Geçenlerde Karadeniz kıyısında bir yerde idim.
Yüzmek için deniz kenarına vardım.
Kıyı boydan boya taş tahkimat.
Birde denize doğru mahmuz var.
Mahmuzun Batı’ya bakan koltuğunu deniz kum doldurmuş ve bir dönüme yakın kumsal oluşmuş.
Deniz masmavi.Küçük dalgalarla kumsala doğru beyaz köpük halinde yayılıp, geri dönüyor. Adeta kıyıları yalayıp, okşuyor.
Su tertemiz. Bakınca insanın içesi geliyor.
Ama bir çirkinlik ,bir gayri insanilikte var!
Kumsalın üzerinde ped şişeler, poşetler ,her nevi ambalaj atıkları.
Kayaların araları da öyle. Her tarafda çöpler bize bakıyor.
“Bize kızma , siz,sizin hemcinsleriniz attı bizi buraya” diyor.
Bu yıl ilk defa denize gireceğim.
Ama önce çevre temizliği.
Her zaman yaptığım gibi, bir saat çöp topladım. Kumsalın tamamını ,yakın çevresini ve kayaların arasını temizledim.
Kumsalın dışında, kayalar arasında bir boşluğa yığdım.
Bir iki çuval kadar atık çıktı. Kumsal tertemiz oldu.
Biraz suda yürüdüm. Dalgaların ,beyaz köpüklerin arasında gidip geldim. Yüzme öncesi antreman ve alışma.
Sonra bir minibüs durdu, deniz kıyısına paralel geçen yolda. Boşaldı bir aile, kadın ,kız, kızan.
Sonra bir aile daha geldi.
Temizlediğim kumsal doldu. Çoğu kadın, kız ve çocuk.
Emek verdiğim yerin mürüvvetini göremeden kumsaldan uzaklaştım. Mahmuzun ucuna ,kayalara çekildim. Süleyman Şah türbesini taşıdılar, ama, ben kumsalı taşıyamadım.
Esas demek istediğim bu değil.
Derdim çevre, çevrenin kirletilmesi.
Her türlü atıkların masmavi denize, kıyısına ,kumsalına ,kayasına atılması.
Bunu insan yapamaz.
Müslüman hiç ama hiç yapamaz. Hayvanlarda böyle bir şey yapmadığna, yapamadığına göre,
O zaman başka bir canlı türü yapmıştır.
Zoolog ve biyologları, bu canlı türünü teşhise çağırıyor ve diyorum ki:
Temizliği beceremedikçe, başaramadıkça ,başka hiç bir şeyi beceremez ,başaramayız.
Çünkü bu iş ne para istiyor, ne de pıroje.
Ne yatırım,ne finansman,ne de kredi.
Hatta, zahmeti, meşakkati bile yok.
Elindeki atığı çöp kutusu dışında hiç bir yere atmayacaksın, o kadar. Bu kadar basit, bu kadar kolay,bu kadar zahmetsiz ve bedava.
Bunu beceremeyen vatandaşlar olarak suçluyuz. Belediyelerde bu işi başarmadıkça suçludurlar ve hiç bir başarıdan söz edemezler.
Yapacakları iş:
Kuralları koyacak, duyuracak, yasayı uygulayacaklar. İşi sıkı tutacak, gevşetmeyecekler. Hatır, gönül aldırmayacak, oy hesabı, siyasi kaygı taşımayacaklar.
İnsan olarak bizim de , belediyelerinde birinci ve en öncelikli işi bu olmalı.
Sonra da;
Eğitim ,sürekli eğitim.
Takip ,sürekli takip.
İkaz, sürekli ikaz.
Sonunda da müeyyide, ceza , sürekli ceza.
Bu kadar basit,bu kadar kolay.
Yatırım ,finansman ,para,pıroje ve hiç bir şey istemiyor.
Vatandaş için de, belediyeler için de.
Esasında bundan daha kolay bir iş yok.
Ama ne hikmetse vatandaş için de, belediyeler için de en zor iş oldu.
Kolay olan vazifeyi yapmadığımız için,
İnsanlığı ve de müslümanlığı hafife aldığımız için ,
Sözden fiile geçiremediğimiz için !!!
Hani”Temizlik İmandandır” ve de “Temizlik uygarlık, medeniyettir.” Ama nerede?
