Adalet nedir, herkese karşı eşit olmak durumu mu?
Sizce nasıl adil olunur. Hiçbir farklılığı gözetmeksizin mutlak eşitliği uygulayarak mı?
Eğer evet öyledir diyorsanız ben sizin gibi düşünmüyorum kıymetli okur.
Adalet hak edene hak ettiği ne ise onu vermektir bence.
Yani dikeni kesmek, güle ise su vermektir.
Kim hangi eylemiyle neyi hak ediyorsa ona uygun bir sonuçla karşılaşması gerekliliğidir adalet.
Aksi halde dikene de su vermiş olursun, ki diken zaten azgın bir bitkidir güle hayat hakkı tanımaz bir zaman sonra.
Tıpkı kötülerin, engellenmedikleri zaman iyileri susturdukları ve bastırdıkları gibi.
O nedenle sevgili okur,
Adalet ile merhameti karıştırma. Bu ayrım emin ol aslında çok önemli bi ayırım.
Adalet ile merhametin farklı şeyler olduğu ayrımı toplumumuzca henüz tam olarak anlaşılmış değil bence.
Bu toplumun içinden çıkan yöneticilerimiz ve hatta mahkemelerimiz dahi doğal olarak bu ayırımı bazen yapamıyor ve adalet terazisinde kantarın topuzunu kaçırıyorlar.
Ama toplumun ortak vicdanı, yaşanan adaletsizlikleri hep kaydediyor buna olan inancım ise tam.
"Lafı geveleyip durma, ağzındaki baklayı yutma çıkar" dediğinizi duyar gibiyim.
Evet aynı şeyleri düşünüyoruz. Malum fon krizi olarak tanımladığımız yeni nesil nur topu gibi bir soyguna daha şahitlik ettik her birlikte. Eskiden bu suçlara "cürm-ü meşhud" derlerdi. Yani şahit olunan göz önünde işlenen alenen gerçekleştirilen suçlar.
Alenen milletin alın terine ve birikimine el uzatılıyor. Ancak bu durumda dahi hırsız senden mi benden mi ayrımı yapılıyor maalesef.
Hırsızlıkla suçlanan kişi karşı taraftan ise yaka paça kodese.
Ama aynı iddiaya bizden, sözüm ona "bizim mahalleden" biri muhatap olursa, görevden affını sağlamak bile bir lütuf ve erdem olarak lanse ediliyor.
Hani biz "hırsızlık yapan kızım ayşe dahi olsa elini keserim" diyen peygamberin ümmetiydik.
Biraz da zülfüyare dokunarak sorayım.
Yoksa çoğu değerimiz gibi adaletimiz de mi lafta?
Kalın sağlıcakla…
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ