Sakaryaspor daha ilk maçta bitirdi final işini…

İkinci karşılaşmada skor farklı oldu.

Bundan daha doğal bir şey olamazdı zaten…

Şimdi geldik finale…

Finallerin takımı aslında Sakaryaspor

Kiminde başarılı oldu, kiminde zirveye çıktı…

İzmir’de aynı hocayla çıktığımız final maçını kaybetmiştik…

Şimdi değişen bir şey yok… Aynı hocayla yeni bir finale gidiyoruz…

Bu defa şartlar lehimize görülüyor…

Çünkü bu ligin üstünde bir takım olduğunu inandığımız Sakaryaspor’un yenemeyeceği hiçbir takım yok grubunda…

Ancak bilinir ki futbol sürprizlere açık bir oyundur…

Rakip sahada 1-0 kazanıp, kendi sahasında 2-1 kaybetmesi neyi gösteriyor…

Onun için tedbirli olmak zorundayız…

Finale kalmanın sevincini aşırıya vardırmak doğru değildir hiç kuşkusuz…

Bayrampaşa’yı farklı yendikten sonra saha ortasında başkanı da yanına alıp oyunlar oynamak ne kadar doğrudur…

Bunu şuna yormak lazım…

Çoktandır özlediği, beklediği, ümit ettiği bir başarının ayak sesleridir bu coşkulu hal…
Esas mutluluğu ve Çark Caddesi’ni zafer gecesinde renklendirmeyi final sonrasına bırakmak gerekir…

Sakarya bir futbol kentidir…

Henüz nokta konmadan lige, aşırı sevinç yarar değil, zarar getirebilir…

Dikkatli olalım, hazırlıklı olalım ve Sakarya’ya yakışır bir final günü yaşayalım…

Bu duygularla yeşil siyahlı ekibi bugünlere getiren herkese ve her kesime “yeşil siyah laleler “gönderelim Bizim Bahçe’den…

NOT: Bugün aslında şehir adına en büyük eksiklik olan yatırımlarıyla gözümde ve gönlümde farklı bir yer edinen Tunatan efsanesiyle, ilimizin Karadeniz’e açılan kapısı Karasu’nun kıyılarını temizleyen gençleri dile getirmek istiyordum.
Ama Ada treni ve Sakaryaspor konusu girince devreye, bu iki konuyu sonraki güne bırakmak zorunda kaldım…