Hep bir ezber var, daha doğrusu bize ezberletilen ya da dayatılan bir tutum. Seçim dönemlerinde ortaya atılan, havada uçuşan taahhütler.
Zaman hızla ilerler, ancak sözün sahibi de hızın farkındadır. Sözün sahibi zamanı bildiği gibi, toplumsal hafızayı da bilmekte.
Bilir ki bir sonra seçim dönemine kadar her söz unutulur, hatta ki oralara kadar varmayacağını da bilir. Onun içindir ki özgüvenin sınırı olmaz.
Uzun bir girizgâh oldu, oysaki meramım son derece basit.
Mevzunun özü; her birimizin dönem dönem anımsadığımız şehir hayalleri. Hayallerimizin renkli halleri.
Hafif raylı sistem ile modernize edilmiş ulaşım sistemimiz, özendiğimiz hemen yanı başımızda komşu Kocaeli yıllardır keyfini sürmekte. Biz ise kartpostal özentisinden öteye gidemedik.
Kocaeli siyasetinin aklında yokken, biz seçim beyannamelerimizi süslemiştik. O kadar eskiyi dayanırken bizde ki karşılığı, kaç seçim götürdü bilinmiyor.
Taahhüdün ortak tarafı ise AKP’li adaylar. Her AKP’li Büyükşehir adayı hafif raylı sistem cazibesini önümüze servis etti, ulaşımda kat edeceğimiz yolun renkli ofsete basılmış görselleri halleri gel de büyüsüne kapılma, inanma. Mümkün mü her seçim yurttaşımız inandı be desteğini esirgemedi.
AKP’li adaylar öylesine sonuçlar aldılar ki ülke ortalaması üzerinde yer almak diye bir makam geliştirdiler.
Bu durumla haklı övünç yaşadılar, kazanmak yeterli olmuyordu bir fazlası gerekliydi o da ülke ortalamasının üzerinde destek bulmak.
“Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!”
AKP Genel Başkanı her seçim dönemi bu dizeler ile bizi anımsar ve huzur bulduğunu dile getirir.
Hafif raylı sistem gibi bir başka taahhüdümüz AFA Kültür Merkezi, haksızlık yapmakta istemem tabi bu taahhüt o kadar eskiye dayanmıyor.
AFA Kültür Merkezinin hafızası eski değil, ilk dile getirildiği tarih 2016.
2016 yılında yıkımı gerçekleşti ve muhteşem bir törenle sunum yapıldı, uzay üssü görseli eşliğinde şehrin protokolü başta olmak, kamuoyunun beğenisine servis edildi.
Bitiş tarihi olarak ta 2018 yılı ilan edilmişti.
Dedim ya abartmaya da gerek yok, henüz taahhüdün sıcaklığı üzerinde. Yıllara terk edilmiş değil, en azından zaman aşımı kavramı içerisinde yer alır.
Benzeri eksiklik ve taahhütleri artırmak mümkün, çok örneğimiz var ve deyim yerinde ise bu hususta mümbit bir araziye sahibiz.
Dilin kemiği yok misali, verilmiş o kadar çok söz var ki tarihin tozlu raflarında yerini alan.
Yeni yeni raflar ilave edilmiş ki hıza yetişmek nerede ise imkânsız.
Tüm bu hatırlatmalar ne içinde, şimdi meselenin o tarafına doğru yanaşalım. 31 Mart 2024 yerel seçimleri ve üzerinden geçen tam tamına iki yıl.
Belediye başkanları karnelerini önüne koyuyorlar.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, iki hizmet yılını değerlendirdi, yapılan ve yapılmak istenilen projeleri şehir kamuoyuna sundu.
Kabul etmek gerek ki sunuma konu olan her başlık, şehrin eksiği ve yıllara teslim olmuş yoksunluklarımız.
Öyle ki büyükşehir statüsünde bir ilde olmasını bırakın, ilçe düzeyinde var olan birçok yatırım kalemi bizde henüz yerini alıyor.
Onun için bu açıdan bakıldığında geç kalınmış ancak bugün dahil her birimizi heyecanlandıran yatırım kalemleri mevcut.
Ulaşım ağından, kültür merkezlerine kadar birçok projeden söz edildi. Kimi başladı, kimi de başlayacak olan projeler.
Her biri değerli, hele bir proje müjdesi paylaşıldı ki sanırım eksikliği çok hissedilen belki de örnek niteliğinde olacak.
43 bin metrekarelik Darülaceze Kampüsü’nün yanı sıra, zor durumdaki vatandaşların huzurla konaklayabileceği otel projesi.
Bugünden eksiklik üzerinden ya da yıllara varabilir diye bir değerlendirmede bulunmak istemem, geçmiş dönemlerin tekrarı yaşanır diye de beklenti içinde olmak istemem.
Var olan AKP ezberi dışında yer alalım isterim, nihai doğduğumuz ve aidiyeti içerisinde yer aldığımız şehir bizim şehrimiz.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ
