Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) seçimlerini izlerken yalnızca bir meslek kuruluşunun seçim sürecine değil, iş dünyamızın temsil kültürüne ilişkin önemli bir sınava da tanıklık ettik.
Şehrimizin ticaretine ve sanayisine yön veren, büyük işletmeleri yöneten, önemli yatırımlara imza atan iş insanlarından beklentimiz yalnızca ekonomik başarı değildir. Sermayeleri büyüdükçe düşüncelerinin de gelişmesini, ticari başarılarının yanında entelektüel birikimleriyle, nezaketleriyle ve toplumsal sorumluluklarıyla da örnek olmalarını bekleriz.
Ne var ki son SATSO seçimlerinde ve önceki seçim dönemlerinde kamuoyuna yansıyan bazı görüntüler, bu beklentilerimizi yeniden sorgulamamıza neden oldu.
Aynı komitede, aynı sektörde faaliyet gösteren, birbirinin meslektaşı olan insanların bir meclis koltuğu uğruna sert tartışmalara girmesi, birbirlerine yönelik kırıcı ifadeler kullanması ve rekabetin zaman zaman nezaket sınırlarını zorlayan bir noktaya taşınması gerçekten düşündürücüdür. Elbette seçimlerde rekabet olacaktır. Ancak rekabetin de bir ahlakı, eleştirinin de bir sınırı vardır. Sermayenin büyüklüğü, insanın büyüklüğünü göstermez. İnsan milyonlar kazanabilir, büyük şirketler yönetebilir, yüzlerce kişiye istihdam sağlayabilir. Fakat bütün bunlar, insan ilişkilerinde nezaketli olmanın ve rakibine saygı göstermenin yerini tutmaz. Ekonomik başarı başka, şahsiyet ve temsil kültürü başkadır.
Bir seçim kazanmak uğruna kullanılan dil, sergilenen tavırlar ve rakiplerle kurulan ilişkiler, adayların kamuoyu nezdindeki algısını doğrudan etkiler. Çünkü insanlar yalnızca kimin kazandığına değil, bu yarışın nasıl yürütüldüğüne de bakar. Burada mesele yalnızca kimin kazandığı, kimin kaybettiği değildir. Asıl mesele, iş insanlarının kendilerine ve kurumun büyüklüğüne yakışmayan tavırlar sergilemesidir. Demek ki sadece siyasette değil her koltuk mücadelesinde saygılı ve ölçülü olunmalıdır.
Seçim dönemlerinde Sakarya'nın kalkınmasından, sanayisinin gelişmesinden, ticaret hacminin büyütülmesinden ve şehrimize yeni yatırımlar kazandırılmasından söz edilmemesi ayrıca düşündürücüdür. Şehrin kalkınmasını gerçekten önemseyen bir anlayış, ortak aklı öne çıkarır. Maalesef değil ortak akıl birbirine hakaret edenleri bu seçimde gördük. Bütün bu mücadele Sakarya'nın ekonomik geleceği için mi veriliyor, yoksa kişisel nüfuz ve menfaat arayışları için mi?
Büyük işletmelerin sahipleri önemli davetlere çağrılıyor, protokollerde yer alıyor ve şehir hayatında kendilerine özel bir konum atfedilebiliyor. Görünen o ki bugüne kadar kendilerine gösterilen itibar bundan sonra aynı şekilde gösterilmeyecek.
Bir koltuğa ulaşmak için verilen mücadele, insanın itibarını zedeleyecek bir noktaya taşınmamalıdır. Zira makamlar geçicidir; insanların birbirleri hakkında edindikleri izlenimler ise çok daha uzun süre yaşayabilir.
Bu seçim sürecinin beni en çok düşündüren yönlerinden biri de gençler üzerindeki etkisidir. Gençlere dürüstlüğü, emeğin değerini, rekabetin ahlakını ve başkasının hakkına saygı göstermeyi anlatıyoruz. Onlardan üretmelerini, iş kurmalarını, başarılı olmalarını ve şehirlerine katkı sunmalarını istiyoruz.
Gençlere yalnızca nasihat ederek örnek olamayız. Onlara nasıl mücadele edileceğini, nasıl kazanılacağını ve başarıya ulaşırken hangi değerlerin korunması gerektiğini davranışlarımızla da göstermeliyiz. Sakarya'nın gençleri, ekonomik başarının yanında nezaketin, dürüstlüğün ve toplumsal sorumluluğun da mümkün olduğunu görmelidir. Güçlü olmanın başkasını küçültmek anlamına gelmediğini, rekabet etmenin düşmanlık gerektirmediğini öğrenmelidir.
SATSO seçimlerinde görev alanlardan beklentimiz de budur. Yaşanan tartışmalardan gerekli derslerin çıkarılması, seçim sürecine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi ve kurumun itibarını güçlendirecek bir anlayışın benimsenmesidir.
Açık söylemek gerekirse, yaşananları izlerken Sakarya adına ve iş dünyamız adına üzüldüm. Çünkü Sakarya'nın adının üretimle, sanayiyle, başarılı girişimlerle ve ortak akılla anılmasını istiyorum. SATSO seçimlerinde görev üstlenenlere başarılar diliyorum. Sakarya'nın daha büyük fabrikalara, daha güçlü işletmelere ve daha fazla sermayeye ihtiyacı var. Fakat bunların yanında daha olgun, daha nezaketli, daha sorumlu ve ortak menfaatleri kişisel hesapların üzerinde tutabilen iş insanlarına da ihtiyacımız var.
SATSO seçimleri geride kalacaktır. Bugün yaşanan tartışmaların yerini yarın yeni gündemler alacaktır. Ancak bu süreçten çıkarılması gereken ders açıktır. Rekabetin sınırlarını korumak, üyelerin iradesine saygı göstermek ve kurumun itibarını kişisel hesapların üzerinde tutmak gerekir.
Sakarya'nın ihtiyacı, birbirini yıpratarak yükselmeye çalışanlar değil; farklılıklarına rağmen bir araya gelip şehrin geleceği için çalışabilen insanlardır.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ