Değerli okurlar. Birkaç bölüm halinde yayımlanacak olan Dr. Vaso Cubrilovic imzalı memorandum belgesi 1937 tarihli önemli bir vesika. Memorandum planı ardından meydana gelen büyük göç dalgalarından en fazla etkilenen ülke Türkiye’dir.
Sakarya; sırasıyla İstanbul, İzmir ve Bursa’dan sonra en fazla göç alan şehirlerden biridir. Balkan göçmenlerine ev sahipliği yapan Sakarya havzası, aynı zamanda Rusya’nın baskısıyla Anadolu’ya göç etmek zorunda kalan Kafkas muhacirlerinin de vatanı olmuştur. Bizim açımızdan Balkan ve Kafkas göçlerinin temelde hiçbir farkı yoktur. Osmanlı sonrasında devletsiz kalan Kafkas ve Balkan Müslümanları netice de aynı kaderi paylaştılar/yaşadılar. Müslüman halkları doğdukları topraklardan göçe zorlayan Serbo-Slav Ortodoks inancıdır. Ruslar ve Sırplar, Müslümanlara karşı aynı hedefte birleşmişlerdir.
Bosna, Sancak ve Kosova’da, Yunanistan; Çameria ve Batı Trakya’da, Makedonya, Bulgaristan ve Kıbrıs’ta yakın geçmişte yaşananlar büyük fotoğraftaki Ortodoks dehşetini anlatmaktadır.
Hazar kıyılarından Belgrad’a uzanan geniş coğrafyada Türk, Arnavut, Boşnak, Abhaz, Çerkes, Gürcü, Çeçen, Dağıstan halklarının -İslam aidiyeti sebebiyle- açık hedef olması tarihimizdeki acı gerçektir.

Osmanlı hinterlandı -Türkiye’nin batısı ile doğusu- arasında gerçekleşen göçlerin büyük teorisyeni Rusya İmparatoru Çar II. Aleksandr (1818-1881)’dır. Slav ırkının üstünlüğüne inanan Çar, Osmanlı-Rus savaşını kazanınca Panislavist politikasıyla Sırbistan’ın kurulmasına da öncülük etmiştir.

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı (Doksanüç Harbi)
Fotoğraf: Rus Arşivi - livejournal.com
Buraya kadar yazdıklarımdan anlaşılacağı gibi; Sırplar tarafından hedeflenen göçlerin tek amacı Arnavutlar değildir.
Değerli okurlarımızdan ricamız, Balkanlarda geçen beş asırdan sonra Mîsâk-ı Millî sınırlarına gerileyen “Vatan” dışında kalan topraklarda top yekûn Müslümanların yaşadığı acıların tekerrür etmemesi için agâh olmak gerektiğidir. “Cubrilovic’in Sürgün Planı”nı okurken; dünya siyasetinde bizlerden saklanmak istenen “büyük resmi” hatırınızda tutmanızı istirham ederiz.

Dr. Vaso Čubrilović. (1897-1990)

Vaso Čubrilović - Belgrad
***
Yazının ana konusuna girmeden önce İngiltere’nin baskısıyla Türk Milletinin hafızasından gizlenen çarpıcı bir destanı, “Kût'ül-Amâre” zaferini hatırlatmak isterim.
Kût'ül-Amâre, I. Dünya Savaşı'nda Irak Cephesi'nde, Osmanlı Devleti ile Britanya İmparatorluğu (İngiltere) arasında gerçekleşen kuşatma muharebesidir. Kuşatma sonunda İngilizler yenilmiş ve sağ kalan İngilizler esir alınmışlardı.

Yıllar sonra İngiltere’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptığı baskıyla Kût'ül-Amâre Zaferi'nin resmi olarak kutlanması NATO'ya üye olduğumuz 1952’de Adnan Menderes hükümeti döneminde kaldırılmıştır.
Endonezya ve Hindistan’dan başlayıp Ortadoğu, Afrika ve Balkanlara kadar uzanan geniş coğrafyada göstermeye çalıştığımız büyük resimde, İngiliz aklı hep gizlenmiştir.Hatırlayalım. Winston Churchill, Osmanlı Vatanı iken bir bütünolan Filistin ve Ortadoğu haritasını “güç eline geçince” cetvelle çizerek paramparça etmişti.
İngilizlerin yenilgisiyle sonuçlanan Kût'ül-Amâre zaferi Türk Milletinden (bizim kuşaklardan) saklanan tarihi bir gerçektir.Konumuzla ilgisiz olan Kût'ül-Amâre’yi zikretmemiz, okurlara anlamsız gelmesin. Büyük resmin uluslararası boyutu; “Hasta Adam” Osmanlı’nın küllerinden doğan Türkiye’nin de hiçbir zaman ayağa kalkamayacak kadar güçsüz bırakılması üzerine kurgulanmıştır.

Winston Churchill (1874-1965)
Şimdi konumuza dönebiliriz.
***
Yazı konumuzun kaynak metni; Yugoslav Halk Ordusu Askeri Tarih Enstitüsü'ndeki (Vojno Istorijski Institut JNA) el yazmasıdır.
Eski Yugoslav Ordusu Arşivleri (Arhiv Bivše Jugoslovenske Vojske), Belgrad, 7 Mart 1937, No. 2, Fasikül 4, Kutu 69, 19 sayfa. Mevcut metne dayanarak Robert Elsie tarafından Sırpçadan çevrilmiştir. Muhtıranın yazarı, -Savo Cubrilovic- Arnavutlardan temizlenecek bölgenin ayrıntılı bir haritasını belgeye eklemiştir.

Arnavutların Güney Sırbistan tarafından işgal edilen Toplica Bölgesinden Kosova’ya sürülmesi
Batı dünyasında Arnavut kültürü konusunda en önemli yabancı uzmanlarından Kanadalı dilbilimci ve tarihçi Robert Elsie, Arnavut edebiyatı, folkloru ve tarihi üzerine yaptığı kapsamlı çeviri ve araştırmalarla tanınır. Yazımıza konu olan “Dr. Vaso Cubrilovic’in memorandumu” ilk olarak (Gathering Clouds: the Roots of Ethnic Cleansing in Kosovo and Macedonia, Dukagjini Balkan Books s. 97-130. Peja 2002 ) kitabı sayesinde dünya kamuoyunun gündemine girmiştir.
İlgilenenler Robert Elsie’nin resmi sitesinin linki:
http://albanianhistory.net/1937_Cubrilovic/index.html
Yukarıda linkini verdiğimiz web sitesinde Robert Elsie amacını şöyle açıklıyor: “Coğrafi ve kültürel bir varlık, bir ulus olarak Arnavutluk, çoğu zaman gizemli ve bir ölçüde yanlış anlaşılmıştır… Bu metin derlemesi, tarihçi ve akademisyenler tarafından sıklıkla göz ardı edilen Avrupa'nın bu köşesine ışık tutmayı amaçlamaktadır. Bu web sitesi, Arnavutluk halkının tarihini ve gelişimini anlamaya katkıda bulunacak tarihi metinlerin bir derlemesidir. Bu eserlerin birçoğu daha önce hiç çevrilmemiştir. Umarım bu tarihi metinler koleksiyonu, Arnavutluk ve Güney Balkanlar'ın tarihi ve gelişimi üzerine daha fazla araştırma için düşünceye ve teşvike yol açacaktır. Geçmişi anlamanın, bugünü anlamanın anahtarı olduğu sıklıkla söylenir. Bu, Balkanlar için özellikle doğru gibi görünüyor.”

Robert Elsie (1950-2017)
***
Değerli Okurlar; Cubrilovic’in memorandum başlığı her ne kadar Arnavutların sürgünü olsa da; sadece Arnavutları kapsamadığını tekrar hatırlamamız gerekiyor. Balkanlardaikinci en büyük etnik nüfus olan Müslüman Boşnaklar da plana dâhil edilmiştir. Bu göç planının daha iyi anlaşılması için Sancak’ta yaşanan “Sjenica ve Şahoviçi Katliamı”nın öncesi ve sonrasına bakmamız yeterli olacaktır.

Bosna-Sancak, 1879
Bosna-Hersek, 93 harbinde (1877-1878) elimizden çıktı. Sancak Bölgesi ise Balkan Savaşları akabinde Sırplar ve Karadağlılar arasında bölüşüldü. 1917 yılında Sancak Müslümanları Sjenica’da Valide Sultan Camii’nde toplandılar. Önde gelen isimlerin tamamı Sırp istihbaratı tarafından sonradan öldürüldü. Sjenica Kongresine katılanlardan son kalan Müslüman Parti Başkanı Dr. Mehmed Spaho, 28 Haziran 1938 yılında bir otel odasında şehid edilince, o döneme ait aşağıda isimleri geçen Sancak liderlerinin tamamı öldürülmüş oldu. Allah’ın rahmeti onların üzerine olsun.
Taşlıca Mehmet İzzet Paşa Bajroviç (Başkan)
Sjenica Ruşid Ef. Spahoviç (ev sahibi)
Tutin Yusuf Ağa Hamzagiç,
Yeni Pazar Rızabeg Muradbegoviç
Şahoviçi Osman Ağa Dizdareviç
Budimlja Hüseyin Ef. Şahman
Bijelo Polje Hilmi Beg Kajabegoviç
Rozaje İlyas Çatoviç
Berane Duljko Ağa Ramhusoviç
Nova Varoş Süleyman Ef. Şeceragiç
Priboj Hüseyin Ef. Hasanbegoviç
Prijepolje Muradbeg Haşimbegoviç

Sancak Vilayeti 1943-1945
SJENİCA TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ:
1) Her şeyiyle bir parçası olduğumuza inandığımız Bosna-Hersek ile tek bir çatı altında birleşmek
2) İşgalci Sırp Devleti içinde yer alınmayacak. Sancak Bölgesinin tamamını içine alacak otonom idare kurulması.
3) Gerekirse İstanbul’a göç edilecek.
Kongre Başkanı Mehmet İzzet Paşa: “Bu taleplerimiz dünya kamuoyuna duyurulur” dedi ancak kısa bir süre sonra işgalci Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dağıldı. Müslüman Boşnakların taleplerini ne dinleyecek, ne de uygulayacak otorite kalmamıştı.

Sjenica Kasabası- Sancak
Yugoslav Rejimi Sjenica Konferansını düzenleyenlerin peşine düştü. Kaçamayanlar düzmece mahkemelerde ağır hapis cezalarına çarptırıldılar. Fakat baskılar bitmedi. Müslüman liderlerden Akif Hacıahmetoviç, 1500 Müslüman Boşnakla birlikte Novi Pazar’da kurşuna dizildi.
1945 yılında Sancak Otonom idaresi feshedildi. Tüm Boşnak okulları kapatılarak ateist eğitim sistemine geçildi. Müslümanların mallarına el konulup talan edildi. Katliam yapan Sırplar; acıdır ki: “Türkleri (Boşnakları) buradan kovacağız” diyorlardı.

Dayton Anlaşması ile Sırp, Hırvat ve Boşnak Kantonları ile üçe bölünen Bosna Hersek, 1995
ŞAHOVİÇİ KATLİAMI
09-10 Kasım 1924 tarihinde Sırplar, Şahoviçi’de Boşnak katliamı yaptılar. Osmanlı kaynaklarındaki ismiyle Akova (Bijelo Polje) şehrine bağlı Şahoviçi Köyü’nde iki bine yakın Sancaklı; kadın, çoluk çocuk demeden katledildi.
Sırp rejimi tarafından yapılan açıklamaya göre; izin verilen(09-10 Kasım 1924) tarihler arasında; iki gün içinde Müslümanları öldürenler hakkında her hangi bir takibat yapılmayacaktı. Dedikleri gibi oldu. Katiller hiçbir ceza almadılar. Federal Yugoslavya’nın hâkimi olan Sırp Devlet rejimi, Şahoviçi Katliamını 35 yıl boyunca Dünya Kamuoyundan gizledi.
Müslüman Sancaklıların Türkiye’ye göç etmesiyle sonuçlanan Şahoviçi Katliamı üzerinden 67 yıl geçtikten -Yugoslavya dağıldıktan- sonra, 1991’de Türk Kamuoyu tarafından öğrenildi.

Aleksandar Ranković (1909-1982)
Müslümanların tamamının Balkanlardan sürülmesi planına sadık kalan Yugoslavya Devlet Başkan Yardımcı ve İçişleri Bakanı Aleksandar Rankoviç’in tek adam olduğu 1950-1966 arasında; Arnavutlarla birlikte, Sancak Boşnakları da Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı. Boşalan topraklara Sırplar yerleştirildi. Dr. Savo Cubrilovic’in 1937 planındaki hedeflerden biri daha gerçekleşmiş oldu.

Sırbistan ve Karadağ arasında paylaşılan Sancak Vilayeti
Osmanlı – Rus, 93 harbi neticesinde Sırbistan’ın genişleme planının önündeki en büyük engel, yazıda konu edilen coğrafi bölgelerde yaşayan Arnavut nüfusun yoğun olmasıdır. Her ne kadar belgenin başlığı Arnavutların sürgün edilmesini içerse de, Çetnik Sırpların genel duruşu tarih boyunca “Od jadrana do Irana, nece biti Muslimana / Adriyatik’ten İran’a kadar Müslüman kalmayacak” düşüncesine dayanmaktadır.
Bizim açımızdan Balkanlar, İslam aidiyeti taşıyan Balkan Türklerini, Boşnak ve Arnavutların tamamını ilgilendiren ortak kaderdir. Müslümanlar olarak geçmişin acılarını nasıl ki birlikte yaşadıysak, geleceğimizi de ancak birlikte inşa edebiliriz.
Not: Aşağıdaki metinde yazarın kurguladığı yazı dili ve cümle yapısına sadık kalınmış olup metin boyunca gerekli görülen parantez içlerindeki açıklamalar, çevirmen notu (Ç.n.) şeklinde yazılmıştır. Örnek: (Memorandum: Hatırlanacak şey veya "muhtıra" anlamına gelen; iç hukuk, uluslararası diplomatik ilişkiler gibi alanlarda farklı amaçlara hizmet eden resmi belge. Ç.n.)
Devamı yarın...
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ