Hızlı tren Arifiye’ye yaklaşıyordu..Vagonlarda Konya,Ankara ve Eskişehir’den Adapazarı’na giden çok sayıda yolcu ve bunların arasında Adapazarı organize sanayilerinde fabrikası olan uluslararası şirketlerde görevli üst seviye yöneticiler vardı. Evet ,Adapazarına gidiyorlardı ama İzmit’e kadar gidip orada inmek zorundaydılar.İzmitte inecekler ve oradan Adapazarına gideceklerdi..Zira bazı kişiler bazı saatlerdeki seferlerin Arifiyede durmasını uygun görmemişlerdi. Eskişehirden sonra Arifiyeye ulaşan tren yavaşladı ve bir an duraklayıp yavaş tempoda yürüyüp gitti, Arifiye’yi geride bırakıp İzmite yöneldi.. Trendeki Adapazarlılar Arifiye,Sapanca ve uzaktan görünen Esentepe ,Dereköy gibi yerlere bakarak acı acı düşünüyorlardı, Arifiye demek Adapazarı’nın ve tüm Sakarya’nın istasyonu demekti, bir ilçe değil koca bir ilin istasyonu idi..Sapanca geçildi, Derbent geçildi, İzmite gelindi. Yerli,yabancı yöneticiler Adapazarından İzmite karşılamak için gelen makam arabalarına , normal vatandaşlar da Adapazarına gidecek araba aramak için taksi durakları ve otobüs terminallerine yöneldiler..

Son yıllarda TREN bir nevi cezalandırma aracı haline geldi.. 150 senedir Adapazarı,Karasu,Ferizli,Akyazı,Hendek ile civar Bolu,Düzce gibi yerlerin istasyonu olan Adapazarı istasyonu battal edildi.. Şehirli için büyük bir kolaylık, bir nimet olan raylı sistem ellerinden alındı.. Şehir trafiğine her gün katılan 5-10 arabaya yol açmak için ortasından yarılmayan tarla kalmamışken öğrencilerin ve hocalarının,dar gelirlinin İstanbul yönüne gidip gelmesi için bir nimet olan sevgili trenimiz elimizden alındı.. Adapazarlı sabah 07,30 dan itibaren şehrin içindeki istasyondan binip gittiği İstanbul’da işlerini görüp Haydarpaşa,Pendik gibi yerlerden binerek saat 22.00 de şehrin göbeğindeki istasyonda inip evine gitmeye alışmıştı.. Hızlı tren sevdası yüzünden raylar örümcek tuttu, senelerce tren çalıştırılmadı.Sonra” bu halk nasıl olsa otobüslere alıştı ,gene trene dadanmasın” diye ne lazımsa yapıldı.. Şehrin içinden otobüs şirketlerinin servisleri her 15 dakikada bir kalkan otobüslere yolcu taşırken tren müşterisi ancak sabahın çok erken saatinde Mithatpaşa veya Arifiyeye kadar gitmek suretiyle trene binebilir hale geldi.. Eski treni devredışı bırakmaya Hızlı Tren vesile edildi.. Şimdi de 7 milletvekilimiz dahi bazı seferlerde Hızlı Tren’den kendi şehirlerinin istasyonu olan Arifiyede inemeyip,transit geçip İzmite kadar gitmek zorunda kalmaktadırlar.. Bazı kişiler için özel muamele yapılıp Arifiyede indirildiklerini düşünmek dahi istemeyiz, zira çok büyük ayrımcılık olur.. Buna ancak P E S denir..Bu kadar çok milletvekilimiz var, Türk-İş başkanı bizden,Türkiye Ziraat Odaları başkanı bizden, Türkiye Fırıncılar Odaları başkanı bizden, ve bu saydığım kişiler de Arifiyede durmayan trenle İzmite kadar gidip oradan geri gelmeyi sineye çekiyorlar.. *** Buna razı olmamız mümkün değildir.Sözü geçen herkesin Ankarada DDY yi baskı altına alıp hızlı trenin koskoca Sakarya ili’nin Arifiye istasyonunda her seferinde durmasını ve Ada ekspresinin de şehrin içine girmesini sağlıyarak bu zulme son verdirmeleri lazımdır diye düşünüyoruz.. *** AMBULANS KULLANAN ŞÖFÖRLER -Göreviniz hasta veya yaralıyı en çabuk şekilde hastaneye ulaştırmaktır.Öyleyse en uygun yolları seçmeniz gerekir.Günün ortasında eğer hastayı bulvardan almayacak iseniz Bulvara Girmeyin. -İstasyon caddesi,İzmit caddesi,Sakarya caddesi,Çark caddesi gibi tıklım tıklım dolu caddeler yerine arka caddeleri tercih edin.

-Kırmızı lamba bulunan kavşakları kullanmamaya çalışın. - Herkes size yol vermek ister ama üç şerit dizilmiş vaziyette kavşakta yeşil lambayı bekleyenler nereye kaçsın da size yol versin ? Böyle karmaşık yerlere girmeyin, girdiyseniz hiç durmadan siren çalmanızın hiçbir faydası yoktur çünkü fizikman hiçbir arabanın öbürünün üzerine tırmanıp yolu açması mümkün değildir.Oraya girmeniz hatadır.Çakar lambayı devamlı çalıştırıp sirene de aralıklı olarak basmanız yeterlidir. -Trafik örgütünden de bir istek var..Kırmızı ışıkta beklerken ambulans şöförünün siren öttürmesiyle kendini kırmızıda ileri atıp yol açan arabaların ev adreslerine 250 TL civarında ceza tutanağı geliyormuş.İtiraz edilmesine rağmen arkadaşımız gününden önce vererek 175 TL ile kurtulmuş..Bu haksızlıktır. İtiraz varsa mobese kayıtlarına mutlaka bakıp öyle cevap vermek lazım.Eğer ambulansın sıkıştırdığı iddiası doğruysa cezanın iptal edilmesi aklın emrettiği çözümdür.