Ramazan-ı Şerif'te İhsan ve Tevazu: Koli Yerine Gönül Vermek
Ey ehl-i iman, mübarek Ramazan-ı Şerif'in feyz ve bereket ikliminde, gönüllerimizi RİYADAN, GÖSTERİŞTEN arındırarak, İHSAN ve TEVAZU ile bezeyelim. Zira bu mübarek ay, sadece aç ve susuz kalmak değil, bilakis kalpleri de terbiye etme, NEFSİ ISLAH etme mevsimidir.
Lakin ne yazık ki, günümüzde Ramazan-ı Şerif'in ruhuna mugayir, riyadan ve gösterişten ari olmayan bazı haller zuhur etmektedir. Bunlardan biri de, İHTİYAÇ SAHİPLERİNE YAPILAN YARDIMLARIN, KOLİ ADI ALTINDA, adeta birer REKLAM TABELASI gibi KAPI KAPI DOLAŞTIRILMAKTADIR.
Ecdadımızın İhsan Anlayışı
Ecdadımız, ihtiyaç sahiplerine yardım ederken, onların onurunu zedelememeye, rencide etmemeye azami gayret gösterirlerdi.
Zira onlar, "veren elin alan elden üstün olduğu" düsturunu benimsemişler, lakin bu üstünlüğü, GÖSTERİŞ ve KİBİR vesilesi kılmamışlardır.
Onlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederken, diş kirası, zimem defteri gibi ince düşünülmüş yöntemler kullanırlardı.
“DİŞ KİRASI,” iftar sofralarına davet edilen misafirlere, ev sahibinin ikramı olarak verilen hediyelerdi.
“ZİMEM DEFTERİ” ise, varlıklı kişilerin, borçlu kimselerin borçlarını, onların haberi olmadan ödemesiydi.
Koli Yerine Gönül Vermek
Günümüzde ise, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, çoğu zaman, içinde ne olduğu belirsiz, son kullanma tarihi geçmiş, kalitesiz ürünlerle dolu kolilere dönüşmüştür.
Bu koliler, ihtiyaç sahiplerinin gerçek gereksinimlerini karşılamadığı gibi, onların onurunu da zedelemektedir.
Halbuki, ihtiyaç sahiplerine yardım etmenin en güzel yolu, onlarla birlikte iftar sofralarına oturmak, onların dertlerini dinlemek, onlara gönül vermektir. ONLARIN İHTİYAÇLARINI, ONLARIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA KARŞILAMAKTIR.
Nitekim:
Bir zamanlar, bir hayırsever, Ramazan-ı Şerif'te ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ister. Lakin o, koli dağıtmak yerine, bir aşevi açar ve her gün ihtiyaç sahiplerini iftar sofrasına davet eder. Böylece, hem onların karınlarını doyurur, hem de onlarla gönül bağı kurar.
Yine bir vakitler, bir zengin, Ramazan-ı Şerif'te ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ister. Lakin o, koli dağıtmak yerine, bir marketten hediye çekleri alır ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtır. Böylece, onlar, kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılama imkanı bulurlar.
Hülâsa
Ey ehl-i iman, Ramazan-ı Şerif'in feyz ve bereket ikliminde, ihsan ve tevazu ile hareket edelim.
İhtiyaç sahiplerine yardım ederken, onların onurunu zedelememeye, rencide etmemeye azami gayret gösterelim.
Koli yerine gönül verelim, gösteriş yerine samimiyetle hareket edelim.
Zira unutmayalım ki, "veren elin alan elden üstün olduğu" düsturu, sadece maddi yardımlarla değil, bilakis gönülden yapılan yardımlarla tecelli eder.
Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun!!! (Doğan Dağ)
EK: Doğan Dağ kardeşimizin, facebook’ta kendi sayfasında yer verdiği bu paylaşımı, günümüzde çığırından çıkmış “YARDIM” faaliyetlerinin gözden geçirilmesi bakımından fevkalade önemlidir.
Maalesef yardım konusu, yardım amacından çıkmış, inanları “avlama yemi” haline dönüşmüştür!
Partiler yardım yaparken, niyet ve hedefe “BENİM PARTİME GEL” amacını öne çıkarmakta, her yardım ve her iftarı oya tahvil etme niyet ve çabası alenen görülmekte, Dernek, Vakıf ve Cemaatler de, kendilerine “ADAM KAZANMA” vesilesi kılmakta,
Kurum ve Kuruluşlar kendi “REKLAMLARINI” öne çıkarmakta, Ticari firmalar ise işi, firmalarını “TANITMA ve TİCARİ ARZULARI” hedeflemektedir.
İftar yemeği verme de aynı niyet ve eyleme bürünmüş, iftarlar “İFTARŞOVA,” yardımlar “YARDIMŞOVA” dönüşmüş bulunmaktadır.
Yakın geçmişte Gazze’ye yardım için Refah sınır kapısına gelen çok sayıda gazete ve tv. muhabirini kamera ve mikrofonlarıyla karşılarında görünce, yardım kuruluşlarının görünmek için nasıl çırpındıklarını ve birbirini ezdiklerini yazılı, görsel ve sosyal basında ibretle izlemiştik.
Şüphesiz genelleme yapmak, toptancı bir yaklaşım sergilemek doğru değildir ve bu işi amaca uygun yapan az da olsa parti, dernek, vakıf, kurum ya da kuruluşlar bulunmaktadır.
Oysa yardımlar ya da iftarlar, Doğan bey kardeşimizin de belirttiği gibi asla “gösteriş ve reklama” dönüştürülmemeli,
Yalnız “HAK RIZASI” gözetilmeli, “SAĞ ELİN VERDİĞİNİ SOL EL DUYMAMALIDIR.”
Allah rızasının önüne “parti rızası, dernek rızası, vakıf veya ticari rıza” geçtiği için de, bunca yardım ve iftara rağmen, bereketi olmamakta, sonuç vermemekte, rahmete dönüşmemekte, rahmeti değil gazabı celbetmektedir.
Zira, ALLAH RIZASI DIŞINDA BAŞKA RIZALARIN OLDUĞU BİR YARDIM VEYA İFTARDA, YARADANIN RIZASI VE KARŞILIĞI BULUNMAMAKTADIR. Adı da, yardım değil YARDIMŞOV, iftar değil İFTARŞOV olmaktadır! 07.03 2026