Yıllardan beri Sakaryaspor’da seçim zamanları hep aynı senaryolar yaşanıyor ancak bu seferki çok farklı. Borç aldı başını gidiyor. Aslında takıma sahip çıkacak isimler vardı fakat onlar da adaylıktan çekildiler. Bir ara Tuncay Şanlı heveslenmişti ama borçları görünce vazgeçti. Daha sonra Ali İnci sesleri yükseldi; ondan da net bir hamle gelmeyince o ihtimal de ortadan kalktı. En son Seyfettin Selim ile görüşüldü, o da "Borçlar çok" diyerek vazgeçti.
Kimse Sakaryaspor’a el uzatmıyor. Ne yalan söyleyeyim, Sakaryaspor’un işi iyice çıkmaza girdi. Taraftarlar merak ediyor ve "Yok mu bu kulübü borçlarıyla üstlenecek bir babayiğit?" diye soruyorlar. Şu ana kadar çıkmadı, bu saatten sonra çıkar mı? Zor gibi...
Yazık, çok yazık! Bu şehirde yaşa ama Sakaryaspor yok hükmünde debelensin... Futbolcular gitti, alacaklılar kapıda. Birilerinin bu işe el atması lazım; yoksa koskoca Sakaryaspor avuç içi kadar kalacak. Şu anda tek çıkar yol, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın hamle yapması. Sayın Valimizin de bu süreçte ön ayak olmasını bekliyoruz. Yoksa Sakaryaspor sahaya bile çıkmadan güm diye 3. Lig’e, oradan BAL’a derken amatöre kadar düşer. Yani Eskişehirspor, Bursaspor ve diğer köklü takımlar gibi aynı kaderi paylaşır.
Gerçi madalyonun diğer yüzü de var: Gün gelir Amatör Şampiyonu olursun, BAL’a çıkarsın; sonrası 3. Lig, 2. Lig derken Bursaspor’un şu an yaptığı gibi yeniden 1. Lig’e çıkıp Süper Lig’i kovalarsın. Ama bu süreç en az 5 yılı alır. Tabii o zaman borçsuz ve kuvvetli bir şekilde lige devam edersin.
Bana "Bu kadar karamsar olma" diyecekler. Nasıl karamsar olmayayım arkadaş? Daha doğacak çocuğun adı belli değil! Yakın bir zaman zarfında Sakaryaspor’a sahip çıkacak bir babayiğit aranıyor. İnşallah en kısa sürede bulunur da "Sakaryaspor Harekâtı" başlar; hem futbolseverler hem de ben çok mutlu olurum.
Hoşça kalın, esen kalın değerli okuyucularım.
