Bütün insanlığı fesat eden Batı medeniyeti ( medeniyeti değil DENİYETİ), kaybettiği ahlakı ve aile yapısını yeniden kazanmak veya en azından kötü gidişi fırenlemek için çareler ararken, biz tam tersine, onların hayat anlayışına ve yaşantısına şiddetle savruluyoruz.
Onların aklıselim bilim ve fikir adamları, yok olmaya doğru giden geleceklerini fark ederek , zaman zaman bizdeki, henüz tümüyle yok olmayan ahlak ve aile yapımıza övgüler düzerken, bizim ülkemizde, aynı değer ve yapılara yıllardır savaş açılmış ve bu savaş aynı şiddette halen de sürdürülmektedir.
Bugün, Müslüman Türk ailesini tehdit eden en büyük tehlike AHLAKSIZLIĞIN YAYGINLAŞMASI ve buna karşı TEPKİSİZLİĞİN ZİRVE YAPMIŞ OLMASI VE HİÇBİR TEDBİR ALINMAMASIDIR.
Milletleri tarih sahnesinden silen bu korkunç hastalığın en mühim araçları da maalesef televizyon ve bilgisayardır. Her eve 24 saat giren, ailelere tümüyle hükmeden, günün tamamında necaset bombardımanı yapan, herkesin kanıksadığı, alışıp bağışıklık kazandığı, emperyalizmin ve siyonizmin en etkili bu iki aracıdır.
Ahlak ve aile yapımız maalesef, büyük ZELZELE ve EROZYONLARLA karşı karşıyadır.
Binbir ahlaksızlık şekil ve çeşitleri arasında, en belirgin, en tahrip edici, en çürütücü olanı da ADALETSİZLİK, ZİNA ve FUHUŞTUR.
Kahredici bir durumdur ki, bu korkunç musibetlerden zina ve fuhuş önündeki tüm engeller bu ülke de tümüyle kaldırılmış, yasal-meşru altyapıya kavuşturulmuş, Müslüman Türk ailesi tamamen korumasız bırakılmıştır.
Yine anlaşılır ve algılanır bir durum değildir ki, bu ülke de her yıl KADINLAR GÜNÜ kutlanır, kadın hakları ve sorunları üzerinde bir yığın yaygara koparılır da, hiç kimse, yetkili yetkisiz, resmi ve sivil hiç kimse, kadın üzerinden gerçekleştirilen zina ve fuhuş tehdit ve tehlikesi üzerinde durmaz. Bırakınız durmayı, bir kelime bile edilmez.
Ait olmadığımız, asla giremeyeceğimiz, girmemizin mümkün olmadığı, mümkün olsa bile asla uygun olmadığı, fıtrat ve tabiatımıza, tarih,kültür, inanç ve kültürümüze aykırı, dünün TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVARI, YEDİ DÜVEL İŞGALCİLERİ olan AB’nin baskıları ile ZİNA SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILMIŞ, bundan sonra ahlaksızlık ve ona giden yollar tavan yapmış, sokaklara, meydanlara,parklara, kamuya ait tüm alanlara yayılmış, taşmış, ulu orta aşuftelik meşrulaştırılmıştır.
2007 de, Yeşiller mensubu bir Batılı yobaz, TUSKON konuşmasında ‘’ilerde İstanbul B.Şehir Başkanının eşc…. olabileceğine şimdiden kendinizi hazırlamalısınız’’ diyecek kadar ileri gidebilmiş, sivil-resmi hiçbir tepki verilmediği gibi, eşc… lere yönelik engellerin kaldırılması yönünde çaba harcanmıştır. Bu güruha ait bir dernek Dünya Bankasından hibe alarak, ebeveynlere yönelik bıroşür bile hazırlamıştır.
Tv. ve gazeteler de bu konuda öncü vazifesi yapmakta, değişik film ve pıroğramlarla ahlaksızlık özendirilmekte, olağanlaştırılmakta ve sevdirilmektedir. İNSAN NEFSİNİN HAZIR OLDUĞU TÜM SAPKINLIKLARIN ÖNÜ AÇILMAKTADIR.
Bu ülke de, üç yüz kişi ile temasını anlatan kitap yazan bir bayan muallime görevinde kalabilmiş, gurup ahlaksızlık CD’ leri satan birisi hakkında, ‘’yasalarda suç değildir’’ kararı verilebilmiştir.
Yine bu ülke de, şehit kanları ile sulanmış bu İslam toprağında , bir derneğin araştırmasında, yüz bin f… olduğu ifade edilmiştir.
Sinema, internet, Tv. dizi ve filmlerde ahlaksızlık çarşaf çarşaf sergilenmekte, en masum dizilerde bile, aralara gayri ahlaki ilişkiler sokuşturulup, insanımıza BAL AMBALAJLI ZEHİR İÇİRİLMEKTEDİR.
İktisadi, sosyal , kültürel ve toplumsal alanlarda ki diğer ahlaksız ilişkiler de bunlara eklenince, topyekün bir imha hareketi ortaya çıkmakta ve geleceğimizi tehdit etmekte, karartmaktadır.
Bütün bu vahim olup bitenler karşısında merkezi ve yerel resmi yetkililer, sivil toplum kuruluşları ve bir bütün olarak millet nezdinde, korkunç bir sessizlik sürmekte, en ufak bir tepki verilmemekte, münferit olaylar olarak görülüp, ateş düştüğü yeri yakmaktadır.
Bu mevzu PARTİLER ÜSTÜDÜR. İktidarı ve muhalefetiyle, mecliste bulunan AKP-CHP ve MHP gibi partiler başta olmak üzere, meclis dışındaki en küçük partiye kadar, tüm sivil toplum örgütleri ve tek tek herkesi ilgilendiren, sorumlu kılan bir meseledir. Yangın kapıya dayanmış, bir çok eve girmiştir. Herkes üzerine düşeni yapmalı, hukuki mücadelesini yapmalı, tepkisini vermelidir.
Sadece zina ve fuhuş değil,başta ADALETSİZLİK, FUHUŞ ve ZİNA olmak üzere topyekün tüm ahlaksızlıklara karşı…
Daha fazla geç kalmadan ve EYVAHHH DEMEDEN!!....
