SUYU BAŞINDAN KESELİM

Erol Köse; İzmit’te belediye başkanı olarak başladığı siyaset hayatına sonraki senelerde milletvekilliğini de eklemiş olan ve hem komşu şehrin Belediye başkanı, hem de şehrimizden evli olmasıyla Adapazarı’nda  tanınan bir siyasetçidir.

Hayatı boyunca yaşadıklarını  yakın tarihlerde yayınladığı  kitapta  bir araya topladığını duyunca uzun yıllar idari ve siyasi hayatın içinde bulunmuş olan bu insanın anılarını okuma arzusu ile kitabı temin edebilmek için kendisine bir mesaj yollayıp ricada bulunduk, kendisi hemen cevap verme nezaketinde bulundu ve  yollayacağını söyledi.. Gelen kitabı  okuyunca gerçekten çok renkli ve değerli anılar yanında kayda değer bilgilere  ulaştık.. Bunlardan biri olan ve şehrimizi çok yakından ilgilendireni  sizlerle paylaşarak belediyelerimizin de dikkatini çekmeye çalışacağız.                                                      

Bizim içme suyu  ve gölden bahseden yazılarımızda  şehrimizin su probleminin çözümü için önerdiğimiz şeyler arasında , gölden su almak yerine Kartepe yamaçlarındaki akarsuların bir araya toplanacağı küçük barajcık ve gölcüklerin  birbirine bağlanması ve oradan şehire yapılacak bir bağlantı ile kaynağından alınmış temiz suyun şehire verilebileceği, bu suretle hem temiz su sağlanmış olacağı, hem de daha aşağılara akmasına izin verilse göle varmadan yolu kesilerek şişelere doldurulup piyasaya satılacak suyun,kaynağında toplanıp şehir ihtiyacına sunulma imkânı bulunduğu vardı.O gazeteler bizde mevcuttur.’Akıl için yol birdir’ derler ya boşuna değilmiş..Sayın Köse ilk başkan seçildiğinde İzmit şehri büyük bir su sıkıntısı içinde imiş.. Bu konudaki bilgileri kendi kitabından  aktaralım, kitapta Erol beyi bir başkasının ağzından dinliyoruz:            

                                                            
                             
                                                     SU
  

1970’li yıllarda İzmit’in en önemli sorunlarından biri susuzluktu. Birçok mahalleye,günün belirli saatlerinde su verilebiliyordu.Başkan,bu sorunun çözümü için çalışmalara başladı.Samanlı Dağları doğal su kaynakları ile biliniyordu.Önemli olan bu suları kentin kullanımına sunabilmekti.Başkan,konunun uzmanlarına danıştı.İncelemeler yapmalarını ve proje hazırlamalarını istedi.Proje hazırlandı.Maliyeti 50 milyon liraydı.Önce,Belediye Meclisi’nin onayının alınması,daha sonra İmar İskan Bakanlığı,Maliye Bakanlığı ve İller Bankası’ndan mali kaynak sağlanması gerekiyordu.

Belediye meclisi üyeleri proje açıklandığında önce bıyıkaltından sonra açıktan gülmeye başladılar.Belediye bütçesi 27 milyondu,bunun iki katı olan bir projeye akılları yatmıyordu.Başkan”mali kaynak bulacağım,siz yeter ki onay verin” dedi, Meclis onay verdi..Merkezi Yönetimden su için yapılacak yatırımlara destek veriliyordu.      Başkan gerekli temasları kurdu ve proje ihaleye çıkarıldı.İhaleyi kazanan yüklenici su kaynaklarını inceledikten sonra Başkan’ın yanına geldi.”O kaynaklara ne malzeme ne de işçi çıkaramam” diyordu..Başkan yükleniciyi ikna etti, sonra dağdaki su kaynaklarını yüklenici ile birlikte havadan görüp incelemek üzere 15.Kolordu komutanlığından Helikopter desteği istedi ve sağladı..Ertesi gün,Başkan ve yüklenici,Kolordu Hava Tabur Komutanı Yarbay Kemal Köroğlu’nun kullandığı helikopterle “Keltepe” adıyla bilinen zirveye çıktılar..Sonra tek tek su gözelerini incelediler.Yüklenici ikna edildi ve işe başladı,ama bir süre sonra pes etti.Belediye,kısmen taşaron da kullanarak projeyi kendi imkânlarıyla gerçekleştirmeye çalıştı,önce araç ve gereçleri ulaştıracak yollar açıldı.Sonra tüneller açıldı,su boruları döşendi,su gözeleri kaynaklarla birleştirildi,suyun akışı ana yola,ana kanala doğru yönlendirildi .Ancak maliyet te çok artmıştı.Açığın karşılanması için yeni para kaynakları arandı.Tüpraş,Petkim başta olmak üzere kent civarındaki fabrikalara su satılmak üzere bağlantılar kuruldu,paralar alındı..İzmit’in su sorunu o gün için çözülmüştü.. Kente gelen su o günkü ihtiyacın çok üzerindeydi. Oysa komşu belediyeler ve köylerin de su ihtiyacı vardı.Belediye olanakları ile buralara da boru döşenerek su verildi.Keltepede 8 ayrı kaynaktan çıkan sular birbirine bağlanmıştı.Ancak şebekeye bağlanmamış daha birçok kaynak vardı.Bu kaynakları da daha sonra değerlendireceklerdi..                                                


Kitaptan yapacağımız alıntı bu kadar. En sonda ne deniyor, “şebekeye bağlanmamış daha birçok kaynak vardı”…. İşte o kaynaklar bugün göle akamıyor, su şişeleme işletmelerine akıyor, Adapazarı şehir halkı da bundan üç ay önceki gibi kuraklık olunca yağmur yağsın diye duaya çıkıyor, ve göle akıp orada çevre tesirleriyle kirlenen suyu bir miktar arıtılmış olarak içebiliyor..

UZUN LÂFIN KISASI : İzmit’in Keltepe (Kartepe)’de  yaptığını Sapanca arkasında  kalan yamaçlarda biz de yapsak suyun yolunu dağlarda kesip gölün dibine serilecek 3 bin metre civarında uzunlukta bir boru hattıyla gölbaşı Adasu pompa istasyonuna  yollayıp şehir şebekesine bağlasak  hem temiz ve bol su temin etmiş , hem de bugün için bol kar ve yağmur sayesinde ağzına kadar dolmuş olan göl gene geçen yılki gibi kurursa şehrin susuz kalmasını önlemiş oluruz..