İbadetlerin gizlilik içinde yapılması gerektiğini bilmeyenimiz yoktur.
Hiç şüphesiz bu gizlilik; fiziki anlamda dört duvar arasında, bir odaya saklanıp, kimsenin görmeyeceği bir yerde yapılması anlamına gelmemektedir ve asla bu değildir.Tam aksine bu anlamda alenidir.
Gizlilikten maksat; ibadetin GÖSTERE GÖSTERE yapılmaması, desinlere, REKLAMA, gösterişe, ŞOVA dökülmemesi, Allah rızası dışında hiçbir maksada alet edilmemesidir. Yani, İHLAS ile yapılmasıdır.
Bu pirensip; İslam adına ve ALLAH için yapılan, gerek ferdi ve gerekse toplumsal ibadetlerin tümü için geçerlidir.
Yani, yaptığımız ibadetlerin cinsi ne olursa olsun, onu gösterişe, reklama, desinlere, şova, herhangi bir dünyalık elde etme vasıtasına-aracına dönüştürülmemesidir. Karşılığında dünya menfaati beklenmemesi, yalnız ve yalnız Allah rızası güdülmesi, yani ihlas ile hareket edilmesi, en ufak bir riyaya alet edilmemesidir.
RİYA; ‘’ iş , söz ve davranışlarda, eylem ve faaliyetlerde gösterişe yer verme, bir iyiliği veya salih bir ibadeti-ameli Allah rızasını kazanmak niyetiyle değil, insanların beğenisini-takdirini kazanmak için yapma’’ anlamı taşımaktadır. Riya yapana da RİYAKAR veya MÜRAİ denmektedir.
Riya; insanlar arasında maddi ve manevi nüfuz, şan ve şöhret, maddi-dünyevi çıkar için yapılır.
Riyanın her çeşidi AHLAKSIZLIK olduğu halde, ibadetlerde, salih amellerde riyakar olmak ÇOK DAHA BÜYÜK ahlaksızlıktır.
İbadetlerin riya, yani, gösteriş, desinler, reklam, şov, dünyevi herhangi bir çıkar sağlama amacıyla yapılmaması, yani ihlastan uzaklaşılmaması hakkında birçok ayet mevcuttur. Bu yazımızda sadece birkaç tanesinin isim ve numaralarını vermekle yetineceğiz. Zira, ayetleri açıklamak uzmanlık sahamız değildir. Merak edenler; Bakara: 264, Nisa: 38, Enfal: 47, Ma’un: 6’ya bakabilir, mealinden anlamalarına ulaşabilirler.
Bizlerin, yani, İslami İlimlerde ihtisas sahibi olmayanların daha kolay anlayıp yorumlayabileceği, peygamberimizin hayatı, icraatları, söz ve davranışlarıdır. Yani Hadisleridir.
Mevzu ile ilgili birkaç Hadisi sıralayalım:
*Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, KÜÇÜK ŞİRK, yani riyadır. ( Tırmizi,Hudut,24 ) *Her kim DUYULSUN diye bir iş işlerse, Allah onun kıymetsizliğini duyurur. Her kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, Allah da onun gösteriş yapmasını ve değersizliğini ortaya çıkarır. ( Müslim, Zühd,38 ) *Şüphesiz riya şirktir. ( İbn Mace,Fiten,16 ) *Gösteriş için oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren kimse Allah’a şirk koşmuştur. ( et-Tergib ve’r-Terhib,1,32 ) *İ NSANLARA DUYURMAK İÇİN BİR AMEL İŞLEYENİ, ALLAH KIYAMET GÜNÜNDE İNSANLAR ÖNÜNDE TEŞHİR EDER. GÖSTERİŞ İÇİN BİR AMEL İŞLEYENİ, ALLAH KIYAMET GÜNÜ İNSANLAR ÖNÜNDE REZİL EDER. ( Müslim 4/2289 )
Yaygın olarak herkesçe bilinen, ‘’SAĞ ELİN VERDİĞİNİ-YAPTIĞINI, SOL ELİN DUYMAMASI’’ İlahi pirensibi tüm ibadet, amel ve eylemlerimiz için geçerli ve en mühim İSLAMİ ÖLÇÜDÜR.
Savaşta bile, canını ortaya koyan bir kimsenin, Allah rızası değil de, ‘’kahraman desinler, gösteriş,yaranma,nam ve şan ‘’ için bunu yaptığında, şehit olamadığı gibi, günah içinde gittiği, bütün İslami sohbet ve vaazlarda anlatılagelmektedir.
Bütün bu Ayet ve Hadislerden hareketle, günümüze dönüp baktığımızda, DURUM TAM BİR FECAATTIR.
Riyaya, gösterişe, desinlere, reklama, şova, dünyevi beklentilere, siyaset ve politikaya alet-malzeme etmediğimiz neredeyse tek bir ibadet,iş,amel,söz ve davranış kalmamıştır.Namaz, Cuma,Oruç, İftar, Bismillah, Allah, Allahu Ekber, Hac,Umre, hizmetler,yaptıklarımız, yardımlar ve benzeri, akla ne gelirse hepsini bir şekilde riya, gösteriş ve dünyalığa malzeme-alet yapmışızdır.
Özellikle iftarlar, bundan nasibini en çok alanlardandır. Fakir fukaraya yardımlar da öyle.
Kurum ve kuruluşlar yardım yaparken, tüm gazete ve kameraları çağırıp, adeta, ‘’ bakın ben- biz yardım yapıyoruz, şu kadar yaptık’’ demekte, olayı tamamen riyaya, gösterişe, beğeniye dökmektedirler. Yardım ettikleri insanları da teşhir ederek.!!
Bir meşhur derneğimiz bunu çok fazla, ifrata kaçacak şekilde ve belki de iyi niyetle çok çok yapmış, sonra başına binbir bela gelmişti.Haketmediği, isnatların belki de aslı olmadığı halde.Ama, belki de, yardımları çok gösterişe malzeme ettiği için.
Zira Allah’ın ADALETİ ASLA ŞAŞMAZ. Gün gelir tecelli eder.
Netice olarak, hiçbir ibadet, iş,eylem,söz ve davranış riyaya, gösterişe, desinlere, reklama, şova, dünyevi herhangi bir maksata alet edilemez, edilmemelidir.
Tam aksi yapıldığı ve yaşandığı için, ALLAH’IN GAZABININ YAKIN OLMASINDAN endişe ediyor, korkuyorum.Zira, mutlak bir belaya müstehak olunur. Allah korusun, er geç olunacaktır.Irak, Afganistan, Karabağ, D.Türkistan, Filistin, Bosna, Arakan ve benzeri bir çok yerde yaşananlar, Müslümanların yaşadıkları bize ibret ve ders olmalıdır.Biz onlardan daha az mı günahkarız?
Aklımızı başımıza alalım.Titreyip kendimize dönelim.
Yeniden MÜSLÜMAN olalım.