Cam, plastik, metal ve türlü çeşit atık…

Sizce bu atıkların hepsi bir arada nerede bulunur…

“Geri dönüşüm tesisi ya da çöplük” dediğinizi duyar gibiyim…

Ne yazık ki yanıldınız…

Yukarıda saydığım atıklar, Sapanca Gölü kıyısından toplandı önceki gün SASKİ ekipleri tarafından…

Kurum servis etti, kıyı şeridinde temizlik yapıldığı ve tonlarca atık toplandığı haberini…

Okurken üzüldüm, dahası utandım

“Onca farkındalık çalışması, bilinçlendirme, bilgilendirme beyhude çabadan öteye geçememiş…

İnsan nasıl olur da yaşam kaynağını böylesine şuursuzca, hoyratça kullanır, kirletir!” demekten alamadım kendimi…

Kıyısında bir bardak çay içip nefeslendiğimiz, çoluk çocuk piknik yaptığımız, suyunu içip yaşam bulduğumuz; seyrine doyamadığımız, yalnızca yerli değil yabancı turistlerin de görmek için binlerce kilometre yok kat edip geldiği, dünyanın suyu içilebilir sayılı göllerinden Sapanca Gölü’nü sen-ben korumazsak kim koruyup kollayacak; kim emanet gözüyle baktığımız gölü gelecek nesle tertemiz ulaştıracak!

Hep başkasından, kurum ve kuruluşlardan bekliyoruz da gölü korumayı, kendimize dönüp bakmıyoruz…

Kendi kapının önünü süpürmekle başlar her şey…

İşte ilk adımda siz kirletmeyeceğiz güzelim gölü…

Elimizdeki çöpü göle, sahile fırlatırken bir başka açıdan daha düşünmeliyiz ne yaptığımızı…

Bugün bizi, göle çöp atarken gören çocuklarımız, yarın dediğimizi mi yapacak yaptığımızı mı!

Bunu da asla ve kat’a unutmadan hareket etmeliyiz…

Mevla’nın ilimize ve dahi bölgemize lütfu Sapanca Gölü, her birimizin bilinçli ve şuurlu tutumuyla var olmaya devam edecektir, hiç şüphesiz…

Kuraklıkla geçen koca bir sezonun ardından gelen rahmetle bir nebze de olsa gölün kendine gelmesiyle sevinirken, bir de kirlilikle ihanet etmeyelim ne gölümüze ne kendimize…

Ezcümle, Sapanca Gölü’nü korumayı yalnızca vatandaşlık görevi değil ibadet olarak görmeli, buna göre davranmalıyız…

Bu duygu ve düşüncelerle; servetimiz Sapanca Gölü’nü kirletenlere “Zakkumlar”, göle göze gibi bakan ve bakacak olanlara ise doğanın mucizelerinden denilen ve gölde yetişen “Lotus çiçekleri” gitsin istedik, Bizim Bahçe’den…

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ