İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi, İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinli mahkumların idam edilmesini öngören yasa tasarısını, 25 Mart’ta kabul etmiş, yasa önerisi oylama yapılabilmesi için Knesset’e (İsrail Parlamentosu) sunulmuştu.

Ne yazık ki Filistinli mahkumların idam edilmesini öngören yasa tasarısı, 48’e karşı, 62 kabul oyuyla Knesset (İsrail Parlamentosu) tarafından kabul edildi. İsrail’de faaliyet gösteren Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi (Adalah), idam yasasının iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunacağını açıklasa da Yüksek Mahkeme’den kanunun iptali yönünde bir karar çıkacağını zannetmiyorum.

İdam yasasının mimarları arasında yer alan İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in, oylama sonrasında İsrail Parlamentosu’nda verdiği şampanyalı sevinç görüntüleri, İsrail Terör Devleti’nin nasıl aşağılık bir zihin yapısına sahip olduğunu, alenen ortaya koymuştur.

Skandal yasanın İsrail tarafından kabul edildiği duyulur duyulmaz, uluslararası kamuoyunda hiçbir itibarı olmayan Bir-leş-miş Milletler Cemiyeti başta olmak üzere, dünyanın dört bir yanından, idam yasasının yürürlükten kaldırılması yönünde, açıklamalar da gelmeye başladı.

Ayrıca, direktörlüğünü reformist kadın Haham Noa Sattath’ın yaptığı, İsrail’in en prestijli sivil toplum kuruluşu olan “İsrail Sivil Haklar Derneği (ACRI)” de yasanın iptali için mücadele edeceklerini açıkladı.

Bu vahşet yasası, dünyanın vicdan sahibi halklarının ve siyasetçilerinin vereceği tepkiler sayesinde, bir ihtimal, durdurulabilir.

Eğer, İslam dünyasının zerre-i miskâl kadar bir onuru var ise Filistin halkının, siyonizmin dar ağaçlarında, idam edilmesine müsaade etmemelidir.

Unutulmamalıdır ki aslında dar ağaçlarında asılacak olan Filistinli mücahitlerin mübarek bedenleri değil, Müslümanların onuru ve şerefi olacaktır.

Artık, kelâmın da kalemin de tükendiği son noktadayız…