Issızım, sessizim bu bayram. Buz gibi bir eve uyandım bu sabah.
İçimde bir hüzün dalgası, yüreğimin kıyılarına kamçı misali vuruyor.
Dalgalar yüreğimi dövdükçe, hüznün kırık parçaları canımı acıtıyor.
Evin içi buz gibiydi. Ama bu soğukluk normal bir soğukluk değildi; her bayram babamın bayram namazından dönmesini beklemenin alışkanlığının soğukluğuydu.
Her bayram alışmıştım namazdan dönüşünü beklemeye. Bu bayramda bekledim… İşte.
Ama ne namaza giden olmuştu ne de geri dönen. Bu bayramın çabuk geçmesini istemiştim, öyle de oldu. Gördüğüm herkes bayramın çabucak geçtiğini söylemişti.
Babamı 2015 yılında kaybettim. O tarihten beri bayramın uğramadığı bir çıkmaz sokak gibiyim artık.
Benim için bayram 2015’te kaldı. Bayramlarda babam gibi geri dönmedin.
Üstünkörü yaşıyorum bayramları. Çok şükür bu bayram da bitti ve çabuk geçti.
Önümüzde Kurban Bayramı var… Bayrama kadar kim öle, kim kala.
Kalbimin sessiz sokaklarında bayramın ayak sesleri yankılandıkça, o yankılar kulaklarımda uğulduyor.
Kısacası bayramlar beni pek sevindirmiyor, değerli okurlar. Yakınlarını kaybedenler benim hislerimi anlayacaklardır.
Bu yazımda bu kadarcık olsun. Sizleri seviyorum, benim kocaman ailem.
Rukiye Türeyen
Engelsiz Dizeler
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ