Ada treni ve ölüme terk edilen Türk Ticaret Bankası binasıyla ilgili düşüncelerimi dile getiren çok sayıda uyarı mahiyeti taşıyan yazılarım olduğunu, bizi takip eden okurlarımız hatırlayacaklardır.

Konu aralıklı da olsa ilin gündemine getiriliyor…

Bu defa da öyle olmalı ki MHP Belediye Meclis üyesi Erkal Etçioğlu bir kez daha bu iki önemli konuyu taşımış Büyükşehir Belediye Meclisi’ne son oturumda…

Bilinir ki Ada treni günün koşuları gereği bu ilde işçisi, öğrencisi, esnafı tüccarı, genci yaşlısıyla toplumun her kesimini yakından ilgilendiren ve yerine getirilmesi kaçınılmaz bir olaydır…

Böyle olmasından kaynaklanan talepler durmak bir yana, giderek kabına sığmaz hale geldi, düştü meydanlara, açıldı halkın imzalarına…

Köşelere taşıdık sürekli olarak…

Oldu oluyor, geldi geliyor diye halk sürekli avutuldu anlaşılan ki henüz olumlu bir adım atılmış değil…

Sorun hep olduğu yerde çakılı kaldı…

Düğümü çözecek bir sihirli kılıç ehli yerine, toplumu afyonlayan anlayıştır alıp başını giden…

Etçioğlu, geçmişe dayalı tecrübesiyle zaman zaman yaptığı gibi bu iki önemli konuya çekmiş dikkatleri…

Neden böyle yapıyor Etçioğlu!

Biliyor ki halkın ilin en önemli iki eksiği giderilsin…

İlkinde 7’den 70’e halk sevinsin, ikincisinde ilin bir büyük ayıbı giderilsin…

Diyoruz ki müze şimdilik kalsın şöyle bir kenarda…

Ama tren Gar’dan başlasın seferlere…

Bunu önünde engel olarak ne varsa kalksın, kaldırılsın…

Biz niye oy verip belediye başkanları seçiyoruz, milletvekilleri gönderiyoruz TBMM’ye

İşte bunlar halledilsin, göz ardı edilmesin, halkın haklı talepleri yerine getirilsin diye…

Gel gör ki ve de ara ki bulasın!

Başka illerin vekilleri vızır vızır çalışırken bizimkiler girip kol kola bu ilde 7’den 70’e herkesin ama herkesin beklentisi olan Ada treni konusunda kolunu dahi kıpırdatmayıp, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nu halkın ve medyanın önüne yuvarlıyorlar.

Niye yalnız bırakılır belediye başkanı, bu hayati konuda bir başına…

Sadece siyasetçiler mi suçlu bu konuda…

O büyük Sakarya lobisini her zaman dile getiririz…

Nerededirler ve ne iş yaparlar!

Ülkenin gündeminden bir an dahi düşmeyen gönül adamı Ergün Atalay ki Cumhurbaşkanı’nın en yakınında ve yanındayken, bu hayati konuyu ve halkın ölesiye talebini, niçin ve neden konuşmaz…

Eski Türk-İş Başkanı Salih Kılıç niye çıkarmaz sesini…

Türkiye Ziraat Odaları Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve Fırıncılar Federasyonu Genel Başkanı Halil İbrahim Balcı gibi etkili ve yetkili başkanlar, Ankara Sakaryalılar Derneği ve benzer güç kaynakları e güne duyuyorlar!

Sadece koltuk ve makam doldurmak için mi otururlar dayalı döşeli odalarında…

Halkın feryadını, toplumun figanını hiç mi duymazlar!

Niye koymazlar taşın altına ellerini!

Yazık, hem de çok yazık!

Elin oğlu değil, kendi hükümetimiz iki kıtayı denizin altından birleştirirken siz Gar ile Mithatpaşa arasındaki birkaç kilometrelik hattı yerin altına aldıracak güçten yoksunsanız, ne işiniz var orda…

Şehri böyle bir başına ve yalnız bırakamazsınız…

Doğu-Batı, kuzey-Güney hattına döşenecek raylı sistem gerçekleştirmek yerine, çağ dışı bir ulaşım anlayışıyla trafiği içinden çıkılmaz hale getiren eski-yeni tüm başkanlar trenin Gar’dan kalkmamasının vebalinden kurtulmak için, tren seferlerinin merkezden başlatılması adına tüm güçlerini kullanmak zorundadırlar…

Sanırım Erkal Etçioğlu’nun feryat ve figanının altında bu anlayış yatmaktadır…

Olur mu diyeceksiniz…

Ümitsiz olmak bize yakışmaz…