Geçtiğimiz sezonu hiç hatırlamak istemiyorum. Aklıma geldikçe "Sakaryasporumuz nasıl küme düştü?" diye hâlâ üzülüyorum. Ama sonra kendi kendime, "İlk kez mi küme düştük?" diyorum.
40 yılı aşkın spor muhabirliği hayatım boyunca Sakaryaspor'un çok küme düştüğünü de gördüm, çok şampiyonluk yaşadığını da... En güçlü kadrolara sahip olduğumuz dönemlerde bile küme düştüğümüz oldu. Çünkü futbol sadece kadro işi değildir; biraz da nasip işidir. Bazen yıldızlarla dolu bir takım hedefe ulaşamaz, bazen de mütevazı bir kadro, yüreğini ortaya koyarak aslanlar gibi mücadele eder ve şampiyon olur.
İşte bu yüzden Sakaryasporumuzun bugünkü gidişatı için fazla karamsar olmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Kim bilir, belki birkaç gün içinde takıma göz kamaştıran iki ya da üç futbolcu katılır ve bir anda bütün hava değişir. Futbolda dengeler bazen çok kısa sürede değişebiliyor.
Kulüp Başkanımız ve değerli yönetim kurulu üyelerimiz de Sakaryaspor'un başarılı olması için ellerini taşın altına koyuyor. Elbette eksikler olabilir, eleştiriler yapılabilir; ancak emek verdiklerini de görmezden gelmemek gerekir.
Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar'ın da önemli sorumlulukları var. Sakarya'da yalnızca Sakaryaspor yok. Kentin kentsel dönüşümü, yol çalışmaları ve daha birçok hizmet büyük bütçeler gerektiriyor. Buna rağmen Sakaryaspor'un iyi yerlere gelmesi için de mücadele ettiğini inkâr edemeyiz. Kendisi de bu şehrin bir evladı ve Sakaryaspor'unbaşarılı olmasını isteyen isimlerden biridir. Hiç kimse takımın kötü olmasını istemez.
Bugün ligimizin fikstür kurası çekilecek. Ancak bu vesileyle dikkat çeken bir gelişmeye de değinmek istiyorum. Altyapısıyla yıllardır Türk futboluna örnek gösterilen Altınordu'nun aldığı kararla ligden çekilmesi, futbolun ekonomik olarak ne kadar zor bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Demek ki her şey dışarıdan göründüğü kadar kolay yürümüyor. Bir yerde işler tıkanabiliyor.
Biz Sakaryalılar ve Sakaryaspor sevdalıları olarak sabırlı olmalıyız. Zaman bize neler gösterecek, hep birlikte göreceğiz.
Son olarak, çok sevdiğim taraftarlarımız, yani Tatangalarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Eminim ki bu sezon yine tribünlerde muhteşem görüntüler oluşturacak, takımlarını her zamanki gibi coşkuyla destekleyecekler. Ancak tahriklere kesinlikle kapılmayalım. Çünkü görüyoruz ki federasyonun Sakaryaspor'a karşı zaman zaman daha sert bir tutum sergilediği yönünde kamuoyunda ciddi bir kanaat var. En küçük olayda ağır cezalarla karşılaşabiliyoruz. Diğer bazı takımların benzer olaylarda daha hafif yaptırımlarla karşılaştığını da görüyoruz.
Bu nedenle hem takımımızı sonuna kadar destekleyelim hem de kulübümüze zarar verecek davranışlardan uzak duralım. Tribünlerdeki en büyük gücümüz coşkumuz, sağduyumuz ve Sakaryaspor sevgimiz olsun.
Şehir şampiyonluk bekliyor. İnancımızı kaybetmeden, birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam edelim.
Hoşça kalın, esen kalın değerli okuyucularım.