Allah aşkına, şu Müslüman diye adlandırılan!!! ülkelerin başındakilere bakınız. Suriye’ye kimi çağırıyor, ne olur, gel vur diyorlar? Bu güne kadar girdikleri ve vurdukları ülkelerde neler yaptıklarını, neye hizmet ettiklerini bile bile. Bu vahşi, bir damla petrol için binlerce Müslüman kanı akıtmaya hazır küresel katil sürüleri, her nerede Müslüman ve mazlum katlettiyse, müttefikleri, ortak ve işbirlikçileri hep Müslüman geçinen ülke idarecileri. Daha dün Irak’ta, bunu çok acı bir şekilde görmedik mi? Tarihte bize okutulan Moğol vahşetinin 21.yüzyıl versiyonunu, çok ama çok daha barbar bir şekilde Irak’ta uygulayan ABD, İngiltere ve Batılı müttefikleri, ne acı ve ne kahredici bir ZİLLETTİR Kİ, bu işgal, katliam, en alçak tecavüz, taciz ve işkencelerini, Müslüman ülkelerin sözde liderleri ile yapmadılar mı? Bu lanetli Haçlı sürüleri, Irak’ı bölüp parçalayıp, sınırımızda bir bölücü, yeni bir izrail, ikinci bir çıban başı oluşturup, mezhep kışkırtıcılığı yaparak, kardeşi kardeşe doğratmadılar mı? Irak coğrafyasını yakıp yıkıp, taş üstünde taş, beden üstünde baş bırakmayacak şekle sokmadılar mı? 
Müslüman Irak halkını, yine komşusu Müslüman ülke idarecilerinin desteğiyle fare öldürür gibi öldürmediler mi? Felluce’den yükselen feryatları, Müslüman Irak kadınlarının çığlıklarını ne çabuk unuttuk. Aynı mezalimi Afganistan’da, yine Müslüman ülke yöneticileri desteğinde yapmadılar mı? Irak ve Afganistan’da küresel eşkiyaların, kana susamış kuduzların müttefiki, ortağı, işbirlikçisi yine Müslüman ülkelerin başındakiler değimliydi?
60 Yıldır ve halen, İzrail’in Filistin işgal ve soykırımını, yine bölge Müslüman devlet başkanları desteğinde yapmıyorlar mı? Mursi’yi niye devirdiler? Libya’yı aylarca havadan bombalayıp, Kaddafi’yi hunharca katlettirenlerin bölgesel müttefikleri kim oldu? Şimdi de, aynı sözde Müslüman ülke idarecileri, ABD ve Batılı paryaları Suriye’ye çağırmıyorlar mı? Ta ilk günden beri, ne olur gel vur. Biz de her türlü desteği verelim demiyorlar mı? Kahreden, utandırıp yerin dibine batıran bir ZİLLETLE, ABD ve ŞIMARIK ÇOCUĞU İZRAİL’e karşı savaşması gerekenler, tam tersini yaparak, ABD ve İzrail ile birlikte Müslüman ülkelerde kan dökmüyorlar mı?
Emperyalist ve Siyonist terör devletlerine karşı değil de, onlarla birlikte Müslümanlara karşı savaşmıyorlar mı? Şu hale bakınız ki, Mısır’da seçilmiş iktidara karşı darbeyi, Müslüman ülke baronları ile yapıyor, onlara finanse ettiriyorlar. Suriye’de Türkiye’nin müttefikleri, Mısır’da darbecilerin yanında ve arkasında değil mi?
Daha dün, darbeci SİSİ’ye, ABD ve İzrail kuklası diyenler, bir hafta geçmeden, darbeci Sisi’nin patronu ABD’yi, Suriye’ye çağırıyor, işbirliği yapıyor, Suriye’ye vuracaklar diye seviniyor, alkışlıyor, her türlü yardıma hazırız diyorlar.
Mısır darbesini ve darbecilerini unutturarak ve gündemden düşürerek. Mısır’da sürek avının bütün şiddetiyle yapıldığı bir zamanda. Sanki, bir hafta önce ki Sisi’nin patronu ABD, imana geldi. Bir hafta da kurtarıcı melek oldu.
Aynı ABD ve Batı, daha dün Gezi parkında, kimi destekliyor, kime karşı darbe yapmaya çalışıyordu? Bunu bilerek, görerek ve yaşayarak, buna rağmen bu gün ne halde, kimlerle beraberiz? Hem kimyasal silah inceleme heyeti, henüz tetkikini tamamlamadan, yargısız infaz yapıyorlar. Aynısını Irak’a yapmamışlar mıydı? Irak’a, kimyasal silah yalanı ile girip, sonra ‘’yokmuş’’ deyip, numara çekmediler mi? Zilletin ( aşağılığın, horluğun, hakirliğin ) bu kadarı da olabilir mi? Fahruddin-i Razi; ‘’ZİLLET ON KISIMDIR. DOKUZU YAHUDİLERDEDİR’’ der.
Galiba bu dokuza, Müslüman ülke idarecileri de dahil oldu. S.Arabistan despotu gibiler. Müslümanlar; idarecileri ile bu kadar zillete, aşağılanmaya, horlanmaya, hakir görülmeye hiç düşmediler. Üç seneden beri Suriye’de sadece despot iktidar sahipleri katliam yapmıyor ki. Muhaliflerin içinde de işbirlikçi Müslüman ülke ve Batı destekli katil sürüleri bolca yok mu?
Ramazan el Buti’yi cami kürsüsünde hunharca katledenler, Şam müftüsünün oğlunu öldürenler, alevi Sünni testi ile insanları katledenler kim? Her türlü silah ve lojistik desteği bölge işbirlikçileri öncülüğünde Batı’dan alanlar kim?
Elli küsür SÖZDE MÜSLÜMAN ülke liderleri bir araya gelip de, iktidar ve muhalefetin barbarlığına dur diyemedi, kardeş kavgasını durduramadı da, Müslümanları zilletin en alçağına düşürecek ABD, İngiltere, BM ve İzrail ile işbirliği yapıp, Suriye’ye çağırıyorlar. Hem de ısrarla ve tekrar tekrar. Kaldı ki, emperyalist kan emiciler hala, sadece savunma sistemlerini vurma ve sınırlı harekat yapma yönünde açıklama yapıyorlar.
Yani, olası bir Suriye karşı saldırısında, İzrail’e vurabilecek silah imkanlarını ortadan kaldırma peşindeler. Sınırlarımıza ve Malatya’ya yerleştirilen füze kalkanı ve patriotlara rağmen kaçabilecek füzelere karşı hala İzrail’in güvenliği peşindeler. 2.5 Yıldır Suriye’de devam eden vahşet karşısında takındıkları umursamaz tavrı örtme ve bir kez daha ‘’insanlığın hamisi, kurtarıcısı ‘’ payesini üstlenme ve İMAJ DÜZELTME hesabI yapmaktalar.
Hesap ve vicdanlarında ölen yüzbinler yok. İktidarda muhalefette kazansa, esasında ikisinin de ilelebet kaybettiği, 50 yıl ayağa kalkamayacak, iskelete dönmüş, bitmiş ve tükenmiş, kazananı sadece izrail olacak, Batı ve İzrail mandasında parçalanmış, lime lime olmuş bir Suriye peşindeler ve amaçlarına ulaştılar. Yahu, İslam alemi bu kadar zillete nasıl düşer?
Zilleti yasaklayan, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyi men eden bir dinin mensupları bu hale nasıl düşer? Her alanda İslam’ın tüm emirlerinin tersini yapan bir ümmet idaresi nasıl vuku bulur? Zilletiniz çekilmez ve dayanılmaz oldu, ey ümmetin önündekiler. Size bakan, eğer Kur’an ve Sünnet’ten haberi yoksa, onlara ulaşıp okumadıysa, bırakınız Müslüman olmayı, dinden çıkar ve en büyük İslam-Müslüman düşmanı olur.
Irak’ta Allah aşkına bu Batılı paryalardan ne kazandınız? Afganistan’da ,Filistin’de, Libya’da,Cezayir’de, Sudan’da,Mali’de, bütün bir Afrika’da, Mısır’da, Kıbrıs’ta ne kazandınız? Irak’ta 2 milyon insan öldü, Suriye’de 100 bin.
Aynı rakamları tutturmak, dengeyi sağlamak için mi müdahale istiyorsunuz? Suriye’nin bölünmesi, güneyimizde yeni bir Kuzey Irak oluşması, güneyden bölücü ve ayrılıkçı kuşatmasına maruz kalmamızın ayak seslerini duymuyor musunuz?
ALLAH AŞKINA, SURİYE’YE ÇAĞIRDIĞINIZ BATILI MÜTTEFİKLERİNİZİN ZULMÜ, ESAT’TAN DAHA MI AZ? FARKLARI NE? Suriye; önceki günahlarımızın, zalimlerle işbirliğinin karşılığı olacak bir ceza ile hepimizin boğulacağı, içinden çıkılamaz bir bataklık olmasın. Umarız ki, bu yazı yayınlandığında müdahale gerçekleşmiş, iş işten geçmiş, bu yazının anlam ve önemi kalmamış olmasın. Mazlumların, sessiz milyonların sesi, kimsesizlerin kimsesi için baş tacı ettiklerimiz, bizimkiler….
AMAN DİKKAT !!!!