Çocuklarımız, bizlerin en büyük nimetlerinden biridir. Allah'ın bizlere hediyesidir. Onlar cennetten gelenlerdir. Çünkü doğduklarında mis gibi kokarlar. Yeni doğan bir bebeğin kokusu bu yüzden "cennet kokusu" diye yorumlanır.

Bazılarımız bir çocuk sahibi olmak için ne uğraşlar, ne emekler veriyor; yine de olmuyor. O da Allah'ın bir takdiridir.

Bazılarımızın ise çocukları oluyor fakat kıymet bilmiyor. Çocuklarını terk ediyor, şiddet uyguluyor, parasızlıktan çocuğunu satıyor. Kimileri de bakmak istemeyince yurda veriyor.

Yani kısacası değerli okurlar, çocuk sahibi olmayanlar bir tane evlatları olsa bile onunla yetinebilecek durumdayken, çocuğu olanların bazıları yeterince ilgilenmeyip ellerine telefonu vererek kendi odalarına çekiliyor.

Biz çocukken masumiyete kan sürülmüyordu.

Sokaklarda oyunlar oynanırdı. Saklambaç oynarken bile annelerimiz bizi uyarırdı:

"Uzak yerlere saklanmayın, sizi kaçırırlar."

Biz de korkar, uzak yerlere saklanmazdık.

Nesiller değişiyor ama öğretiler değişmemeli. Mesela ne annem ne de rahmetli babam bizi arkadaşlarımızda kalmaya gönderirdi. Nedeni ise bir şey kaybolursa bizden bilinmesinden endişe etmeleriydi.

Yine de onları dinlerdik. İsyan etmek, karşı çıkmak aklımıza bile gelmezdi. Çünkü söyledikleri mantıklıydı.

Maalesef yeni nesilden bazı gençler büyüklerini dinlemiyor. Ailelerinden çok arkadaşlarını dinliyorlar. Anne babaları biraz sesini yükseltse ya polise gidip şikâyetçi oluyor ya da evden kaçıyorlar.

Ne emeklerle büyütüyoruz evlatlarımızı...

Sonra başka birinin yetiştirdiği bir evladı, bir başka evlat gelip öldürüyor.

Çocukların telefonda oynadıkları oyunlar kanlı ve savaş içerikli oyunlar. O oyunlarda insan öldürmek o kadar kolay gösteriliyor ki bazı çocuklar gerçek hayatta da bunun kolay olduğunu sanabiliyor.

Yetişkinlerin bir kısmı oyun ile gerçeği ayırt edebilecek bilinç düzeyine sahip olabilir. Ancak çocuklar mutlaka bilgilendirilmeli. Aileler de bu tür kanlı ve şiddet içerikli oyunlara karşı daha dikkatli olmalıdır.

Yetkililer bu konuda bazı adımlar atıyor. Aileler de yetkililere yardımcı olmalı ve telefon kullanımını belirli sürelerle sınırlandırmalıdır.

Çünkü biz çocuklarımızı tarladan toplamadık. Onlar bizlere Allah'ın emanetidir. Onları buna göre yetiştirmeli, buna göre bilgilendirmeliyiz.

Ailelerden tek ricam; duyarlı, vicdanlı ve merhametli çocuklar yetiştirmeleridir.

Çünkü ağaç yaşken eğilir.

Çocuk çocuğu vurmasın artık.

Rukiye Türeyen
Engelsiz Dizeler

kaynak: yeni sakarya gazetesi