“Bir tane CHP’li babayiğit var mı ‘Ekrem İmamoğlu yolsuzluk yapmamıştır’ diyebilecek?” MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül’ün hukukçu kimliği ile örtüşmeyecek sözleri.
Sözün sahibi hukukçu olunca dikkat çekiyor…
Hukukun temel ve kutsal ilkesi; “Suçlu olduğu kanıtlanana kadar masumdur.” Sanıklar, suçlu oldukları kanıtlanana kadar kanun önünde masumdur.
Bülbül’ün, anayasamızda yer alan bu hükmü bilmemesi mümkün mü, pek tabi değil. Parlamentoda yer alan birçok milletvekili gibi biliyordur. Kaldı ki anayasanın bu temel hükmünü bilmek için hukukçu kimliğe de ihtiyaç yok.
Sarf edilen bu talihsiz sözlere karşılık gecikmedi;
CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, “Cumhuriyet Halk Partisi lafla değil, milletle konuşur. Bugüne kadar yapılan 86 mitingde meydanları dolduran milyonlarca yurttaş, kimin samimi, kimin çaresiz olduğunu zaten ortaya koymuştur. Milletin verdiği bu cevap, masa başında üretilen algılardan çok daha güçlüdür. Levent Bülbül’ün ima yoluyla sürdürdüğü suçlamalar delilsiz ve mesnetsizdir. Hukuk devletinde iddia varsa yeri bellidir; kürseler değil, mahkeme salonlarıdır. Eğer gerçekten ‘babayiğitlik’ aranıyorsa, buradan açıkça söylüyorum: Hodri meydan. Tüm iddialar TRT ekranlarında, canlı yayınlanacak bir duruşmada, milletin gözü önünde konuşulsun. Kim doğru söylüyor, kim algı yapıyor, kim iftira atıyor bu millet kendi gözleriyle görsün.”
Taşkent, ‘babayiğitlik’ kavram ve iddiasına uygun düşecek netlikte bir açıklama yapmış.
Açıklamasından anlaşılacağı üzere de varsa iddianız TRT ekranlarından canlı yayınlansın, kim suçlu, kim iftiracı gözler önüne serilsin, ne olup bittiğini de herkes gözlemlesin.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalarının TRT’de canlı yayınlanması talebine yanıt olarak, “Biz de bu beklentinin makul ve meşru şekilde değerlendirmesini bekliyoruz.” diye cevabı olmuştu.
Sonrası ise hepimizin malumu; CHP’nin Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, siyasilerin yargılandığı davaların TRT’de canlı yayınlanmasını öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Sözü söyleyenler, hatta ‘babayiğit’ arayanlar, Genel Kurul oylamasında ret oyu vermiş oldular…
Oysaki konu son derece açık, günlük siyasete malzeme yapılmayacak kadar değerli, hele ki böylesi karmaşık bir ortamda sözler ula orta söylenmez, bağımsız yargının vereceği karar beklenir.
Henüz birçok dosyada iddianame hazır değilken, suçlamaların henüz boyutu belli değilken, yargılamaların dahi başlamadığı bir halde suçluluk tanımı hangi hukuk tarifi içinde yer alır. Ortaya atılan iddiaların birçoğu yazılı metinde yer almazken, sadece ortalıkta gezen sözlerden ibaretken ve hepsinden önemlisi yargı kararı ortada yokken, suçluluk hali nedir?
Bilinmedik hukuk kuralımı var?
Yakın geçmiş dönemde iktidar partisi mensup belediye başkanları, Genel Başkanları tarafından görevden alınmışlardı. Görevden ayrılmak istemeyen, gözyaşı döken başkanlar olmuştu. Haklarında yargı kararı olmamasına karşın, daha doğrusu yargılama izni verilmemiş olmasına karşın görevden el çektirilmişlerdi.
O gün için birçok iddia ortaya atıldı, suçlamalar yöneltildi. Ne olduğu bugün dahi bilinmeyen ancak görevlerine son verilme marifeti ile sonlandırılan süreçler yaşandı.
Bugün mevcut durumu dillendirenler o gün için tek kelime etmedi, edemedi…
Sakarya’nın iki milletvekilinin böylesi bir gündemle karşı karşıya gelmesi doğru değil, hele ki mesele hukuk zemininde yürüyecek ise, doğru olan bağımsız yargılama sonucunu beklemek.
Mesele tartışmak ve karşı karşıya gelmek ise; Sakarya’nın çok sorunu var ve çözüm bekliyor. “Babayiğit” tartışmasının adresi yanlış…
Kaynak: yeni sakarya gazetesi