Banka kitaplarımı müzeye vereceğim müdürü ile görüşmüştük, bir türlü vakit olmadı. Onları kitaplıktan indirdim kontrol ediyorum. Yılların acımadığı solgun sayfaları ve kalın cildiyle Jestiyon kurs notları elimde. Hızlıca sayfaları kontrol ederken araya konmuş bir ayraç not kâğıdı döne döne düşüyor yere. Alıyorum üzerinde iki dize " sen uzaklara gitsen de kalır/ bu dinmeyen sarhoşluğu denizlerin" tekrar denizlerin yazmışım. Yıllar önce hangi duygularla yazdım bilmem ama sıkı Ümit Yaşar hayranlığının olduğu yıllar muhtemelen. İnternetten bakıyorum evet onun dizeleri. Gidene Sone şiirinden.
Sen uzaklara gitsen de kalır / Bu dinmeyen sarhoşluğu denizlerin/ Yıkanır güzelliğinle dalgalar
Durur ıslak kumlarda ayak izlerin/ Gidersin bu sahilden ışık ışık/ Kalan hatıran geceyi aydınlatır
Her geçen gemide yine sen olursun/ Kalır avuçlarımda ellerin kalır/ Gidersin bu yerden hiç gitmemiş gibi/ İzlerin silinmez geçen zamanlardan/ Sesin kulaklarımızdan çıkmaz ki/ Bir selamın gelir uzak limanlardan/ Kim kalmışsa geride mahzun, derbeder/ Daha bin yıl bu sahilde seni bekler
Kentsel Metaformoz sürecinde nesnelerle yakın iletişim zihni, bu olumsuz ve yaşam kalitesini yok eden süreçlerden koruyacak yeni farkındalık egzersizlerine felsefi bakmaya yönlendiriyor. Böylece hayatla, bu süreçsel yükle uzlaşmayı öğreniyorum.
Bir sabah saha araştırmacıları kapıyı çaldığında ne olduğumuzu anlayamadık. Kimdi bunlar neyi araştırıyordu, tanımadığımız bu insanlar evlerin içine girip ne fotoğraflayacaklardı, tapuda mevcut m2 leri neden tekrar ölçüyorlardı, ellerindeki göstermekten kaçındıkları planlar neydi? 4,67 hektarlık mahallenin tamamının kentsel dönüşüme alındığını projeden habersiz 3.300 mahalle sakini yaşanan şokla öğrenmiş oldu. Sonraki günlerde hepimiz Gregor Samsa gibi böceğe dönüştüğümüzü acı bir şekilde fark ettik.
99 Depreminden sonra demografik yapısı bozulan çoğunluğu emeklilerin ve orta halli ya da dar gelirli ailelerin yaşadığı, kiracılarının çoğunun yabancılar olduğu bu mahalle olası bir deprem riskine karşı rezerv alan ilan edilerek kentsel dönüşüme alınır. Oysa zeminden kaynaklanan orta hasarlı kabul edilen evlere güçlendirme yapılmadan iskân verilmemişti.
Şimdi ülkenin her yerinde uygulanan kentsel dönüşüm furyası ile aynılaşmanın bedelini kimliğimizi kaybederek ödeyeceğimiz yaşamın içindeki mahalle sakinlerine; konfor alanlarından çıkarılarak mahalle kültüründen uzak, metrekaresi düşürülmüş, balkonsuz, çok katlı, üstüne de para ödeyerek domestik olmayan yaşamlar öngörülür.
Mahallenin ticari (onlarca iş yeri nasıl yaşam sürdürecek) ve özel yerleşim gelişmesi olarak önemli potansiyeli ve kondurma kentsel dönüşüm modeliyle kentsel morfoloji görmezden gelinir. Kentsel morfoloji analizleri, geçmişin izlerini okuyarak kentin kimliğini anlamaya çalışır. Yaşanılan depremlerle kimliğini kaybeden şehrin, eski mahallelerinden biri olarak geçmişi vurgulayan anıtsal sivil mimari yapılarının projede görülmemesi de projenin amacını sorgulatır.
Mahalle sakinleri ile ilgili ekonomik ve demografik (90 yaşında emekli maaşı ile kiracı olmak kolay mı?) gerekli araştırmalar ve tedbirler alınmadan, sizi seçenleri yok sayarak böyle bir projeye kalkışmak kime ne kazandırır onu bilmem zira her seçimde sandıktan iktidar partisi çıkmış bir mahalledir burası.
Gelelim Jestiyon kurs notlarına, son bölüm olan -Temel İdarecilik Semineri - Gerekli Notlar bölümünde çalışma hayatında bir üst amirden ne beklenir sorusu şöyle maddeleşmiş 1- dürüst muamele etmelidir 2- savunmalıdır 3- desteklemelidir 4- gerektiği her şeyde alt kademeyi bilgili kılmalıdır 5- işi objektif şekilde değerlendirmelidir 6- zamanında takdir etmelidir.
Biz psikolojik metamorfoz sürecindeyken siz ister banka yönetin, ister şehri yönetin kurallar aynı, değişmiyor.
NOT: bu bir kentsel dönüşüm yazısı değildir, metamorfoz sürecinin farkındalık egzersizleridir, devam edecek.
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ