Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü müfettişlerini illere dağıtarak evliliklerini bitiren, babalarının emekli aylıklarını alma hakkı kazanan aileleri takibe almış. 
Boşandıkları eşleriyle birlikte yaşayıp yaşamadıklarını araştırıyor.
İsteyerek ya da istemeyerek neticede resmen boşanmışlar ve karı-koca olma vasfını kaybetmiş olanların, bu haktan yararlanması sanırım bir ihtiyaçtan doğuyor.
Eğer gelirleri yerinde ve geçim sıkıntısı gibi bir derdi olmasa, niye ayrılsın çiftler…
İstemeye istemeye yapılan ayrılıktan kaynaklanan şartların bu hale getirdiği çiftleri, hafiye gibi takip ederek ya da iyi niyetli olmayan kişilerin iftiraları ile SGK imkanlarından mahrum bırakmak, hangi sosyal devlet anlayışına sığar…
Karı kocayı birbirine düşman etmek midir, verilen üç kuruşun karşılığı…
Bu nasıl bir anlayış…
Vatandaşını yalancı durumuna sokan, yanlış uygulamanın kaldırılacağı ve çiftlerin ayrılmalarına rağmen birlikte yaşama hakkının ellerinden alınamayacağı görüşü giderek kuvvet kazanıyor.
Bu hal müfettiş mağduru pek çok aileyi sevindireceği gibi, üzerlerine yüklenen ve karşılanması son dereci güç, hatta imkansız bir maddi yükü de ortadan kaldıracaktır…
Böylece çoluk çocuk sahibi aileler, ölen babalarından kaynaklanan haklarını kullanmada rahata erecek.
Oysa “Gelir-gider” durumu ön plana alınsa, sorun çözülür.
Aileleri perişan eden yoksulluğun getirdiği bu çirkin ortam da düzeltilir.
Aileler rahatlar.
Nitekim öyle olacağından söz ediliyor.
Dileğimiz, kulağımıza gelen olaylardan kaynaklanan üzücü aile facialarının bir an önce devlet eliyle düzeltilmesinden yanadır.
Aksi halde ihtiyaç sahibi aileleri onursuzlaştırma eylemi, devlet eliyle sürüp gider…