Ülkemiz genelinde ve Sakarya özelinde beceremediğimiz, ehemmiyetini kavrayamadığımız ve yapamadığımız işlerden biri de GERİ DÖNÜŞÜM meselesidir.
Çok mühim bir ÇEVRE olayı, İSRAF alanı ve fevkalade önemli bir İKTİSADİ sorun olmasına rağmen.
Kağıt, karton ve gazete gibi bilumum kağıt nevilerinin, naylon poşet, pvc, pilastik ve petlerin, bunlardan müteşekkil atık eşya ve ambalajların, cam ve pilastik şişelerin, tüm metallerin (demir, aliminyum v.s.) tekrar geri kazanılıp, yeniden üretilmesi ve ekonomi de yerini almasına GERİ DÖNÜŞÜM diyoruz.
Bütün bu saydığımız atık eşya ve ambalajları, ev ve işyerlerimizde ayrı biriktirerek, toplama yerlerine getirme ile işimiz bittiği, bu kadar kolay olduğu halde bu işi beceremedik ve beceremiyoruz.
Yıllardır malikanemizde bu işi titizlikle ve harfiyen yapan, poşet çayın ipinin ucunda ki minnacık kağıdı bile çöpe atmayıp, geri dönüşüm poşetine koyan, çöp çıkarma günlerinde, çevremde ki atıkların içinde ki karton kutu ve şişeleri bile seçerek, geri dönüşüm kutusuna götürüp koyan, yani, bizzatihi tatbik eden biri olarak yazıyorum( yapmadığımı hiçbir zaman yazmayan bir insan olarak) ve diyorum ki:
Bu iş bu kadar zor mu?
Yapacağınız iş; ev ve işyerinizde iki poşet bulundurmak. Birine geri dönüşebilecek, diğerine ise çöp sahasına gidecek atıkları koymak. Çöp çıkarma gününde, belirlenen yere çöp poşetini, geri dönüşüm kutularına da diğer poşeti getirip bırakmak.
Çok meşakkatli bir iş mi bu?
Bu kadar basit bir işi yapmakla hem israfı önlemiş, hem çevreyi temizlemiş, hem de atık deponi sahalarının ömrünü uzatmış oluyoruz. Çevremizi temizleyen, bana göre belediyelerin en kahraman elemanları olan park ve temizlik işleri elemanlarının işini kolaylaştırıyor, temizlik işlerine harcanan parayı da azaltmış oluyoruz. En mühimi de, israfı önlemiş, kıt ülke kaynaklarını tasarruf etmiş oluyoruz. Yani ibadet etmiş, büyük sevap kazanmış oluyoruz. Yani, bir taşla bu kadar hedefi birden vuruyoruz.
Bunu becerdiğimiz zaman, ülke çapında milyonlarca ton atık, yeniden işlenerek, bize ürün olarak geri dönecek.
İslam da İSRAFIN HARAM olduğunu hepimiz biliyoruz.
Hem biz, bu kadar zengin de değiliz. İsraf edecek tek bir şeyimiz yoktur, olamaz. Kaldı ki, en zengin işgalci ve sömürgeci ülkeler bile bunu bizden çok iyi ve titizlikle yapıyor.
En iyi biz yapmamız gerekirken. Zira, temizlik ve israf üzerinde hassasiyetle duran bir inancın, kültürün, geleneğin ve medeniyetin sahibi ve mirasçısıyız.
Ne yazık ki, her alanda israfımız, bu alanda da fazlasıyla var.
Çok çok kolay bir iş olduğu halde yapamıyor,yapmıyoruz.
Şüphesiz ilgili ve vazifeli kurumlarda bu işin üzerinde ciddiyetle durmuyor. Hatta, biraz da angarya görüyor. Öyle birkaç yere geri dönüşüm kutusu-konteyni koymakla iş bitmiyor.
Ev ev dolaşmak, anlatmak, eğitmek, bilinçlendirmek, sonra da takip, ikaz ve müeyyide gerekiyor. Bu işin vatan sevgisi, çevreye saygı, ibadet ve sevap olduğunu her kademe de anlatmak gerekiyor. Eğitim sistemimize dahil etmek gerekiyor.
Çevremize, cadde, sokak, park ve meydanlara bir bakalım. Böcek istilası gibi, çöp işgalindeyiz. Oralarda gördüğümüz çöplerin hemen hemen hepsi geri kazanılabilecek atıklar.Yani, su şişeleri, naylon poşetler ve kağıt ambalajlar.Her tarafta bunları görmüyor muyuz?
Hem biz atacağız, belediyelerin gariban-çilekeş ve en kahraman personeli süpürecek, toplayacak. Belediyeler bütçelerinden milyonları harcayarak..
Atıklarımızı, sağlıklarında, bize hizmet ettiği zaman nasıl seviyorsak, atık haline dönüşünce de aynı sevmeliyiz. Kaldırıp rastgele atmamalıyız.
İnsanlar da vefat edince atık olur. Ruh bedenden çıkar ve yıllarca kullanıp eskittiğimiz beden elbisesi atık olur. Ama, kaldırıp atar mıyız? En güzel şekilde yıkar, kefenler, defnedilmesi gereken yere itinayla götürür, hassasiyetle toprağa veririz değil mi.
İşte atıklar da öyledir. Sağlıklarında nasıl seviyor sak, öldüklerinde de, atık haline dönüştüklerinde de öyle sevmeli, tıpkı mevtalarımız gibi, itinayla poşetleyip, onların defin yeri olan yerlere götürüp teslim etmeliyiz.
Rastgele, her yere, sokaklara, parklara, derelere, göllere ya da denizlere atmamalıyız.
Tabii ki, İNSAN isek!! Hele hele MÜSLÜMAN isek!!