Belediyemiz büyük paralar verip çok güzel,modern,konforlu otobüsler almakta,bunlara binip giderken insan kendini metroda veya Avrupa şehirlerinde zannetmektedir ..Uygulanmaya başlanan otomatik bilet (kart 54) sistemi de güzel bir görüntü getirmiş, bilet ve biletçi meselesini sona erdirmiştir.. Bu söylediklerimiz olumlu ve güzel yanları.. Şimdi biraz da işin olumsuz yanlarını sayalım , belki düzeltilmesine fayda sağlarız..
***
Ulaşım dairesi başkanlığının Belediye Otobüsü şöförleri konusuna acilen eğilmesi lazım.. Modern Avrupa şehirlerinde Belediye otobüs şöförleri belli bir tempoda gider, ani fren yapmaz, içindeki insanların o otobüsün gerçek sahipleri olduğunu, o otobüslerin,içindeki o vatandaşların ödedikleri emlak vergisi,çevre vergisi,ve çeşitli harçlarla alınmakta olduğunu, kendisinin görevinin onları itina ile taşımak olduğunu unutmaz..Aşırı sürat yapmaz, riske girmez…Hollanda , Almanya gibi bazı yerlerde belediye otobüsleri kadın şöförler tarafından da kullanmaktadır..
Adapazarı belediye otobüs şöförlerinin içinde bulunan bazıları, otobüsü ,kendi özel minibüsü sanmaktadır..Belediye’nin , şehir otobüslerinde gizlice müfettiş görevlendirip, her gün çeşitli hatlara bindirmesi lazımdır..Onun vereceği raporlara göre tehlikeli ve hatalı olanı cezalandırıp ,yolcuların can emniyetini sağlayabilirler.. Şehir ile kampus arası ,dik bir yokuş içeren riskli bir hattır..Buraya çalışan Belediye Otobüslerinde yolculuk yapanların gözlemleri pek olumlu değildir. İçi lebalep dolu otobüsün o dik yokuşu inerken 60-70 km.’nin üzerinde hızlandığını biz,gözlerimizle gördük.. Elli senelik ehliyetli bir şöför olarak şunu iddia ederiz ki o otobüs kontroldan çıkıp şarampolda takla atmaya başlarsa 5-6 takladan önce duramaz, içindeki yolcular yerlere saçılır..
Geçen gün kampüsün içinde , yolcusunu boşaltmış , kalkış durağına yolcu almaya giden yepyeni otobüsün ,kampus içinde bile çok sürat yaptığına ,ve önünde giden otomobili sıkıştırıp yol istediğine şahit olduk..Dedik ya , bazıları koskoca otobüsü, babasının arabasını kaçırıp kullanan yeni yetme gibi sürüyor..
Şimdi , körüklü otobüs getirileceği söyleniyor..Bu çok iyi bir şey, bir seferde iki misli insan , bir tek şöförle taşınmış olur,ama o otobüsler daha da özenli kullanım ister, böyle minibüs kullanır gibi gidilirse yokuş aşağı sert bir frende arkadaki bölüm ön tarafa geçiverir..Yani otobüs ikiye katlanır.. Belediyenin bunca üniversite talebesi ile asistan,doçent ve profesörleri taşıyan otobüslerine artık üniversite mezunu, hiç değilse lise mezunundan aşağı şöför almaması , hem araçların kullanımı hem de insan ilişkileri açısından büyük fayda sağlar..Mevcut şöförlerini işten çıkaracak değiller, onları da başka hatlarda çalıştırırlar..
***
ECZACI ODASI’nın DİKKATİNE
Bir vatandaş, Çarşamba akşamı Nöbetçi Eczane ararken gördüklerini anlattı..Her eczane , o gece nöbetçi olanın adı, adresi ve telefonunu yazmak zorunda ya..Bir kere A4 kağıdına ,çok küçük yazıp karanlık yerlere asıyorlar, ikincisi ise güncellemiyorlarmış..Mesela o gece Çark sağlık ocağı yakınında bulunan eczanelerden birinin camında Dinçer ile Burak yazdığı için biri Adatıp , diğeri Deprem Müzesi karşısında ,yani birbirinden dört kilometre mesafede olan iki eczaneye de gitmişler ikisi de kapalıymış. Çünkü camına duyuru asan eczane , bir gün önce astığı kağıdı değiştirmemiş..
Kırmızı ışıkla kocaman E harfi yazılı tabelelalar çok büyük fayda sağladı,diğer vitrin ışıklarının arasında insan eczaneyi kolayca bulabiliyor..Şimdi de ikinci bir uygulama ile her eczanenin vitrinine mümkünse tek merkezden yönetilen büyük birer ışıklı levha koyarak o akşamki nöbetçiler , doğru ve büyük olarak yazılmalı, güncellemeyi yapmayan eczaneler ise cezalandırılmalıdır..Tuttuğu taksi ile veya yayan, nöbetçi arayan insanın durumunu anlamak için adını verdiğimiz iki eczanenin arasını katetmek lazım…
***
EŞME KIYILARINDA PİKNİK
Göl kenarında 40-50 sene önce yaşanan Kumbaz sefaları unutulmaz..
Sonraları E-5 açılınca gölün bu tarafı rağbet görmeye başladı, Göl gazinosu,Metin Restoran,Royal kampı,Saracoğlu gibi yerlerde göl sefası yapılmaya başlandı..Ne zaman ki otoban açıldı, trafik gene Sapanca tarafına kaydı..Bugün için gölün beri yakasında şehirlilerin gidip piknik yapacakları bir göl kıyısı kalmadı..Sadece Arifiye belediyesi, gölbaşı denilen yerde, Tenis Kulübü civarını piknik alanı olarak düzenledi, tatil günleri rağbet görmeye başladı..
*** Gölün beri yakasını en iyi değerlendiren yer ,komşumuz olan Eşme…Tatil günleri Eşme kıyıları ayni eski Kumbaz, veya bugünkü İznik gölü kenarı gibi ana baba günü oluyor.Mangalını,hasırını kapan aile soluğu göl kıyısının o güzel atmosferinde alıyor. Nazar değmesinden, veya oraya çok fazla kişinin akın edip zarar vermesinden korkuyoruz ama Serdivana örnek olsun diye bunu duyuruyoruz..Eşme kıyılarının Pazar günkü güzel halini fotoğraflarda görüyorsunuz..Herkes neşe içinde,çoluk çocuk toplanmış, cızbız köfteler mangalda cızırdıyor,bir şenliktir gidiyor..
Eşme'de durum böyle iken Adapazarlılar Kentpark ve Ormanpark’a veya Yenikent'te yapılan parklara kendilerini atıyorlar. Fakat göl kenarının atmosferi bambaşka...
Serdivan belediyesinin geçtiğimiz aylarda açıkladığı göl kıyısı ile ilgili düzenlemeler hiç gecikmeden yapılırsa , Adapazarından da göl kıyısına tatil günleri 15 dakikada bir yeni,modern Belediye otobüslerinden kaldırılırsa şehrimiz insanına büyük bir hizmet yapılmış ve göl ile Adapazarlılar gene birbirine kavuşturulmuş olur..