Son zamanların popüler sanal akademisyenlerden biri, hangi ilden olacağına henüz karar vermemiş; ama Bağımsız Milletvekili Adayı olmaya karar vermiş. Kendisi açıklamadan bir sürpriz yapıp ben açıklayayım istedim. Vatana ve millete hayırlı olması dileklerimle…

Sevgili Dostlarım,
Değerli Hemşehrilerim,
Tarihi Şan ve İhtişamla Dolu Milletim;

TBMM’nin genel seçim tarihini 12 Haziran 2011 olarak belirlemesinden sonra ülkemde bir yarış başladı. Bu yarışı şöyle uzaktan ve kabaca izliyorum. Her partiden o kadar çok, sayısı bence tama olarak bilinmeyen sayıda aday ve aday adayı ortaya çıktı. Her birisi, tanımasam da memleketimin insan kaynağı… Her birisinin o kadar çok ve önemli projeleri var ki, eğer bunlar hayata geçirilirse değil 21. asır, hatta 25. yüzyıl bile, bize vız gelir, tırıs gider. Ülkem kâinatta bir numara olur. İnsanlarımız refah ve mutluluk içinde yüzer. Günümüzde kişi başına 90.000 dolar ($) milli gelir payı düşen ülkeler bile bize imrenerek ve kıskanarak bakar.

Durum böyle olunca insanlar nasıl ki havayı –kirlenmediği müddetçe- hissetmiyorlarsa, elektrik kesilmediği sürece o enerjinin farkında olmuyorlarsa ve tok halde iken aç insanların durumunu kavrayamıyorsa, içinde bulunulan refah seviyesi de anlaşılmaz. Bilinir ki her şey zıttı ile vardır. Gece olmazsa gündüzün ne anlamı olur ki…

Ben de düşündüm, taşındım ve siyasi hayatımıza bir renk katmaya karar verdim. Bu ülkede 1974 yılı Eylül ayı başından beri hizmet verdiğimi düşünüyorum. Çok çeşitli görevler yaptım. Düz memurluktan, işçi çalışma saat kartlarını listelemeden başlayıp, akademik hayatın zirvesine kadar geldim. Halen zirvede tutunmuş bulunuyorum. Daha ileri de gideceğim ama maalesef gidecek yer kalmadı. Eskiden Ordinaryüs Profesörlük payesi vardı. Zâlimler, yıllar önce onu da kaldırdılar ve artık bu yolda ilerleyen bilim adamları ancak profesör olabiliyorlar… Daha ileri gitme inanç ve enerjileri olsa bile, boşuna hava…

Hayatım boyunca 30 Şubat doğum tarihini zevk ve inatla taşıdım. Şu Siyahî Bush Obama’nın memleketine gitmek mecburiyetinde olmasa idim, doğum tarihimi hiç de değiştirmeyecektim. Doğum tarihimi 28 Şubat olarak değiştirdiler. Bir siyaset Liderimiz ne demişlerdi: Lider Olunmaz, Lider Doğulur! Ben de diyorum ki; 30 Şubat’ta Doğulur ve 28 Şubat’lı olunur… Böyle orijinal ve eskilerin deyimi ile nev’i şahsına münhasır bir tip’in, bazıları beğenmese ve ‘tip uzmanı birisi’nin, ‘tipe bak!’ dese bile, , ülkemin yetiştirdiği bir değerinin (!), profesörlük, dekanlık, senatörlük, üyelik ve/veya bir başka unvan veya makamda kalması, hiç de ‘hoş olmaz’ diye düşündüm. ‘Bu kadarı bana şimdilik yeter’ dedim ve artık ‘milletin aslı’ olma yerine onun ‘vekili’ yani Millet’in Vekili olmaya karar verdim. Asıl veya asil olmak, bu memlekette pek önemli sayılmıyor. Bu sebepten günümüzde muteber kabul edilen ve binlerce proje sahibi insanımızın can attığı vekilliğe ben de talip oluyorum. Ayıplamayın, herkes nasıl ki kendini bir ‘değer’ kabul edip, aday veya aday adayı ilân edebiliyorsa ben de öyle yapıyorum. Üstelik ben, kalkıp önce parti il yöneticilerine, sonra da parti genel merkezlerine gidip, orada el pençe divan durup, parti yetkililerine kendimi beğendirmek gibi bir kaygım da yok… Jilet gibi ütülü ve yeni bayramlık elbiselerimi giyip, ceketimin düğmelerini ilikleyip sonra da onların huzuruna çıkıp, “efendim ben milletvekilliğini çok istiyorum. Adaylar içinde en vasıflısı ve en karizmatik olan benim. Memleketimin yararına her ne istiyorsanız, mecliste hemen elimi veya kolumu, isterseniz gövdemi kaldırabilirim” demiyorum, demeyeceğim de…

Verdiğim, bana göre mübarek ve kutsal kararımı sizlerin huzuruna arz ediyorum.

Mutat olduğu üzere, ben de, eğer Vekil seçilirsem ne yapacağımı aşağıda deklare ediyorum. Eğer verdiğim sözlerden bir toplu iğne kadar sapma gösterirsem, lütfen beni uyarın. Uyaran her kimse olursa olsun, bir çocuk bile olursa, hemen ve anında istifa edeceğim. Bu taahhüdümü namusum, kutsal değerlerim ve şerefim üzerine beyan ediyorum.

Lütfedip beni seçerseniz, işte projelerim:

Millet’in kendisi olamadığım ve Vekil olarak kaldığım sürece:
— Sadece ve sadece kişisel menfaatim için çalışacağım.
— Vatanımı ve milletimi sevmeyeceğim, başkaları sevsin.
— Her ortama uyacak, çıkarım için kılıktan kılığa gereceğim.
— Menfaatim için gerekirse ülkemi satmaktan çekinmeyeceğim.
— Kamunun tüm mevki ve makamlarına dinozorları getirmek için çalışacağım.
— Hiçbir şekilde hizmet aşkı içinde yanıp tutuşmayacağım, başkaları yansın.
— Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğileceğimden hiç kimsenin şüphesi olmasın.
—Ülkemin ve milletimin menfaatlerini, kendi menfaatlerim üzerinde tutmayacağım, başkaları tutsun.
— Beni vekil yapan seçmenlerime yukarıdan bakacağım. Onu adam yerine koymayacağım. Onların seviyelerine hiçbir zaman çıkmayacağım.
— Beni meclisteki makamımda, çalışma ofisimde ziyarete gelecek olan seçmenlere yani halka kapımı kapayacağım onların şahsî hiç bir problemlerine çözüm aramayacağım, başkaları arasın.
— Bana gelen her seçmenin talebini can kulağı ile dinleyip, noktası ve virgülüne kadar not alıp, istediğinin tam tersini yapmak için her şeyi yapacağım.
— Ülkeme ve milletime ‘canımla, malımla, dilimle’ yani hiçbir şekilde hizmet etmeyeceğim, başkaları etsin.
— Ülkemde yaşayan yaklaşık 75 milyon insanın etnik kimliğinin haritasını çıkaracak ve içinde hiçbir etnik unsurun ve türevlerinin, hiçbir şekilde mevki ve makam sahibi yapılmamaları ve yönetimde de bulunamamaları için azami gayret sarf edeceğim.
— İnsanları sefaletten, açlıktan ve yoksulluktan perişan etmek için elimden ne geliyorsa, hiç endişeniz olmasın, yapacağım.
— Eğer bana fırsat verirseniz, ülkemin tüm insanlarını yani asıl olan Milleti inim inim inleteceğim, sürüm sürüm süründüreceğim. İnanmazsanız, beni seçin de görün…

Hâsılı Vel Kelâm:
Eğer beni Asıllıktan veya Asillikten VEKİLLİĞE tenzil veya terfi ettirirseniz, emin olunuz ki tüm insanları YOKLUKTA eşitleyeceğim. Herkesin bir elbisesi dışında kişisel bir eşyası olmayacak… Herkesin evine el konulacak… Yemekler merkezi yapılacak. Bankalardaki tüm kişisel paralar hazineye aktarılacak… Milletimizin büyük ve güçlü saydıkları ABD, AB ülkeleri, Çin ve Rusya gibi ülkeler, devlet olarak tanınmayacak. Onların paraları pul kabul edilip, itibar görmeyecek ve memleketimde geçmeyecek. Diğer taraftan, benim güzel ve tarihi şanla dolu ülkemde üretilen ürünler gâvurlara satılmayacak ve gâvurların ürettikleri her ne ise, kat’iyen alınmayacak ve ülkeye de sokulmayacak. Yabancı ülke ve kuruluşlara olan tüm devlet borçları inkâr edilecek. Sömürücüler ve kan emiciler, zaten aldıkları faizleri ile anaparalarını fazlasıyla çoktan aldılar.

Beni,
Milletten ‘Bağımsız Vekil’ seçerseniz seçin,
Seçmezseniz seçmeyin…
Siz bilirsiniz. Keyfiniz bilir. Benden istemesi…
Bu hususta hiç kimseye yalvaracak da değilim.
Boş yere de yalvaracağımı beklemeyin.

Saygılar sunuyorum.

Vatandan, milletten ve herkesten Bağımsız Milletvekili Adayınız…