Halit Çelikoğlu ağabeyimizle, ilk ne zaman, nerede ve nasıl tanıştınız? 1991 yılında, Yeni Sakarya gazetesinde ‘Sakaryalı Sanatçılar’ üst başlığıyla haftalık söyleşilere başlamıştım. İşte Şair-Romancı Faik Baysal, Fotoğraf Sanatçısı Hüsnü Gürsel, Hikâyeci-Romancı Hatice Bilen Buğra, Ressam Aydın Bilgin, Şair Ömer Emecan ile filan söyleşi yapıp yayınladığımı hatırlıyorum. Öykücü Necati Mert ile de otuz bir A4 boyutunda 31 sayfa tutan uzun upuzun bir söyleşi yapmış, değişik bir sebeple yayınlanamamıştım, çok sonra kısaltarak yayınlayabildim. İşte o günlerde, yakın dostum, ağabeyim, Adapazarı’nın Şeyhülmuharririn’i Abdullah Çelik, bir gün elinde bir şiir kitabı, çıkageldi: Bir Sevgi İstiyorum. Yazarı: Halit Çelikoğlu. Fahri, yakın dostum Halit Çelikoğlu’nun bana imzaladığı kitabını sana hediye ediyorum. Halit, sizdendir, yani Manav’dır, Yukarıdereköylü’dür. Yirmi senedir İstanbul’da yaşıyor. Çok da iyi insandır, dedi. Benim, bir Adapazarlı olarak, Adapazarlı Halit Çelikoğlu’ndan haberdar oluşum böyle oldu. 1996 yazında o günkü adıyla Adapazarı Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne getirildim. Birim olarak her sene 1 Aralık’ta Sakaryalı Sanatçılar Gecesi düzenlemeye başladım. İstanbul’da yaşayan Halit Çelikoğlu Ağabey ve Faik Baysal Amca’yı araç gönderip getirtiyordum. Halit Çelikoğlu ile o günlerde başlayan dostluğumuz, 2012’deki vefatına kadar, aralıksız sürdü. Ayrıca sık sık mektup yazdığı kişilerden biri de bendim zannediyorum. İşte bunlardan birisi: 19.09.2008 tarihli, Vasiyet Mektubumdur diye başlıyor.

Bir dönem, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı idiniz. Halit Ağabeyin Sakarya’ya her gelişinde, Kültür Dairesine, sizlere ziyarete geldiğini biliyoruz. Siz aynı zamanda bir portre yazarısınız. Yakından tanıdığınız, dostunuz Halit Çelikoğlu nasıl biriydi? Adını duyduğum 1991’den vefat ettiği 2012’de kadar geçen 21 senede Halit Çelikoğlu ağabeyle, en az yirmi bir kere oturup konuşmuşluğum vardır. Bir grup arkadaşımla, benim yayın yönetmenliğimde on bir sene yayınladığımız Irmak Dergisinde, 26. Sayıda (Şubat 2003) yayınlanan çok geniş bir söyleşi yapmışlığım, 2005’te Aykar Otel lobisinde geniş bir belgeselini çekmişliğim, 2006-2007’de bir buçuk sene üzerinde çalışıp hayatını kitaplaştırmışlığım, 04 Nisan 2008’de-çok şükür sağlığında- ses sanatçıları Hayri Şahin ve Bekir Ünlüataer’in, onun şarkılarını seslendirdiği, adına bir gece düzenlemişliğim vardır. Şükrederim.

SAKİN KİBAR BEYEFENDİ VEFALI VE MÜTEVAZI BİRİYDİ

Nasıl mı biriydi aziz dostum Halit Abi? Bir kere son derece kibar ve beyefendiydi. Sakin ve kontrollü biriydi. Vefalıydı. Adapazarı’na hele de yazları sık sık gelir, yeğeni Nevzat’ta kalır, sonra şehre iner, bana, çok sevdiği dostları Pervin Cumhur’a ve gazeteci Abdullah Çelik’e, teyzesinin torunu gazeteci Necdet Güngörsün’e uğramaya çalışırdı. Adapazarı, özellikle Yukarıdereköy sevdalısı biriydi. Islama köfte ve kabak tatlısını severdi. Ömrü önceleri Düzce, sonraları İstanbul’da geçtiği için Adapazarı’nda fazla dostu ve anısı yoktu. Konuştuklarımız daha çok Zeki Müren, Yusuf Nalkesen, Necdet Tokatlıoğlu gibi müzik dünyasına aitti. Bir de çocukluğunun Yukarıdereköyü’nü, doyamadığı babasını ve annesini anlatırdı. Kendisine daima sahip çıkan yeğeni Nevzat Köseoğlu’ndan sevgi ve teşekkürle söz ederdi. Esasında kendisi de büyük bir şöhret sahibi olduğu halde son derece mütevazıydı. Eskilerden, özellikle de yazdığı şarkı sözlerinin yazılış sebeplerini anlatmaktan hoşlanırdı. Bir de söyleyip söylememekte tereddüt ettiğim bir şey var: Son yıllarında yalnızdı. Çok yalnızdı. Ona son yıllarında çok ama çok sahip çıkan yeğeni Nevzat Köseoğlu’na, şehrim adına, müzik dünyası adına, Türk milleti adına, hassaten, çok ama çok teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun.

Kendi kitapları olsa da çok az sanatçının hayatı sağlığında kitaplaştırılmıştır. Siz de onun hayatını kitaplaştırdınız ve “Şarkıların Nabzındaki İsim; Halit Çelikoğlu” başlıklı bir kitap yayınladınız. Bu kitabın öyküsünü ve tanıtım gecesini anlatır mısınız? Az önce 2005’te Aykar’da Halit Abiyle ilgili geniş bir söyleşi yaptığımı söylemiştim. O söyleşiyi yaparken fark ettim ki, Halit Çelikoğlu’nun hayatı mutlaka kitaplaştırılmalı. O günlerde SBB Büyükşehir Kültür Dairesi Başkanıydım. Bağlı olduğum Genel Sekreter Yardımcımız Rıdvan Duran’a bu fikrimi açtım, sağ olsun, tamam abi, hazırla, yayınlayalım, dedi. 2006 başlarından itibaren kitap üzerinde çalışmaya başladım. Bir buçuk seneyi aşkın süre üzerinde çalıştık Halit Abiyle. Adapazarı’nda ve İstanbul’da birçok buluşmalar, çalışmalar. Yüzlerce anı, yüzlerce belge, yüzlerce fotoğraf, yüzlerce notaya alınmış şarkı sözü… Hepsini koymamız mümkün olmadı tabii. Değişim Yayınları sahibi İsmail Aydın dostumun da çok katkısı vardır o kitaba. Grafik tasarım baskı.

KİTABINI YAYINLAYIP VEFA GECESİNİ YAPTIĞIMIZDA ÇOCUKLAR GİBİ MUTLUYDU

2008 Ocak ayında SBB Adapazarı Kitaplığı’nın 21’nci eseri olarak yayımlandı kitap. Halit Abiyi görmeliydiniz, çocuklar gibi mutlu oldu. 04 Nisan 2008 tarihinde biz SBB Kültür Dairesi olarak, Halit Abiye ve kitabına, Adapazarı AKM’de bir tanıtım programı düzenledik. Onun isteği ve görüşmesiyle, onun şarkılarını çok iyi okuduğu ve dostları olan Hayri Şahin ve Bekir Ünlüataer de geldi sahne aldı. Çok güzel bir geceydi. Halit abi çocuklar gibi şen ve mutluydu o akşam. Biz de hem SBB olarak hem bu şehrin bir yazarı olarak, Adapazarlı bir sanatçıya sağlığında bir nebze vefa göstermenin mutluluğu ve onurunu yaşamış olduk.

Son olarak özel bir anınızdan bahsetmenizi istirham ediyorum; Halit Çelikoğlu'ndan dinlediğiniz, bir şarkı güftesinin hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Çok var da. Yirmi senedir hafızamın bir köşesinde saklı her biri. Hepsini kitaba tüm açıklığıyla yazamadık zaten. Gereği de yok. Hele bir tanesi var ki büyük kızı Beratiye Çelikoğlu beni mahkemeye vermekle tehdit etti. Ben de bunları ben uydurmadım, rahmetli babanız anlattı, bende ses kaydı var, mahkemede ispatlarım, buyurun verin, dedim. Neyse ben Beratiye kardeşimi de severim, Halit Abinin diğer çocuklarını da. Hepsi bizim, hepsi değerli. Elimde belgeler, ses-video kaydı olsa da insan olarak onun, onların üzülmelerine gönlüm el vermedi, vermez. Beratiye yeğenime, o şarkının hikâyesini hiçbir yerde anlatmama sözü verdim. Sözümde de duracağım, duruyorum. Başka bir şarkı sözünün hikâyesini anlatayım. Bu günkü anma programının başında sevgili Ahmet Pekşen, açılış konuşmasında Halit Abinin Bir Sevgi İstiyorum şarkısının sözlerini okudu, sağ olsun. İyi de etti. O ünlü şarkının yazılış hikâyesini anlatayım sizlere. Sizler hepiniz bu şarkıyı radyolarda televizyonlarda izlerken, ne müthiş bir aşk hikâyesi diyor ve muhtemelen sevdiğiniz birini düşünüyor olmalısınız. Haklısınız elbette.

‘BİR SEVGİ İSTİYORUM’UN ÇOK ŞAŞIRTICI YAZILIŞ ÖYKÜSÜ

Bakalım işin aslı nasılmış. Halit Çelikoğlu’ndan dinleyelim: Bir akşam yazı işleri müdürü olarak çalıştığım Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nden çıktım. Sene 1979. Türkiye’nin anarşi-terör belasıyla boğuştuğu yıllar. En çok da İstanbul. Her gün üç-beş üniversiteli genç anarşiden öldürülüyor. Bahçelievler’de oturuyorum ya. Yürüyerek Vezneciler’e geldim. Belediye otobüs durağında kuyruğa girdim. Kuyruk uzun, otuz kırk metre. Başka semtlerin kuyrukları da var. Hepimiz otobüs bekliyoruz, evlerimize gideceğiz. Derken sol tarafta bir gürültü oldu. Döndüm baktım, dört-beş üniversiteli, parkalı genç, bizim gibi kuyruktaki bir gence saldırdılar. Nasıl dövüyorlar ama o genci, görmek lazım, tekme tokat, zavallı çocuğun ağzı burnu kan içinde kaldı. Yerde yuvarlanıyor, kafasını elleriyle korumaya çalışıyor, diğer beş kişi de futbol topuna vurur gibi onu tekmeliyorlar. Ben saf Manav’ım ya, dayanamadım, o zavallı çocuğu korumak için ‘ne yapıyorsunuz siz, utanmıyor musunuz tek başına birini dövmeye?’ diyerek ayırmaya çalıştım. Biri kolumdan çekti, ‘sen bu işe karışma, bu sağ-sol kavgası. Arada sen de … yoluna gidersin’ dedi. Her şey bir iki dakika içinde oldu bitti. Üniversiteli gençler, öfkeleri dinince çekip gittiler, geride yerlerde sürünen ağzı burnu kan içinde biri kaldı. Çok hazin bir sahneydi. O sırada bizim otobüs geldi. Bindik. Çok kalabalık. Ancak ayakta yer bulabildim. Bir elim demirlere tutunmuş vaziyette, gidiyoruz eve doğru otobüste. Düşündüm kendi kendime: ‘Bu anarşiyi, bu ölümleri, bu kardeş kavgasını ne durdurabilir? Ancak çok kuvvetli bir sevgi’ diye düşündüm. Bir yandan otobüs yol alırken, diğer yandan ben cebimden kâğıt kalem çıkardım, sözler gelmeye başladı içimden, not aldım sadece:

Bir Sevgi İstiyorum

Yılları durduracak

Güneşi doğduracak

Dünyamı dolduracak

Bir sevgi istiyorum

Deli gibi sevecek

Ömür boyu sürecek

Gözlerimde tütecek

Bir sevgi istiyorum

Halimi anlayacak

Derdime katlanacak

Benimle ağlayacak

Bir sevgi istiyorum

SEVGİ DOLU GÜZEL BİR YÜREĞİN SAHİBİ BİR GÖNÜL ADAMI

Sonsöz: Halit Abi, gerçekten de gönül dostu, sevgi dolu, güzel bir yüreğin sahibiydi. Türk Müziğinin Cumhuriyet tarihindeki en çok ve en popüler şarkılarının söz yazarı Halit Çelikoğlu büyüğümüzü, vefatının 14’üncü yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz. İyi ki Serdivan Yukarıdereköylü. İyi ki hemşerimiz. İyi ki büyüğümüz ağabeyimiz dostumuz. Onunla iftihar ediyoruz. Kendisine Fatihalar gönderiyoruz. Mekânı cennet olsun. Eşi Gülay yengemizle çocukları Beratiye, Koray, Aykut ve Ayça’ya da sağlıklı huzurlu bereketli seneler diliyoruz. Bu anma programının düzenlemesinde bana yardımcı olan, başta mekan sahibi yeğeni Nevzat Köseoğlu kardeşime, programımızı başarıyla yöneten, ikramların da sahibi iş insanı vefalı yürek Ahmet Pekşen kardeşime, Halit Abinin Adapazarı’na her gelişinde mutlaka uğradığı dostu-kardeşi Pervin Cumhur’a, Çelikoğlu’nun sözlerini yazdığı eserleri seslendiren bestekâr icracı Abdullah Uysal, ses sanatçısı Hidayet Yiğit kardeşime… Adapazarı şehir kültürünün temel direkleri olan sizlere, gelip bugünü güzelleştirdiğiniz için ayrı ayrı teşekkür ediyor, ayaklarınıza sağlık diyorum. Sağ olun var olsun…

Fahri Tuna - Halit Çelikoğlu, Adapazarı (2005) ve İstanbul’da (2006).

Adapazarı AKM’de düzenlenen Halit Çelikoğlu Gecesi. 04 Nisan 2008. Soldan: Selami Hatipoğlu (Edirne Cumhuriyet Başsavcısı), Atilla Arkan (SBB Genel Sekreter Yrd.), Bekir Ünlüataer (sanatçı), Halit Çelikoğlu (şair), Fahri Tuna (yazar, SBB Kültür Dairesi Başkanı), Hayri Şahin (sanatçı).