“Allah, kendisine haksızlık edilen dışında (hiç kimse tarafından) açıkça kötü söz söylenmesini sevmez. Doğrusu Allah, işitendir, bilendir.” Nisa suresi, 148
Millî Eğitim Bakanlığının amaçlarıyla söze başlamak isterim. Zira meselenin kökü burada yatmaktadır. Ülkenin gençliğinin teslim edildiği kuralların temeli buradadır.
TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN “AMAÇLARI” (1739 sayılı MİLLÎ EĞİTİM TEMEL KANUNU)
Türk Milli Eğitiminin Amaçları
I – GENEL AMAÇLAR:
Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,
1. (Değişik: 16/6/1983- 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
Madde 4 – Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde 12 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/4 md.)
Türk milli eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.
VII – İmam-hatip liseleri: Madde 32 – İmam- hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere, Milli Eğitim Bakanlığınca açılan ortaöğretim sistemi içinde, hem mesleğe hem yüksek öğrenime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumlarıdır.
VII – Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği: Madde 10 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/2 md.) Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılap ve ilkeleri ve Anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli ahlak ve milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir. Milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Türk dilinin, eğitimin her kademesinde, özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir; çağdaş eğitim ve bilim dili halinde zenginleşmesine çalışılır ve bu maksatla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile işbirliği yapılarak Mili Eğitim Bakanlığınca gereken tedbirler alınır.
VIII – Demokrasi eğitimi: Madde 11 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/3 md.) Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevi değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır; ancak, eğitim kurumlarında Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasi ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasi olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde meydan verilmez.
Yukarıda ki resmi alıntıları dikkatlice okuyunca şunu anlarız ki hedef olarak alınan ve gösterilen maddeler sağlıklı ve manevi değerlerine bağlı bir gençlik yetiştirememektedir. İmam Hatip okulu hariç ve faydası sınırlı din eğitimini dışarda tutarsak öğrenciler dini ve manevi bir eğitim almamaktadır. Aile, vakıf, tarikat ve cemaat yapılarının ki hepsi sağlıklı bir din eğitimin verdiği söylenemez onların katkısıyla din eğitimi gerçekleşmektedir.
Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği çok açık ve berrak bir husus değildir Söylendiği gibi bu milliyetçilik beklenen birliği ve beraberliği sağlamamıştır Başta İslam müntesipleri olmak üzere azınlık ve farklı ırk anlayışları, ülkeye yıllarını ve zaman kaybettirmiştir. Nice ölümler ve mahkemeler ve yargılanmalar yapılmıştır. Özellikle ilk çeyrek asır din adına birçok yasaklar süregelmiştir. İşte bu yapı ve zihniyet ülkede beklene genliği yetiştirememiştir.
Seçmeli dini derslerde beklenen ilgiyi görmemiştir. Bir yandan sistemin çarpık olması, diğer yandan öğretmenlerin farklı zihniyetleri bir de velilerin farklılıklarıyla beraber olumsuzlukların temelini oluşturmuştur.
Askeri İhtilalin oluşturduğu Anayasa ve milli eğitim amaçları son çeyrek asırda da köklü değişikliğe uğramamıştır.
Dindar gençlik söylemi de hayata geçmemiştir.
Hiç değilse eğitim ideolojik olmaktan çıkarılmalıdır. Bu da Anayasa da köklü değişiklikle olur. Kemalist eğitim ve duygular asla sevgi ve maneviyat toplumunu oluşturmamıştır. Eğitim sadece birkaç dini okulla sınırlı olmamalıdır.
Bir de neden çocuğuna seçmeli din eğitimi verdirmek isteyenler dilekçe veriyor. Okutmak istemeyenler dilekçe verip kendi beyanlarını ortaya koysunlar.
Maalesef eğitim sağlam ilklere değil ideolojik yapıya teslim olduğundan şiddet ve ötesi bir gençlik ve toplum yetiştirmemektedir.
“Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilim sahibi olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.” Mucadele Suresi, 11
Adalet Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre Sakarya'daki adli yargı mahkemelerinde bir yılda toplam 121 bin 274 dosya görüldü. Özel kanunlara göre ise Sakarya'da ceza mahkemelerine açılan dosyalarda ilk sırayı ''Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanun'' aldı. 2025 yılında Sakarya'daki hukuk mahkemelerine açılan davalar arasında ilk sırayı boşanma davaları aldı. Türk Ceza Kanunu'na göre Sakarya'da ceza mahkemelerine açılan dosyalarda ilk sırayı ''Malvarlığına karşı işlenen suçlar'' aldı.
Sonuç olarak şiddeti, eğitimin temelinde aramak gerekir. Şiddet sadece öldürmek değildir. Trafikten ticarete kadar tüm uygulamalar da kendini göstermektedir.
“Kulları içinden ancak bilginler, Allah'tan (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah daima üstündür, çok bağışlayandır.” Fatır Suresi, 28
Rabbim hunharca öldürülen muallime ve öğrencilerimize rahmet, ailelerine sabır ve tüm eğiticilere ders çıkarılmasını nasip eylesin.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ