Terör devam ettikçe yanar hep ciğerlerimiz.

Başka hiç bir şeyin tadı tuzu kalmaz,

Gelince bir şehit haberi,

Dağlanır yüreklerimiz.

Hepsinden acı olan da,

Siyasi hesapları, terörün önüne almamız.

Yani, siyasi ikbal ve istikbalin, terörün de, her türlü değerin de önüne geçmesi.

1980 Öncesi de öyleydi.

O döneme yetişenler çok iyi bilir.

Ülke kan gölü, taptaze gençler birbirini katlediyor, gencecik bedenler toprağa seriliyor, Türk Türk’ü, Müslüman Müslümanı, kardeş kardeşi öldürüyordu. Aynı vatanın evlatları birbirine düşman kesiliyordu.

Siyasiler ise, birbirini yemeye, terör üzerinden birbirlerini suçlamaya, terör üzerinden pirim yapmaya, cenazelerin üzerine basarak oy ve vekillik hesapları yapmaya, parti, ideoloji, oy, siyasi ikbal ve istikbali; terör  ve kaybedilen canlardan önemli görmeye devam ediyor, ülke her alanda batarken, partiler bir araya gelemiyor, bu parçalanmışlık ve dağılmışlıkla, iç ve dış hain plan ve hesaplara hizmet ediyorlardı.

Maalesef günümüzde de öyle oluyor.

Yine siyasiler bir araya gelemedi.

Ne koalisyon ile ne de  irade beyanı  ile teröre karşı yekvücut olamadılar.

Ülke ve millet menfaatini, parti ve kişisel vekillik hesaplarının önüne alamadılar.

Hem terör planlayıcılarına, hem de iç ve dış bağlantılarına hizmet etmiş, onları sevindirmiş oldular.

Bu kadar canlar giderken, hala birbirlerine sataşmaya, suçlamaya devam ediyorlar.

Hatta, sık sık anketler yaparak, şehitleri değil, oy hesabı yapıyorlar.

Canlar giderken, anket yapmayı, oy oranını izlemeyi anlayamıyor, ahlaka ve asgari insanlığa sığdıramıyorum.

Bırakın anketi, bırakın oy hesabını. Canlar gidiyor beyler, milli servetler heba ediliyor. Ocaklara ateş düşüyor, feryatlar yükseliyor. Tek yürek, tek yumruk olun.

Ve hep beraber bu oyunu bozun.

İslam Alemi üzerindeki, BOP’un son operasyonunu başarısız kılın.

Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de bu oyunu bozamadınız. Hatta alet olup, şer güçlerle ittifaklara girdiniz. Bunca Müslümanın kanı ve namusu kirlenirken, yanlış tarafta oldunuz.

Bari son kale Türkiye’de bir ve beraber olunuz.

Oy anketi değil, vahşi teröre karşı sıtırateji geliştiriniz.

Vekil olma peşinde değil, ülke ve millet davası peşinde koşunuz.

Cani şebekesi ve siyasi paydaşlarının; önce tüm belediyeleri, sonra da 80 vekil süpürmelerini, bu hale nasıl geldiklerini, nerede hata yapıldığını, yıllardır süregelen yanlışların ne olduğunu, kendi elimizde ve avucumuzda nasıl büyüdüklerini, biz çözüm süreci, demokratikleşme, analar ağlamasın derken, onların ne yaptıklarını düşünün!

Ey cani şebekesi ve siyasi paydaşları!

Düşünemez, muhasebe yapamaz, akledemezsiniz ama başınızı iki elinizin arasına bir kez olsun alın ve düşünün!

Yani, aklınızı başınıza alın. Emperyalist ve siyonistlere, BOP’a, Irak ve Suriye’de uşak ve maşa oldunuz. Şimdi de bu topraklar da, şehit kanlarıyla sulanmış öz yurdumuzda, yurdunuzda oluyorsunuz.

Döktüğünüz kanda boğulacak, eninde sonunda, şimdi sizi destekleyen aynı mihraklar tarafından vurulacaksınız. Anlayın artık.Tarihten ders alın.

Saddam Hüseyin’in, tamamen suçsuz iken, İran’a saldırtıldığını, o zaman da arkasında  Batı vahşilerinin  olduğunu,dönüp dolaşıp, aynı mihraklarca katledildiğini, koca bir Irak’ı bölüp parçalayıp, insanlık tarihinin en vahşi katliam, işkence, taciz ve tecavüze maruz bırakıldığını hatırlayınız.

Bundan ders ve ibret alınız. Batı’nın yıllarca kullanıp kendine hizmet ettirdiği, sonra da KALDIRIP ATTIĞI Mübarek’i, zamanında en büyük ortak ve maşaları olan İran Şah’nı, 1979 İslam inkılabından sonra, ülkelerine sığınmacı olarak bile almadıklarını hatırlayınız. Ders ve ibret alınız.

Hem millet olarak hem de tüm siyasiler olarak ders alalım, ibret alalım.