Türk voleybolu son yıllarda sadece aldığı başarılarla değil, yarattığı heyecanla da bambaşka bir noktaya ulaştı. Tribünlerden ekran başına, okul bahçelerinden spor salonlarına kadar her yerde artık voleybol konuşuluyor. Özellikle kadın voleybolunun ortaya koyduğu mücadele, genç kızlara ilham veren büyük bir hikayeye dönüştü.

Milli Takım’da bu yıl birçok önemli ismin kadroda yer almamasıyla birlikte kaptanlık görevine Galatasaraylı İlkin Aydın’ın getirilmesi dikkat çekti. Bu tercih yalnızca bir kaptan değişikliği değil, aynı zamanda yeni bir dönemin işareti oldu. Takıma dahil edilen genç isimlerin çoğu altyapıda kendini kanıtlamış, emek vererek bugünlere ulaşmış oyuncular. Şimdi ise ay-yıldızlı formayla kendilerini gösterme fırsatı yakaladılar. Bu kolay elde edilen bir başarı değil. Her birinin arkasında yılların emeği, disiplini ve vazgeçmeyen bir mücadele var. Hepsini yürekten kutlamak gerekiyor.

VNL maçlarına sayılı günler kala hazırlık karşılaşmalarında alınan mağlubiyetler elbette moral bozabiliyor. Ancak milli takım forması taşımanın anlamı yalnızca skor tabelasıyla ölçülmez. Bu takım yıllardır sahaya karakter koyarak, pes etmeyerek ve gerektiğinde yeniden ayağa kalkarak milletin gönlünü kazandı. Bu yüzden hazırlık maçlarındaki sonuçlardan bağımsız olarak sahada sonuna kadar mücadele eden bir milli takım izleyeceğimize inancım tam.

Voleybola olan ilginin her geçen gün büyümesi ise en çok genç sporcular için umut veriyor. Çünkü artık çocuklar yalnızca futbolcu olmayı değil, voleybolcu olmayı da hayal ediyor. İşte tam da bu noktada Sakarya’ya ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Sakarya’nın Sultanları bu sezon ortaya koydukları performansla herkese büyük gurur yaşattı. Finale kadar namağlup yükselmek kolay bir başarı değildir. Finalde kaybetmiş olabilirler ama bazen bir takımın değeri kupayla değil, verdiği mücadeleyle ölçülür. O kızlar sahada yalnızca maç kazanmadı; inancı, emeği ve azmi temsil etti.

Ancak ne yazık ki böylesine değerli bir takımın hala yeterince sahiplenildiğini söylemek zor. Sakarya’nın bu kızlara destek olması gerekiyor. Çünkü spor yalnızca tribünde alkışlamakla değil, zor zamanda yanında durabilmekle büyür. Her biri kendi hikayesini başarıyla yazarken onlara gereken desteği vermemek bu şehrin eksikliği olur.

Yıllardır futbol şehri olarak anılan Sakarya’nın voleybolla da yüzünün güleceğine inanıyorum. Çünkü bu şehirde potansiyel var, yetenek var, mücadele ruhu var. Hatta eminim ki Sakarya’nın Sultanları arasından ileride milli takımın as kadrosunda yer alabilecek birçok yetenekli isim çıkacak.

Yeter ki o genç kızların hayallerine biraz daha sahip çıkılsın. Çünkü bazen bir sporcunun en büyük gücü, arkasında duran bir şehirdir.