Çıkma teklifi aslında bir ilişkinin başlangıcından çok, belirsizliğin sonudur.
Flört döneminde insanlar birbirini tanımaya çalışırken bir yandan da, "Biz neyiz?" sorusunun görünmez gerginliğini taşır.
Birlikte geçirilen güzel zamanlar, uzun telefon konuşmaları, sabah günaydın mesajları, gece uyumadan önce edilen sohbetler... Her şey vardır. Ama adı yoktur.
İnsan zihni adı konulmayan şeylerle pek iyi anlaşamaz. Çünkü belirsizlik, hayal gücünü çalıştırdığı kadar kaygıyı da besler. Bu yüzden flört döneminde kişiler yalnızca birbirlerini tanımaya çalışmaz; aynı zamanda karşı tarafın niyetini de çözmeye çalışırlar.
Bir mesajın süresi anlam kazanır. Bir cümlenin sonundaki nokta bile yorumlanır.
Bir gün eksik ilgi gösterilse, akla onlarca ihtimal gelir.
Çünkü ortada netleşmiş bir ilişki değil, ihtimaller vardır.
Oysa ilişkiye isim konulduğunda zihin sürekli ihtimalleri hesaplamayı bırakır ve duygular daha rahat yaşanır. İnsanı yoran çoğu zaman sevgi değil, belirsizliktir.
İşte bu nedenle çıkma teklifi yalnızca romantik bir jest değildir. Aynı zamanda bir netlik beyanıdır. "Seni seçiyorum" demenin, "Bu hikâyede yerin belli" demenin başka bir şeklidir.
Bazı insanlar ilişkinin zaten yaşandığını, bu nedenle çıkma teklifinin gereksiz olduğunu düşünür. Ancak insan ilişkilerinde önemli olan yalnızca ne yaşandığı değil, yaşanan şeyin taraflar tarafından nasıl tanımlandığıdır.
Zira tanımı yapılmamış ilişkilerde herkes kendi gerçeğini yaşar. Biri geleceğe dair planlar kurarken diğeri sadece anı yaşıyor olabilir. Biri bağlanırken diğeri hâlâ seçeneklerini değerlendiriyor olabilir.
İşte sorun da tam burada başlar. İlişkinin adı olmadığında beklentilerin de adı olmaz. Beklentilerin adı olmadığında ise hayal kırıklıkları sessizce büyür.
Bugün birçok insanın yaşadığı şey sevgisizlik değil; tanımsız ilişkilerin içinde kaybolmuş olmaktır. Ne tam bir ilişkinin içindedirler ne de dışında. Ne gidebilirler ne de kalabilirler.
Bu yüzden çıkma teklifi basit bir soru gibi görünse de aslında iki insanın aynı sayfada buluşup buluşmadığını gösteren önemli bir adımdır.
Aşk yalnızca heyecanla büyümez, güvenle büyür. Güven ise belirsizliğin değil, netliğin olduğu yerde filizlenir.
Belki de bu yüzden insanlar hâlâ o cümleyi duymak ister: "Benimle çıkar mısın?"
Bazen tek bir cümle, aylarca süren soru işaretlerinden daha değerlidir. İnsanın ihtiyacı sadece sevilmek değil, karşısındaki insanın hayatındaki yerini de bilmektir.
Sevgilerimle…
Mail: [email protected]
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ
