İSLAM’a göre tesettür; kadınların el ve yüzleri hariç tüm bedenini örtmesidir.
Bu konuda ki Ayet ve Hadisler, yılladır çok tekrarlandığı için herkesce bilinmektedir ve burada tekrarına ihtiyaç bulunmadığı kanaatindeyiz.
Günümüzde sorun, tesettür değil, bunun nasıl olacağı, ne şekilde sağlanacağıdır. Yoksa, tesettürün İslami bir emir olduğunu, buna uyanlarda, uymayanlarda bilmektedir.
Maalesef, İslam’ın bütün emir ve yasaklarını sulandırdığımız,yozlaştırdığımız,erozyona uğrattığımız, kuşa çevirdiğimiz, dünyevi şehvet ve ihtiraslara feda ettiğimiz, laisizme-liberalizme ve kapitalizme uydurduğumuz gibi, tesettürü de aynı akıbete uğratmış bulunuyoruz.
Evet. Tesettür tüm bedenin örtülmesidir. Ama, nasıl ve ne şekilde?
Günümüzün sorunu, CEVAPLANMASI GEREKEN SORU budur.
Hiç şüphesiz tesettür; kadının cazibesini, cezbediciliğini ve çekiciliğini ortadan kaldırmanın adıdır. Yani, kendisine bakan bir namahremi cezbetmeyecek, etkilemeyecek, kendine çekmeyecek, kendinde menfi düşünce ve ihtirasları uyarmayacak, bunları ortadan kaldıracak kıyafettir.
Günümüzde Olduğu gibi, GİYİNEREK ÇIPLAKLAŞMAK, başı örtüp dibi açmak, dibi örtüp başı açmak, rengarenk ve dar giysilerle bütün cazibeyi sergilemek, bedene yapışmış elbiselerle vücudu bütün varlığıyla ortaya sermek, binbir numaralarla güzelliği teşhir ederek, namahremi etkileyecek ve cezbedecek kıyafet değildir tesettür.
Bu bağlamda, Kur’an’ın emrettiği şekilde giyinen kadın sayısı, özellikle şehirlerimizde son derece azalmıştır. Günümüzde tesettür kahir ekseriyetle BEĞENİLME, CEZBETME VE SEVİLME üzerine bina edilmiş, bu arzu ve isteklere cevap verecek şekilde şekillendirilmiştir.
Bu anlamda, yani, Kur’an’i ölçüde, ÇARŞAF tesettüre en müsavi olanı olarak görülmektedir.Ya da, çarşaf kadar vücüdu örten, hakiki tesettürü sağlayan benzeri diğer urbalar.
İslam da belirlenmiş, tek tip, üniformal bir tesettür şekli bulunmadığı herkesce bilinen bir gerçektir.Sadece ölçüleri,sınırları ve muhtevası verilmiş olup, buna uyan tüm kıyafetler tesettür kapsamındadır.
Yani, vücudu tümüyle örten, bedeni bütün şekil ve hatları ortadan kaldıran her türlü kıyafet tesettürdür.
Bunu ister çarşafla, ister ehramla, isterseniz şalvar ve benzeri kıyafetlerle sağlayabilirsiniz. İran da, S.Arabistan da, Pakistan ve Afganistan da, Suriye ve Anadolu da,birçok Müslümam ülke de, yerel ama ölçülere uyan çarşaf ve aynı ölçüleri sağlayan kıyafetler hala ayakta kalabilenlerdir.
Ne giydiğiniz değil, giydiğinizin ölçülere uyup uymadığıdır esas olan.
Öte yandan,İNSAN BEDENİ örtünmeye yani tesettüre muhtaç yaratılmıştır.Tabii ve fıtri olan da budur.
Nasıl ki, TABİAT BİTKİLERLE ÖRTÜNÜP, tesettüre bürünür.İnsan da öyledir ve örtünmeye ihttiyacı vardır.
TABİATIN ELBİSESİ ÜZERİNDE Kİ BİTKİLERDİR. Çimen, ağaç ve çalılardır. Tabiatın üzerinde ki bu bitki örtüsünü kaldırdığınızda, çirkinleşir, çoraklaşır, yağmur, kar ,soğuk, sıcak ve benzeri iklim olayları ile üzerinde ki toprak aşınır, taşınır, erozyona uğrar ve ölür. Yani, hiçbir işe yaramaz hale gelir, taşı kalır.Yani, tabiatın kemiği olan taşlar kalır.
İşte insan da öyledir. Onun tesettürü, yani üzerinde ki bitki örtüsü elbisesidir. Onu çıkardığınızda çirkinleşir. Sıcak, soğuk, kar, yağmur ve güneş ile hastalanır, erir ve tabiatın sadece taşları kaldığı gibi, insanında sadece kemikleri kalır.
Çünkü insan , TABİATIN ÖZETİDİR. Tabiatta, insan da örtünmeye, giyinmeye,tesettüre muhtaçtır, mecburdur.
Ama, emredilen gibi.Sulandırılmış, yozlaştırılmış, laisize edilmiş, liberalize-kapitalize edilmiş gibi değil. CAHİLİYE DÖNEMİNE DÖNÜŞ, YANİ, İRTİCAİ DEĞİL.!!
Zaten, MODERNİZMİN diğer adı CAHİLİYEYE DÖNÜŞ, yani, Hz. Peygamber öncesi yaşantıya, alışkanlıklara, sapkınlıklara dönüş değil midir?
