Park’ın manası nedir diye kitaplara baktığınızda şu açıklamaları görüyorsunuz: Yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe
Şehrimizde doğup Türkiye’ye mal olmuş edebiyatçımız ise şöyle söylüyor:
"Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel."- S. F. Abasıyanık.
***
Çocukluğumuzda akşamüstlerinde ışıklı havuzundaki fıskiyeleri seyretmek için götürüldüğümüz, ara sıra bando konserleri de dinlediğimiz Atatürk Parkı’nın içindeki Şemsiyeli bahçe önce ticaret firmalarına verildi, hamburger’ci,sucuk’çu derken parkın büyük kısmı para ile yiyip içmek değil sadece dolaşmak veya hava almak isteyen şehirlilere kapatılmış oldu.Bu durum zaman içinde rahatsızlık yaratınca daha önce izin verilerek yaptırılmış olan koca tesisler yıktırıldı ve parkın toprağı çimeni gene ortaya çıktı..
Saydıklarımızın hepsi bu şehirde oldu, ve hepsi bir parkın başından geçti.. Hadi o zaman acemilik vardı, sonunun kötü olacağı görülemedi, iş işten geçtikten sonra yüzbinlerce liralık tesisler yıktırılarak park eski haline getirilmeye çalışıldı..Peki şimdi Donatım Parkında yapılanlar nedir?. Eski dönem belediye başkanı Duran 2-3 yıl önce Donatım parkı (Kentparkı) hakkındaki yazımdan sonra aramış ve yazdıklarıma katıldığını belirterek “Zirai Donatım fabrikasından sonra bu arazi için bize akıl almayacak büyük para teklifleri geldi,çok büyük sermaye gurupları alış veriş merkezleri veya ona benzer tesisler yapmak gayesiyle kapımızı aşındırdılar, hepsini geri çevirdik,Adapazarı halkının dolaşacağı ,nefes alacağı, gökyüzünü göreceği bir yer halinde tutmak niyetiyle çok büyük parasal değeri olan bu araziyi halkın istifadesine açtık” demişti..
***
Bu parkın bir nazım planı olması lazımdır.Yüz sene sonra bile bu parkın içinde nelerin bulunacağı,nelerin yapılmayacağı İstanbul Yıldız parkı veya Emirgan parkında olduğu gibi şimdiden belirlenmiş olmalıdır. Yoksa her seçimden sonra yeni başkan ve bahçeler müdürü kendi zevki ve beğenisine göre aklına gelen değişikliği yapmaya kalkar..Donatım parkına sık sık giden bir kişi olarak burada yapılanlardan bazılarını sayalım:
1-Adasu’ ya o arazi içindekilerin en güzeli olan eski SATSO binası tahsis edildi,o bina şehrin başka bir ihtiyacı için kullanılabilirdi. (Halk evi benzeri resim-heykel atelyeleri veya müze gibi)… Adasu (SASKİ) için başka yerde bir bina ayarlanarak bu bina şehir halkının hizmetine açılabilir. .Devlet dairesi yapılınca oraya gelip gidenlerin otomobilleri büyük bir hareket yarattı.Yüzlercesi girip çıkarak parkı hem görüntü,hem ses hem de hava bakımından kirletmeye başladı..Günler aylar geçtikçe parkın içinden transit geçişler başladı..Ofisin oradan İtfaiyeye geçmek isteyenler (oradaki KAPAN söküldüğü için) parkın bağlantı yolunu kullanmaya başladı..Şu anda eskiden yapılmış olan ve nasıl olduysa kaldırılmayan bir KAPAN sayesinde N.Güven caddesine çıkılamamaktadır ama o KAPAN’ın da çok kişiye battığına ve kaldırılması için fırsat kollandığına inanıyoruz.. Bu KAPAN’ın kalkması parkın felaketi olur..
2-Dev yüzme havuzu, Serdivan,Güneşler veya Erenler semtlerinde dünya kadar boş arazi varken bu zümrüt parkın içine yaptırıldı..Binası ve otoparkıyla şehir stadının yarısına denk gelen 12000 m2 çimenliği yok etti.. Uydu resminde havuzun işgal ettiği saha rahatça görülebiliyor..




3-Salaş ve rüstik tarzda iki çayhane var..Beton ve çelik kullanılmadan yapılmış olan bu yerler göze bir derece sıcak görünüyor,böyle bir parka daha çok yakışıyordu..Şimdi çelik iskelet kullanılarak devasa bir bina yapılmaya başlandı hatta işin sonuna gelindi.. İnşallah ileride kaldırılır..
4-Tıpkı Çark caddesinde ve Dar sokakta görmeye başladığımız gibi, bu parkta da (resmi de olsa) otomobil, kamyonet,minibüs,motosiklet görmeye başladık.. Buralara girme konusundaki yasaklar ufak ufak delinmeye başlandı..KAPAN’ların arttırılması faydalı olur..
5-Bu inşaatlar yapılırken girip çıkan kepçe,kamyon gibi ağır araçların çimenli toprakları ezip çukurlar oluşturmasından dolayı çimenli bölümler perişan olmaya başladı..Hadi onlar tamir edilecektir de çimenlerde kelleşen yerler de artmaya başladı..
***
Adapazarı halkı park denince kafeterya değil yürüyüş yapacak,koşacak ,bisiklete binecek, çimenlere yayılıp oturacak yerler istiyor..Mesela iftar vakti o parktan geçenler çoluk-çocuk, evden getirdikleri yiyeceklerle iftarı çimenlerin üstünde yapmakta olan aileleri görürler..O aileler çelik,beton karışımı binalar değil sadece çimenlerin korunmasını ister.. Ne demiş Diyojen “Güneşime gölge etme başka ihsan istemem”…….8-10 sene sonra bugün yapılanlar şemsiyeli bahçedeki gibi yıktırılmaya başlanacaksa niçin yaptırılıyor ?. Bu yapılanın son olmasını (hatta yıkılmasını),Adasu binasının halka tahsis edilmesini,bu parka bundan sonra hiçbir şey inşa edilmemesini,eski fabrikadan kalan baca kulesinin geceleri başka şehirlerdeki gibi, tarihi objelere vurdurulan sarı ışıklı projektörle aydınlatılmasını ve Abasıyanık’ın ifadesiyle “millet bahçesi” niteliğini korumasını diliyoruz..
***
ADARAY Kaosu önleyecektir
İ.Mühendisleri Odası şehrimizin meselelerine kafa yoran,fikirlerini açıklayan bir kuruluştur..Pek çok faydalı tavsiyelerine şahit olmuşuzdur. Yalnız geçen hafta verdikleri bir demeç var ki katiyen katılmıyoruz.. Raylı sistemin şehirde kaosa sebep olacağını söylemek doğru değildir. Raylı sistemler modern dünyada şehirciliğin vazgeçilmez unsurlarındandır ..Bugün şehirde trafik kaosuna sebep olmayan araçlar sadece Belediyenin otobüsleridir.Her ne kadar şöför davranışları bakımından dikkatli ve disiplinli davranılmıyorsa (araç gidiyorken telefonda konuşmak,otobüste radyo çalmak gibi) ‘da duracağı ,kalkacağı ,geçeceği yerler belirli olan, ve bir merkezden idare edilen vasıtalardır..Raylı sistem, onlardan da daha kontrollu olacaktır..Şehirdeki trafik kaosunu yaratanlar dolmuşlardır.
***
Şimdi bizim sevineceğimiz günlerdir, çünkü raylı sistem gene başlamak üzeredir..Her ne kadar buradan binip Haydarpaşa ,İzmit,Gebze gibi yerlere aktarmasız gidemeyeceksek te raylar korunmuştur, ileride ne olacağı belli olmaz.. Bir ara Zirai Donatımdan bulvara kadar olan yerlerde rayların sökülüp ticaret sahası yapılacağı söylenmişti,bunları unutmayalım.Bundan geri adım atılmış, demiryolu şebekesine dokunulmamıştır. Adapazarı için bu memnuniyet verici bir şeydir..
***
Uzun lafın kısası : Belediyelerimizin çalışmalarını memnuniyetle seyrederken gözümüze batan hususları da söylemeyi görev biliyoruz..