Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir cemaat Allah’ın evlerinden bir evde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse, Allah Teâlâ da o kimseleri kendi nezdinde bulunanların arasında anar.”

Din hizmetlisi olmak çok yönlü bir vazifedir. İmkanları ve liyakati farklı birçok alanı içinde barındırır. Acizane olarak yarım asra yakın zamandır sürdürdüğüm görev esnasında kürsü ve minberi yetim bırakmadım. Öyle ki görevden ayrıldığım camiye dört yıl, on beş günde bir cuma günleri vaaza devam ettiğim gibi, emekli olduğum camide de dört yıldır pazar sabah sohbetlerime devam ediyorum. Gerek öğrenci yurdu ve gerekse erkek ve kız Kuran Kursu inşa ve eğitim faaliyetlerimiz 30 yıldır devam etmektedir. Sizlerin yardım ve desteğiyle bu hizmetler devam ederken deprem yıllarında da binlerce gıda ve ihtiyaç kolileri halka ulaştırılmıştır. “Rabbinin lütuflarını şükranla an.” Ayeti veçhiyle Rabbime hamdolsun.Rabbimin ihsan ettiği maddi ve manevi lütuflar için öncelikle Ona hamd eder sonra da güzel cemaatimize teşekkür ederim.

80li yıllardan sonra iki büyük nimete ulaşmanın sevinci içindeyim. Kuranı Kerimin tefsirini gücüm yettiği kadar ikiz kez hatmetmek olmuştur. Her biri yaklaşık olarak çeyrek asra tekabül eden bu kürsü sohbetleri için ne kadar hamd etsem azdır. Bazı zamanlar hadis, fıkıh, siyer gibi farklı konularda da derslerimiz devam etmiştir. Rabbim derslerimizi ilim halkası olarak kabul eylesin.

Kays bin Kesîr şöyle anlatır:

“Dımaşk’ta bulunan Ebu’d-Derdâ Hazretleri’ne Medîne-i Münevvere’den bir zât geldi. Ebu’d-Derdâ -radıyallâhu anh-:

“–Ey kardeşim, seni buralara kadar getiren nedir?” diye sordu.

Medîne’den gelen kimse şu cevâbı verdi:

“–Bir hadîs-i şerîf. Bana ulaştığına göre sen o hadîsi Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den rivâyet ediyormuşsun. (İlk râvîden dinlemek için geldim.)”

“–Herhangi bir ihtiyaç için gelmedin mi?!”

“–Hayır.”

“–Ticâret için de mi gelmedin?!”

“–Hayır.”

“–Sadece o bir tek hadîs-i şerîfi öğrenmek için geldin, öyle mi? Ben Rasûlullah -sallâllâhualeyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu işitmiştim:

«Kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teâlâ ona cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hattâ sudaki balıklar bile âlimlerin affedilmesi için Allâh’a yalvarırlar. Bir âlimin, sadece ibâdetle meşgul olan bir kimseye üstünlüğü, on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin mîrasçılarıdır. Peygamberler, altın, gümüş değil, sadece ilmi mîras bırakmışlardır. İşte bu ilim mîrâsına konan kimse, çok büyük bir kısmete ermiş olur.»”

İbnü'l-Cezerî, Câbir b. Abdullah'dan rivayet edilen; "Kur'an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir dilerse onu âhirete bırakır" hadisine işaret ederek, "Kur'an'ı hatmedenin bu hadisin zâhirî manasına göre, dua etmesi müstehaptır" demektedir.

Resûl-i Ekrem’in, “Kur’an’ı hatmeden kişinin kabul olunacak bir duası vardır” dediği, kendisinin de hatimden sonra dua ettiği bildirilmekte ve bu dualardan bazıları nakledilmektedir.

Abdullah b. Mes‘ûd, Abdullah b. Abbas ve Enes b. Mâlik başta olmak üzere bazı sahâbîlerinde hatim dualarına katıldıkları, aile fertleriyle birlikte hatim duası yaptıkları rivayet edilmiştir.

Kurtubî: Hakem b. Uteybe bir kısım insanların Kur'ân okuyup hatim indirecekleri sırada kendilerine haber verdiklerini; "Biz Kur'ân'ı hatmedeceğiz, sizin de hatim duasında bulunmanızı arzu ediyoruz, çünkü Kur'ân-ı Kerîm hatmedileceği zaman rahmet iner yahut ilâhî rahmet hatim esnasında hazır bulunur" dediklerini anlatmaktadır. Mücâhid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek üzere "Ashab-ı Kiram, ilâhî rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı" demektedir.

Bizlerde sizleri 15 Şubat Pazar – 27 Şaban 1447 sabah namazı sonrası tefsir ve hatim duamıza Adapazarı Orhan Camimize bekleriz. Rabbim vefat eden dostlarımıza rahmet sizlere de sağlık ve afiyet lütfetsin. [email protected]

Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ