Yabancı ülke paraları ile bizim paramızın karşılıklı değerini belirleyen faktörler şunlardır:
-Ülkemizin millî geliri
-Ülkemizdeki işsizliğin azlığı-çokluğu
-Dış ticaret rakamları.Yani ülkemiziin yabancı ülkelerle mal alışı ve satışı arasındaki açık veya fazla
-Ülkemizin bütçe açığı..Yani ülkemizin kazandıklarının harcadıklarından fazla veya eksik olması da liramızın itibarını etkiler
-Senelik enflâsyon , yani bir yıllık fiyat artış oranının diğer ülkelerinkine nazaran fazla veya az olması
-Siyasi belirsizlikler,siyasi güvenilmezlik
-İdarecilerimizin kendi paralarının değeri ile oynamaları
Bu saydığımız şeyler bizim Lira’nın, dolar-sterlin-altın-frank-mark-euro ve diğer ülke paraları karşısındaki değerini belirler.
***
İktisatta,fiyatların belirlenmesi konusu arz-talep mekanizmasına bağlanır.Bu mekanizmaya dışarıdan yapılacak müdahaleler ya düşük fiyat konması yüzünden karaborsa yaratır, ya da yüksek fiyat yüzünden rakip malların piyasayı sarmasına sebebolur.
1979 yılında Ecevit hükümetinin çiçek yağı,zeytin yağı gibi malların fiyatlarını Ankarada hükümet kararıyla ucuz belirlemeye kalkması üzerine yağın piyasadan çekilmesi ve el altından gerçek değeri ile satılmaya başlanması tamamen yağın gerçek fiyatının oluşmasına çomak sokulması yüzünden olmuştur.
Bunun tersi durum da fiyatın yüksek tesbit edilmesidir. O durum da o malın aleyhine olur,çünkü diğer mallar ucuz hale gelip piyasayı istilâ eder.Bugün doların fiyatını düşürmek için merkez bankasının yaptığı müdahaleler bu sınıfa girer..Türkiye piyasasını yabancı mallar istilâ etmiştir..İktisattan ve ticaretten bir parça bile anlayan insanlar dolar fiyatı hakkında basında ,en akıllı diye bilinen insanların “dolar için 1.85 TL uygundur” ,”1.87 TL.dan fazla fiyat iyi olmaz” gibi lâflar etmesi çok gülünç olmaktadır..Doları lira karşısında ucuz tutmaya çalışmak, lirayı gerçek değerinden pahalıya satmaya çalışmak demektir..
Merkez bankasının başındaki kişi araya sıkışmış durumda çırpınmaktadır.Bir yandan dolar fiyatının 2 TL civarında olduğunu yani lira’nın yarım dolar ettiğini bilmektedir, diğer yandan hükümetin ve piyasanın baskısı altındadır.Kendi haline bıraksa dolar değerini bulacak herşey yerli yerine oturacak, meselâ İsveç, Almanya, Japonya,Çin gibi ülkelerden elektronik eşya getirilmesi duracak, dışarıdan otomobil getirilmesi duracak,dışarıya döviz gidişi kesilecek,böylece 3-5 sene içinde Türkiyenin açığı kapanacaktir..Merkez başkanı bunu bilir de neden yapamaz, çünkü daha 1.65 ten 1.80’e gelirken kopan kıyameti görmüştür..Türkiyenin sırtında bulunan büyük borç yükünü bilmektedir.Dolar 2 TL ye gidiyor fikrini yaymak istemez.Çünkü yükselme duruncaya kadar dışarıdan borç alma imkânlarımız kesilir,borç verecek olanlar ‘iş durulsun, TL-Dolar fiyatları iyice otursun’ diye bekler,parasını ondan sonra bize borç verir..Bunları bilmeyerek,veya bilmezden gelerek gazetelere”dolar için 1.87 uygundur” beyanatı verenler komik olmaktadır.. Ayni kişiler ortaya çıkıp “ıspanak için 75 kuruş uygundur , daha fazlası yanlıştır,veya ev kiraları için 600 TL uygundur,fazlasına mani olunması lâzımdır, veya aylık maaş için 800 TL dan fazla verilmemelidir” gibi , ya da “otomobil için en fazla fiyat 30.000 TL olmalıdır “gibi beyanatlar versinler de başlarına yağacak ıspanakları görsünler bakalım.Zira bütün bunlar arz ve talebe göre kendi kendine oluşan fiyatlardır..Müdahale kabul etmez..
Uzun lâfın kısası: Geleceğe dair hesap yapan herkesin dolar fiyatını 1.9-2.0 TL olarak kabul etmesinde kendileri için yarar vardır..