*Bu müdahaleyi(Yemen) Suudi Arabistan ve ittifak yaptığı güçlere atfetmek yanıltıcı olur. Bu aslında ABD’nin müdahalesidir. Zira, uçaklarını ve mühimmatlarını ABD’nin verdiği, subaylarını ABD’nin yetiştirdiği bir ülke Suudi Arabistan. (Avni Özgürel)
* Kızıldeniz’in Hint Okyanusu’na açılan ucu Gözyaşı Kapısı’dır. Bu kapı Suudi Arabistan için çok önemli. Bir tarafı Mısır’ın okyanusa açılışı ama asıl önemli olan İsrail’in güvenliği. Eskiden Abdül Nasır’ın İsrail’e karşı bir Arap ordusu oluşturma hayali vardı. Şimdi ise yine Arap ordusu oluşturulmak isteniyor ama tek amaç İsrail’in güvenliğini sağlamak.(Avni Özgürel )
* Konforlu bir hayata sahip kimi mütedeyyinler "Müslümanlar her şeyin en iyisine layıktır" tezini savunuyor. Lüks ve şatafat dinen savunulabilir mi? Müslümana yakışır bir yaşayış tarzı değil. Hele İslam dünyasında günde üç-beş lira ile geçinmek zorunda kalanlar varken. "Müslümanlar her şeyin en iyisine layıktır" iddiası doğru ise, o zaman diğer Müslüman kardeşlerinin de bu lüks ve şatafata layık olduklarını kabul etmeleri gerekmez mi? Bunu söyleyemediklerine göre aslında, "Gariban Müslümanlar değil, bizim gibi komprador Müslümanlar her şeyin en iyisine layıktır" demiş olmuyorlar mı? Bu yaklaşım, ne Kuran'a ne de Hz. Muhammed'in modeline uyuyor. (Prof.Dr.H.Kırbaşoğlu)
* İbadetler maddeten ve manen çok fazla risk almayı gerektirmeyen dini görevler. İslam'da öncelik, ibadetlerden ziyade değerler ve ilkelere verilmiş. İbadetler ise yeryüzünde sosyal-ekonomik adalet esasına dayalı bir düzen kurma çabasında, Müslümanlar için bir itici güç, ilham ve moral kaynağı olarak vazedilmiştir; yoksa yeryüzündeki zulüm ve kötülüklere sırtınızı dönerek yerine getirmeniz için değil. Müslümanların çoğu; namaz, abdest, oruç ve hac ile sınırlı bir Müslümanlık ile yetinmeyi tercih ediyor. Allah'ın İslam ümmetine yüklediği evrensel görevi yerine getirme konusunda ise tembel ve isteksiz davranıyorlar. (Prof.Dr. H.Kırbaşoğlu )
*Kabuğuna çekilerek sadece zikirle ve namaz ile kurtulduğunu sananlar, peygamberimizin değil, kafasını kuma gömünce kurtulduğunu sanan o mübarek canlıyı takip etmektedirler...(Prof.Dr. H.Kırbaşoğlu)
* Müslümanların büyük bir bölümü, sağlıksız bir din anlayışı sebebiyle, öncü olma görevini yerine getiremiyor. Bu yüzden de tarihin öznesi değil nesnesi olarak kalmaya devam ediyorlar. Yaşanabilir ve sürdürülebilir Müslümanlık, dış dünyayı, tarihin akışını Allah'ın iradesi doğrultusunda değiştiren bir anlayıştır ve yeryüzündeki statükoların yok olması için çalışır. Kılınan namazların, tutulan oruçların, indirilen hatimlerin, art arda hac ve umre ziyaretlerinin sayısal çokluğu yeni Müslümanlığın kriteri değil. Yeryüzündeki zulüm, adaletsizlik, sömürü, açlık, sefalet, işsizlik, savaş, talan ve benzeri şer gelişmeleri durdurma konusunda bir işe yarayıp yaramadıklarının muhasebesini yapabilenler, yaşanabilir Müslümanlığı tercih etmiştir. ( Prof.Dr. H.KIRBAŞOĞLU)
* Günümüz şartlarında Müslümanların daha sosyal adaletçi, daha eşitlikçi, daha özgürlükçü, antiemperyalist, sömürü ve kapitalizm karşıtı, emek sömürüsüne karşı, çevreci, savaş karşıtı bir İslami çizgi benimsemeleri gerekir. ( Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu )
*2010’lar ise, daha yarısını bile idrak etmemiş olmamıza rağmen, denilebilir ki tüm dünyada İslamcılığın ağır mı ağır yenilgilere uğratıldığı bir zaman dilimi olarak geçecek kayıtlara. Hem yeni kolonyalizm eliyle dışarıdan hem de ılıştırılmış ve kızıştırılmış yapılar eliyle içeriden ‘İslamcılığın tasfiyesi süreci’ söz konusu.
Evet. Bu noktada artık şunu cesaretle konuşmalıyız: İslamcılık, tüm dünyada hem dışarıdan hem de içeriden fena halde kuşatılmıştır ve gelinen aşama artık ‘tasfiye’ aşamasıdır. İslamcılar, sahip oldukları ideolojinin siyasal tarih kitaplarındaki yerini almaması için ne yapacaklar? Soru budur.(İsmail Kılıçarslan-Yeni şafak)
* Gençliğimizde adını “Suudi Amerika” olarak telaffuz ettiğimiz Suudilerin, Mısır’daki darbede İhvan’ı nasıl sattığı, Balkanlar’da nasıl bir mezhepçilik gayretine düştüğü, el-Kaide ve IŞİD gibi örgütleri nasıl ürettiği ve beslediği bilinen bir durum olduğu gibi, Batı desteğiyle İslam’ı kutsaldan arındırılmış, maddileşmiş ve materyalistleşmiş bir dine dönüştürme gayreti güttüğü de bilinen bir durumdur. (Ömer Lekesiz-Yeni Şafak)
*Dolayısıyla, Suudi Arabistan eşittir Suudi Amerika şeklindeki bir kabul gerçek manada bir dilemmanın(ikilem, çıkmaz, müşkül durum) ifşa edilmesidir. (ÖmerLekesiz-Yeni Şafak)
