişinin idolüdür sevgili ağabeyim. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 428)
Yeğeni, Gençlik Spor İl Eski Müdürü Arif Ümit Uztürk: Sakarya Sevdalısı Örnek Bir Spor Yöneticisiydi
Erdoğan Çamlıyurt denince aklıma gelen beş kelime: Disiplin, otorite, çalışkan, hatırşinas, Sakarya sevdalısı. Erdoğan ağabey ile akrabayız biz, kuzen çocuklarıyız. Ben ondan sekiz yaş küçüğüm. Bayramlarda, babası Muzaffer enişte ile annesi Mahmure halamın elini öpmeye giderdik. Her bayramda. Bu ziyaretlerde öncülüğü babam yapardı ve ihmal etmezdi hiç.Erdoğan ağabeyimin kendisinden önce Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olan babam Necmi Uztürk ile ilişkileri çok iyiydi. Babama büyük saygı duyardı. Tabii Erdoğan ağabey yakınlarına, akrabalarına karşı her zaman sevecen, büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgi dolu bir insandı. Erdoğan Çamlıyurt; şehrine birçok spor tesisi kazandırmış, Sakarya sevdalısı bir spor yöneticisiydi. O zaten kendisini aşmış MHK’da, gözlemciler kurulunda görevler yapmıştı. Adının bir spor tesisine verilmesi gerektiğine inanıyorum. Umarım en kısa zamanda yerine getirilir bu uygulama. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 429-432)
Spor ve Orman Eski Bakanı Ersin Taranoğlu: Ankara’ya Hırkasıyla Geldi, Hırkasıyla Gitti
Erdoğan Çamlıyurt’a, ilk tanıdığım gün de ağabey diyordum, şimdi de. Bakan olduğumda beraber çalıştığımız günlerde de. Aramızdaki ilişki bakan-bürokrat ilişkisinin ötesinde ağabey-kardeş ilişkisiydi her zaman. Ağabey demek büyük demektir. Büyüklük sadece yaş ile olmaz. Bu sıfata lâyık her türlü değeri üzerinde taşırdı Erdoğan Çamlıyurt. Bir Adapazarı beyefendisiydi. Şimdi artık o Adapazarlılar yok. Erdoğan ağabeyi gördükçe benim aklıma hep Adapazarı gelirdi. Bütün bu vasıflarının en büyük sebebi de Filiz Hoca Hanım idi. Filiz Hoca da Erdoğan ağabeye Tanrı’nın bu dünyadaki armağanıydı. Üç kızlarıyla birlikte tabii. Hem Spor Bakanı hem de Orman Bakanı olduğum süreçte onunla yakın çalıştık. Erdoğan ağabeye bir görev verdiğim zaman arkasına düşüp takip etmezdim. Böyle bir iş ahlâkı vardı. Çokdürüst ve namuslu şerefli bir Türk bürokratıydı. Ankara’ya hırkasıyla geldi, hırkasıyla gitti.(Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 435)
CHP Sakarya Eski Milletvekili Engin Özkoç: Bir Ulu Çınarın Gölgesinde
Bazı insanlar vardır; adları anıldığında bir kişiden ziyade bir duruş, bir hafıza, bir emanet hatırlanır. Erdoğan Çamlıyurt, işte bu nadir insanlardan biriydi. O, kökleri derinlere inmiş, dalları nice insana gölge olmuş ulu bir çınar gibiydi. Hayatı boyunca sergilediği vakur duruş, sözüne kattığı hikmet ve insanlara yaklaşımındaki samimiyet, onu yalnızca yaşça değil, gönülce de büyük kılmıştı. Yanında bulunan herkes bilir ki Erdoğan Çamlıyurt’un sessizliği bile öğreticidir. Çünkü o, konuşmaktan çok yaşayarak anlatan, öğüt vermekten çok örnek olan bir bilgelik taşırdı. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 436)
DYP -ANAP Sakarya Eski Milletvekili Ahmet Neidim: Bizlerin Hayat Öğretmeniydi
Öncelikle Erdoğan ağabey için Son Delikanlıbaşı adıyla kitap hazırlayan Fahri Tuna’ya çok teşekkür ediyorum.Erdoğan ağabeyi anlatmak, inanın beni çok duygulandırdı ve çok heyecanlandırdı. Adapazarı’nın gelişmesinde çalışmalarıyla büyük hizmetleri olan biridir. Büyük dost, herkesin sevdiği, adam gibi adamdı. Halkın içinden yetişmiş, Adapazarı âşığı bir ağabeyimizdi. Benim siyaset yaptığım yıllarda, 1991-2002 arasında beraberdik. Adapazarı mevzubahis olduğunda o delikanlı edasıyla bütün vücudunu ortaya koyardı. Gözleriyle konuşur, kimseyi kırmaz ama haksızlıklara da geçit vermezdi. Hep olayların olumlu yönlerini görür ve devleti düşünürdü. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 437)
İnşaat Mühendisi - Tüccar Kadri Ortaç: Adapazarı’nın Görünmeyen Kahramanlarından Biriydi
Erdoğan ağabeyin Türk sporuna, Adapazarı sporuna, Sakarya sporuna çok büyük katkısı oldu. İmkansızlıklar içinde, diğer il müdürlüklerini de devreye sokarak çok salon yaptı, iyi hatırlıyorum. Erdoğan ağabey çok da zor bir karakterdi. Haksızlığa hiç gelemezdi.Üçkâğıttan nefret ederdi. İnanılmaz dürüst, inanılmaz namusluydu. En ufak iltimas onu inanılmaz derecede rahatsız ederdi. Çok, çok çalışkandı. Çok iş görmüş, memlekete çok hizmet etmişti. Alengirli, menfaat işlerinden nefret ederdi. Ankara’da o kadar üst düzey görevler yaptı. Çakılı bir çivisi yoktur. Adapazarı’nda da kat karşılığı verdikleri baba evinde oturdu yıllarca. İyi bir Fenerbahçeliydi. Ama hakemliği boyunca hiç taraf tutmamıştır. Aynı zamanda babacan bir yapısı vardı. Garibanlara çok merhameti vardı. Çok kişiye faydası olmuştur. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 439-442)
Sınıf Arkadaşı Organizatör Hamdi Özarutan: Adam Adam Adamdır
Erdoğan ile altmış yılı aşan arkadaşlığımızda bir kitap olacak kadar çok anımız vardır. Süper Lig Hakemi, Bölge Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı, Bakan Danışmanı gibi öyle kıymetli görevlerde bulunmasına karşın hiç gurur, kibir yoktu onda. Çok mütevazı ve can bir insandı. Eşi Filiz Hanım da dünya iyisi bir hanımefendidir. Hayatta tanıdığım en güvenilir insanlardan birisiydi. Her konuda ama. Eli açıktı. Cömertlikte yarışırdık. On numara beş yıldız bir karakterdi. Erdoğan Çamlıyurt benim için; adam adam adamdır. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 453-454)
Beden Eğitimi Öğretmeni Zuhal Sağır; Zayıfı Koruyup Kollardı, Problem Çözücüydü
Erdoğan Çamlıyurt’u anlatan beş özellik: İyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir öğretmen, meslektaş ve bürokrattı. Erdoğan Çamlıyurt; sözünün eri, dürüst, çalışkan, heyecanlı, dostlarına, büyük ve küçüklerine değer veren, problem çözücü bir karakterdi. Hep arkamda olduğunu hissettiğim, değerli bir ağabeyim olarak hatıralarımın en güzel yerinde kalacaktır. İnsan ilişkileri çok iyiydi. Ama haksızlığa ve adaletsizliğe dayanamazdı. Zayıfı koruyan kollayan bir yapısı vardı. Haksızlık karşısında hemen parlardı. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 443)
Adapazarı Ticaret Lisesinden Öğrencisi Ertan Gökmen; Dünya İyisi, İnsan Pırlantası Bir Öğretmendi O
Sevecen bir baba, sert görünüşlü lakin şefkatli bir hoca, çok iyi bir sporcu, delikanlı ve mert insan ve güzel bir aile babasıydı Erdoğan Çamlıyurt. Erdoğan Hoca’da zerrece kibir yoktu. Çok mütevazıydı. Amatör kümede Gençler Futbol Ligi’nde maçlarımızı yönetti. Gördüğünü çalan, bana göre tavizsiz tek düdüktü. Kolay kolay onun verdiği kararlara itiraz eden olmazdı. Sahada otoriter ve çok güven veren bir üslubu vardı. Güçlü fiziği de buna yardımcı oluyordu elbette. Çok da cömertti. Malum, ben uzunca süredir Almanya’da yaşıyorum. Adapazarı’na bir gelişimde Erdoğan Hoca’mla ıslama köftesi yemeye gittik. İki üç saat yedik içtik. Muhabbet harikaydı. Hesabı ben ödemek istedim. Erdoğan Hoca öyle bir bakış baktı ki olduğum yerde çakılı kalakaldım. Onun olduğu yerde hiç kimse kolay kolay hesap ödeyemezdi. Dünya iyisi, insan pırlantası biriydi benim canım hocam. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 451-452)
Tüccar ve Spor Yazarı Erol Girişken: Usta Bir Şoför, Başarılı Bir Sporcu, Bürokrat ve Gerçek Bir Adapazarı Âşığı
Çok dürüsttü Erdoğan abi, gerçek dosttu. Orijinal Adapazarlıdır. Büyüklerine son derece saygı, küçüğüne son derece sevgi gösteren biriydi. Gerçek bir arkadaş ve ağabeydi. Çok başarılı bir Süper Lig futbol hakemliği dönemi vardı ayrıca. Sahada vücut dilini çok iyi kullanırdı. Bugün hâlâ Süper Lig’de vücut dilini Erdoğan Çamlıyurt kadar iyi kullanan hakem yok denecek kadar az. Fazla itiraz edemezlerdi. Futbolcuların konuşmasının önünü, itirazlarını, vücut diliyle, el kol hareketleriyle keserdi. Futbolcular ondan çekiniyorlardı tabii. Saygı duyulan, adaletine güvenilen bir hakemdi. Muteber bir kişilikti spor camiasında. Erdoğan ağabey sadece sahada değil, hayatı boyunca işinde ve günlük hayatında, vücut dilini çok iyi kullanan kişilerden biriydi. Görüşüyle bakışıyla mesafeyi hemen ayarlardı. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 455-456)
Süper Lig Hakemi Selçuk Şahin: Dost, Abi, Can, Yoldaştı
Vatanperver, çalışkan, disiplinli, adaletli ve yardımseverdi. Erdoğan Çamlıyurt, her yerde, her zaman arkamızda, destekçimiz ve yardımcımızdı. Benim için Erdoğan Çamlıyurt, çok güvendiğim bir dost, abi, can, yoldaştı. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 459-461)
Yazar Fahri Tuna; Bu Şehrin Son Delikanlıbaşıydı, O
Onun seksen iki yıllık ömrünün özeti şudur: Adalet, insanımıza hizmet, dürüstlük ve yiğitlik.Mertliğin kitabını yazan adamdı Erdoğan Çamlıyurt. Boğazından haram lokma geçmeyen, çocuklarının boğazından haram lokma geçirmemiş, yoklukla yoksullukla bir ömür savaşmış, itibar zengini bir mertlik abidesiydi. Her Ramazan mahallesinin muhtarını yanına alıp bakkal bakkal dolaşan, borcunu ödeyemeyen garip gurabanın borç defterlerini kapatan, benim ödediğimi sakın ha söylemeyin, ismimi vermeyin tembihinde bulunan güzel bir insandı. Onun hayatı, bir ömür onuruyla ve namusuyla, üçkağıtçı ve haramzadelere karşı dik durmuş, savaş vermiş bir yiğidin delikanlılık hikâyesiydi. Bir delikanlıbaşının, Adapazarı’nda yetişen, nefesini ve ışığını Türkiye’nin fark ettiği son delikanlıbaşının hikâyesidir. Erdoğan ÇamlıyurtAdapazarı’ydı, Sakarya’ydı, Türkiye’yeydi. (Son Delikanlıbaşı, F. Tuna. s. 17-18)
Beden eğitimi öğretmeni, Sakarya Gençlik Spor Eski İl Müdürü, Süper Lig eski hakemi, Spor Bakan Danışmanı, Orman Bakan danışmanı, Vakıflar Genel Müdür Eski Yardımcısı, MHK eski üyesi Erdoğan Çamlıyurt’un 22.05.2026 tarihinde vefatı üzerine, Yazar Fahri Tuna’nın, 2025 yılı boyunca üzerine çalıştığı, yayına hazır ‘Erdoğan Çamlıyurt; Son Delikanlıbaşı’ kitabından alınmıştır.


Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ