Yıllar önce bu başlık ile bir yazı yazmıştım. Etrafta olup bitenleri görünce, yine aynı başlıkta ve aynı muhteva da yeniden yazmayı zaruret gördüm. Seneler önce az miktar da gördüklerimiz, maalesef bugün çoğaldı ve çok çok rahatsız edici, toplum huzurunu bozucu boyutlara ulaştı. Birtakım insanların, sağda solda, herkesin gözü önünde, ULU ORTA, edep ve haya dışı hareketlerinden söz ediyorum. Ekseriyetle de genç denebilecekler!! yapıyor bunu.
Geleceğimiz, yarınlarımızın teminatı olacak, ülkemizi ve milletimizi emanet edeceğimiz, her şeyimiz, canımız ciğerimiz bir kısım gençlerimiz…. Şüphesiz hepsi değil. Hatta çok azı için bu yazacaklarım. Ama tüm toplumu rahatsız eden, azınlığın çoğunluğu tehdit eden, fesat eden, yozlaştıran hareketleri için…
Hususen parklar da, umumen deniz, göl ve dere kenarlarında, bilumum yeşil alanlar da ve benzeri birçok yerde, YATAK ODASI MAHREMİYETİNDE YAPILABİLECEK HAREKETLERİ, ‘’ulu orta’’ yapıyorlar.
İnsanların evleri dışında en çok kullandıkları yerler, en başta parklar ve yukarıda sıraladığım diğer yerlerdir.
Buralar umumun malı, tüm insanların ortak mekanı, ‘’ORTAK EVİDİR.’’ Yüzbinlerin, milyonların müşterek kullandıkları, istifade ettikleri alanlardır. Buralar da genel ahlaka aykırı, iş-eylem ve hareketlerde bulunamazsınız. Çünkü buralar sizin özel mülkünüz değildir. Tıpkı otobüsler, dolmuşlar, trenler v.s. gibi. Gel gör ki, durum tersine dönmüştür. Bir kısım ar-haya-edep yoksunu insanlar, buraları hususi mekanı zannedip veya GASBEDİP, evinde, esasen evinde bile yapamayacağı, sadece YATAK ODALARINA mahsus hareketleri yapıyorlar.
Bu bir insan hakkı asla değildir. Olmamalıdır ve olamaz. Bu, başkalarının hakkına tecavüzdür. Taciz, tahrik, teşvik, cinsel istismardır. Bu, başkalarının ahlakını bozma, ailelerin, çoluk çocuğun gözü önünde ahlaksızlıktır. Ardan, hayadan, edepten, terbiyeden, utanmadan, saygıdan, onurdan hiç nasibi olmamaktır. İnsanlar ‘’AHSENİ TAKVİM’’ ve ‘’ EŞREFİ MAHLUKATTIR.’’ Yani, YARATILMIŞLARIN EN GÜZELİ, EN ÜSTÜNÜDÜR.
Diğer canlılardan çok çok farklı ve öndedir. Akıl sahibi, düşünen, doğruyu eğriden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan, haklıyı haksızdan, haramı helalden ayırabilecek donanımdadır. Hayvanlar da ise bu kabiliyet yoktur. Onun için, kedi ve köpekler ulu orta bu hareketleri yapıyorlar, yapabilirler. Ama insan farklıdır, farklı olmalıdır. Hayvanların yaptığını yapmamalı, farkını ortaya koymalıdır. Çünkü, O İNSANDIR.
Hayvanlardan ve tüm canlı varlıklardan üstündür. Kainatta her şey onun emrindedir. Bu toplumsal hastalığın ilacı İNSAN OLMAKTIR. İnsan olmak, sonra da, tekamül edip, kemale erip MÜSLÜMAN OLMAKTIR. Yani, İSLAM AHLAKI ile ahlaklanmaktır. İslam ahlakı, terbiyesi, eğitimidir. İNSAN olma ve MÜSLÜMAN olma gereğinin neler olduğunun neslimize iyi anlatılmasıdır.
Elbette ki, hemen paralelinde, etkin uyarı - ikazdır. Ve tabii ki, müeyyidedir. Ne yazık ki, yasalarımız buna, bu hastalığa-ahlaksızlığa engel değildir. Zira, bu ülke de, halkı % 99’ u MÜSLÜMAN olduğu söylenen BU MEMLEKETTE, şehit kanları ile sulanmış, İslam’a bayraktarlık yapmış bu mübarek topraklar da ‘’ZİNA SUÇ DEĞİLDİR.’’ Zina suç olmayınca, ona giden yollar da suç değil, sonuna kadar açıktır. Elbette, evinde ya da kapalı bu işlere tahsis edilmiş olan yerlerde herkes istediğini yapabilir.
Bu bizi ilgilendirmez. Kişinin vebalinde, şahsi hesabındadır. Hesabını kendi verecektir. Bizim sözünü ettiğimiz yerler, umuma açık alanlar, ortak mekanlar, ORTAK EVLERİMİZDİR.
Tez elden, bu alanlarda, ulu orta aşüftelik, zina ve zinaya giden küçük büyük tüm yollar kapatılmalı, yasaklanmalı ve müeyyideye bağlanmalıdır. Bu yasal düzenleme için de, başta iktidar siyasi partisine olmak üzere TÜM SİYASİ PARTİLERE, sivil cemiyetlere, basınımıza, eli kalem tutan yazarlarımıza, kısaca her birimize bu yolda çaba harcama sorumluluğu düşmektedir. Yangın tüm toplumu sarmadan, tüm evleri yakmadan!!!