Konuşma bozulduysa, yüz kaydıysa veya kol tutmadıysa beklemek değil, 112’yi aramak gerekir.
Bazı hastalıklarda beklemek, tedavinin önüne geçer. İnme bunların başında gelir.
Evde biri aniden konuşamaz hale geldiyse, yüzü kaydıysa, kolu ya da bacağı tutmadıysa yapılacak ilk iş kolonya aramak, limon sıkmak, tansiyon düşürmeye çalışmak ya da “biraz uzansın geçer” demekdeğildir. İlk iş 112’yi aramaktır.
Nöroloji pratiğinde en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Hocam, sabah biraz konuşmasıbozuldu ama geçer sandık.” Ne yazık ki inmede bazen iyi niyetli bekleyiş bile hastanın aleyhineçalışır. Çünkü kaybedilen süre, bazı tedavi seçeneklerinin de kaybedilmesi anlamına gelebilir.
İnmeyi nasıl fark ederiz?
İnmeyi akla getiren en pratik işaret yüz-kol-konuşma üçlüsüdür. Kişiden gülümsemesini isteyin; yüzün bir tarafı kayıyor mu? İki kolunu kaldırmasını isteyin; bir kol aşağı düşüyor mu? Basit bircümle tekrar ettirin; konuşması peltek, anlamsız ya da bozuk mu?
Bu sorulardan birinin cevabı “evet” ise beklemek doğru değildir. 112 aranmalıdır.
Ani görme kaybı, çift görme, dengesizlik, yürüme bozukluğu, şiddetli baş dönmesi, vücudun birtarafında uyuşma-güçsüzlük veya daha önce yaşanmamış ani ve çok şiddetli baş ağrısı da inmeaçısından ciddiye alınmalıdır. Özellikle başlangıç aniyse, “birazdan düzelir” düşüncesi tehlikeliolabilir.
“Geçti” sandığımız şey bazen uyarıdır
Bazı hastalarda konuşma bozukluğu, kol güçsüzlüğü ya da yüzde kayma kısa süre içinde düzelebilir. Hasta “iyiyim, hastaneye gitmeyelim” diyebilir. Aile de rahatlayabilir. İşte bu nokta yanıltıcıdır.
Bu tablo geçici iskemik atak olabilir. Halk diliyle söylemek gerekirse, beyin bazen büyük felçten önceküçük bir alarm verir. Alarm susmuş olsa bile risk tamamen geçmiş sayılmaz. Bu nedenle belirtidüzelse bile acil değerlendirme gerekir.
Saat neden bu kadar önemli?
İnmenin bir kısmı damar tıkanıklığına bağlıdır. Uygun hastalarda ilk saatlerde pıhtı eritici tedavigündeme gelebilir. Bu tedavi herkes için uygun değildir; önce beyin görüntülemesi yapılır, kanamaolup olmadığına bakılır ve hastanın güvenlik koşulları değerlendirilir.
Burada önemli nokta şudur: Süre, hastanın şikâyeti fark ettiği andan değil, en son normal görüldüğüandan hesaplanır.
Örneğin sabah 07.00’de uyandığında eşinin sağ kolunun çalışmadığını fark eden bir hasta yakınıdüşünelim. Eğer hasta gece 02.00’de normal konuşuyorduysa, tedavi kararı sabah 07.00’ye göre değil, gece 02.00’ye göre değerlendirilir. O beş saatlik fark, bazen tedavi planını değiştirir.
Bu yüzden ambulans ekibine ve acil servise “en son ne zaman normaldi?” sorusunun doğru yanıtınıvermek çok değerlidir.
Anjiyo ile pıhtı çıkarma ne demektir?
Bazı inmelerde tıkanıklık beynin büyük damarlarından birindedir. Böyle seçilmiş hastalarda, anjiyoyöntemiyle damarın içine girilerek pıhtının çıkarılması gündeme gelebilir. Tıbbi adı mekaniktrombektomidir; halkın anlayacağı ifadeyle, pıhtının girişimsel yöntemle temizlenmesidir.
Bu bilgi şunun için önemlidir: “4,5 saat geçti, artık hiçbir şey yapılamaz” düşüncesi her zaman doğrudeğildir. Bazı hastalarda daha geniş zaman aralıklarında da tedavi değerlendirmesi yapılabilir. Amabunun şartı aynıdır: Vakit kaybetmeden doğru merkeze ulaşmak.
Evde ne yapılmalı, ne yapılmamalı?
• Ağzına yiyecek ya da içecek vermeyin.
• Bilinci bozuk hastaya su içirmeye çalışmayın.
• Tansiyonu kendi kendinize düşürmeye çalışmayın.
• Rastgele kan sulandırıcı ilaç vermeyin.
• “Biraz uyusun, geçer” diye beklemeyin.
• Özel araçla zaman kaybetmek yerine 112’yi arayın.
Bir hastaya pıhtı eritici tedavi, bir hastaya anjiyo, bir hastaya yoğun bakım takibi, bir hastaya isebambaşka bir yaklaşım gerekebilir. Buna evde değil, hastanede ve hızlı değerlendirme ile karar verilir.
İnmeden korunmak mümkün mü?
İnmede erken müdahale çok önemlidir; ama asıl hedef, inmeyi hiç yaşamamaktır. Tansiyonyüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği, sigara, hareketsizlik, obezite ve bazı ritim bozukluklarıinme riskini artırır.
Özellikle düzensiz kalp ritmi olan kişilerde doktorun önerdiği kan sulandırıcı tedavinin düzenlikullanılması hayati önem taşıyabilir. İlaçları aksatmamak, kontrolleri geciktirmemek ve yaşam tarzınıdüzenlemek yalnızca rakamları düzeltmek için değildir; beyni korumak içindir.
İnme geçiren hastalarda ise erken rehabilitasyon, konuşma, yürüme ve günlük yaşam becerilerininyeniden kazanılmasına katkı sağlayabilir. İnme sonrası hayat bitmez; ancak erken müdahale ve doğrutakip, hayatın yönünü değiştirebilir.
Son söz
İnme bazen sessizce değil, çok açık konuşur: yüz kayar, kol düşer, söz bozulur. Böyle bir anda evdekiherkesin ne yapacağını bilmesi gerekir. Panik faydasızdır; hızlı hareket ise hayat kurtarabilir.
Konuşma bozulduysa çay demlemeyin. Yüz kaydıysa “geçer” demeyin. Kol tutmadıysa komşuyudeğil, 112’yi arayın.
Çünkü inmede zamanında aranan 112, bazen hastanın hayatını ve kalan hayatının kalitesini değiştirir.
Dr. Orkun Zorsu
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Ani yüz kayması, konuşma bozukluğu, kol-bacakgüçsüzlüğü, görme bozukluğu, dengesizlik veya ani şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerde 112 aranmalıve acil değerlendirme yapılmalıdır. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.
Kaynak: Yeni Sakarya gazetesi