Çocuklar oyun oynarken kendileriyle yarışmaktan kaçınan, yenilmekten korktuğu ortaya çıkan arkadaşlarını  “sahadan kaçana oniki tane “ diye kızdırırlardı.

Ana muhalefet partisinin içinde azımsanamayacak sayıda  kişi genel başkandan memnun değil..Gerçekten de bizim gibi o partili olmayanlar da Kemal beyin tutuk, aşırı kibar, hazırcevap olmayan hallerinden şikayetçi, karşısında ağzı laf yapan, zeki, hazırcevap Tayyip bey varken İsmet paşanın partisinin başında böyle zayıf bir kişinin bulunmasını hazmedemiyor.Kemal beyi bizler CHPyi Dengir Mir Fırat karşısında temsil ederken görerek tanıdık. Dürüstlükten yana ve sakin bir karakter olarak zihnimize kazıdık.Derken o günkü genel başkan özel hayatındaki bir hatanın şantajcılar tarafından tesbit edilmesi üzerine siyasi geleceğinden vazgeçip perde arkasına geçince yerini alacak isim olarak bizim dürüst ve sakin Kemal bey sivrildi, seçildi ve CHP genel başkanı oldu ama o günden bugüne bir tek seçim dahi kazanamadı.. İkili tartışmalarda , diyaloglarda zayıf kaldığı görüldü..Sükünet ve dürüstlük bu ülkenin ihtiyacı olan yeni lider olmak için yeterli değildi, daha atılgan ,daha cesur,daha hazırcevap,daha Tayyip bey gibi sokak ağzı ile konuşabilen  biri aranıyordu. Kemal beyin etrafı CHP nin içinde ömrünü geçirmiş kişilerle çevrili idi,ne yazık ki bir parti ile bu kadar içiçe girmiş kişiler ülke kaderi ile ilgili kararları alırken önce “ bu benim parti içindeki durumumu nasıl etkiler” diye düşünebiliyorlar..

http://talebe.org/dosyalar/1/30591-tlb-ankara-dan-hasret-aykut-yazdi-anayasa-nin-temeli-alti-ok/icerik.jpg

CHP de işler böyle sürüp giderken TBMM görüşmelerinde bir CHP linin kürsüden olağanüstü başarılı konuşmalar yapmaya başladığı görüldü, yavaş yavaş bu kişinin ismi zihinlere yerleşti, isim Muharrem İnce idi..En söylenecek şeyleri bulup söylüyor, karşı taraf verecek cevap bulamıyordu.Her gün ismi daha fazla duyuldu..Partinin pasif halinden memnun olmayanlar etrafına toplandı, kurultaylarda genel başkan adayı oldu.Kazanamadı, ama canla başla CHP davasının savunuculuğunu sürdürdü, küsüp,sinip silinip gitmedi, yeni parti kurmaya falan da kalkmadı, “benim partim burasıdır, ben bu partiyi şaha kaldırmak istiyorum”diyerek parti içinde çalışmalarını sürdürdü. Partisi kendisini cumhurbaşkanlığına aday gösterdi, çok başarılı bir kampanya yaptı, ve iyi de oy aldı.. Şimdi içinde bulunduğumuz günlerde o ve taraftarları genel başkan seçimi yapılmasını istiyorlar, ve canla başla yeterli imzayı toplayarak seçimi yaptırmak için uğraşıyorlar.. Peki bizim dürüst, sakin  Kemal bey ne yapıyor, “gelin bakalım, yarışalım, ya devlet başa ya kuzgun leşe” deyip güreşe soyunacağına minderden nasıl kaçacağının derdinde.. Seçim yapılmasın diye kendini paralıyor ve bitiriyor.. Yahu seçim kaybedip gitmek mum gibi eriyip gitmekten daha iyi değilmidir, çık mindere ,kaybedersen çekil git, sen İsmet İnönü den daha büyük bir adammısın, o bile seçimi kaybetti, Ecevite mühürü bıraktı gitti..Onu örnek al .. Hayır, etrafında koltuklarını ona bağlamış olan yakın çalışma ekibinin tesiri altında er meydanına çıkmamak için yapmadıkları şey kalmıyor.