29 Ekim 1923 de kurulan devletimizin adı ‘’TÜRKİYE CUMHURİYETİ’’dir. İdare şeklimiz yani rejimimizin de ‘’CUMHURİYET’’ olduğu bize ezberletilmiştir. Bununla övünür, gurur duyarız. Cumhuriyete geçişi bayram olarak kutlar, över, CUMHURİYET FAZİLETTİR der, sahip çıkılması gereğini hep dillendiririz. Yani, devletin adında ki ‘’CUMHURİYET’’ i, rejim olarak anlar,algılar,Türkiye’nin rejimi- idare şekli ‘’CUMHURİYET’’ tir deriz. Ya da yıllarca böyle denmiş, böyle ezberletilmiştir. Önce cumhuriyet kelimesinin anlamına bakalım. Kökü Arapça olan bu kelime, cumhur’dan gelmiş ve Osmanlı Türkçesinde yerini almıştır.Cumhur; bir araya toplanma, TOPLULUK- TOPLUM anlamını ifade eder. Cemiyet, topluluk, ,kamu, halk, toplum, millet demektir. Buradan hareketle CUMHURİYET; cumhura, yani topluluğa, millete baş olmuş bir idarecisi – REİSİ bulunan, sınırları belli, devlet statüsünü kazanmış ve tanınmış, dünya haritasında ayrı ve müstakil olarak yer almış, bağımsız bir yapısı olan, organize ve teşkilatlı bir yapıya kavuşmuş, ortak din,dil,kültür, kavim ve tarih yapısına sahip bir ülkenin, devlet olarak adı ve resmi sıfatıdır. Daha doğrusu, dünyada ki tüm devletlerin adıdır, adında var olmuştur. Yani, üzerinde yaşadığımız gezegende ki bütün ülkeler- devletler cumhuriyettir. Yukarıda ki tanıma uygun olarak, başında reisi olan, devlet olmuş ve sınırları belirlenmiş tüm toplulukların-halkların, devletlerin adı CUMHURİYETTİR. Bunu fili misallerle ispat edelim. Türkiye Cumhuriyeti, bir cumhuriyet olduğu gibi, rejimi-idaresi çok farklı olan şu ülkelerde cumhuriyettir ve resmi adı öyledir. Suriye Arap cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ( SSCB ), Çin Halk Cumhuriyeti, Libya Arap Cumhuriyeti, Venezüella Cumhuriyeti, Uganda Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti, Küba Cumhuriyeti, Somali Cumhuriyeti, Uganda Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti gibi… Yine Afganistan, Sudan, Yemen, Hindistan, Lübnan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, kuzey Kıbrıs, Kırgızistan, Tacikistan, Tunus, Moğolistan, Endonezya, Malezya ve rejimleri birbirinden farklı daha birçok ülke cumhuriyet olarak adlandırılmıştır. Bütün bunların dışında, adında cumhuriyet olmayan, ama, yine yukarıda saydığımız ülkeler gibi, çok farklı rejimlerle idare edilen ülkeler de vardır. Bunların içinde, cumhuriyetten anladığımız manayı en iyi ifade eden- uygulayan ülkeler bile var. Adları kırallık olduğu halde. İsveç - Norveç ve Suudi Arabistan Kırallıkları. İngiltere- Birleşik Kırallık, İspanya Kırallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Rusya Federasyonu, Danimarka Kırallığı, Amerika Birleşik Devletleri ( USA ), Hollanda – Belçika- Fas Kırallıkları. Kuveyt Devleti, Vatikan Şehir Devleti gibi. Hatta, devlet olamamış ama özerklik elde etmiş topluluklar için de aynı kavram kullanılır İnguşetya , Çeçen , Acara, Adıge, Tataristan, Kırım, Yakutistan Cumhuriyetleri gibi. Görüldüğü gibi, dünyada ekser ülke Cumhuriyet olarak isimlendirilmiştir. Yani rejim-idare şekli ile ilgi ve alakası bulunmamaktadır. Eğer rejim olsaydı, İngiltere, Hollanda, Belçika, İsveç, Norveç, Danimarka ve benzeri bir çok ülke cumhuriyet ile adlandırılması lazımdı. Ya da, Çin, SSCB, Küba, Venezüella, Suriye, Mısır ve benzeri bir çok kırallık ya da kominist idaresi olan ülkeler de cumhuriyet ismi almaması gerekirdi. Demek ki, bizde anlatıldığı, algılandığı ve ezberletildiği gibi, seçime dayalı, halkın seçtikleri ile oluşan, yani demokratik bir rejim-idare anlamı taşımadığı gibi, başka herhangi bir rejimi de ifade etmemektedir. Öyle olsaydı, İngiltere, Hollanda, İsveç, Danimarka gibi ülkeler CUMHURİYET adını alır, Suriye, Mısır, Küba, Çin ve benzeri ülkeler ise, bu adı kullanamaz olurlardı. Hatta, Türkiye bile, 1950’lere kadar tek adam ve tek parti idaresinde olduğu halde, adı cumhuriyet idi . Çin ve küba gibi Kominist idareler de, Mübarek ile idare edilen Mısır da, Suriye,Libya,Tunus gibi ülkeler de cumhuriyet adını taşımaktadır.Dahası, Azerbaycan gibi tek adamlık idareler bile cumhuriyet olarak resmiyet kazanmıştır. Bariz olarak anlaşılmaktadır ki, bir devletin adının ya da adında cumhuriyet olması, onun rejimini belirlemez. Sadece, devlet olmuş bir halkı, milleti, topluluğu, cemiyeti ifade eder. Rejimi-idareyi belirlemesi için başına , rejimini ifade eden bir takı, bir sıfat gelmesi gerekir. Cumhuriyet , yani millet-halk-topluluk, devlet. Ama, nasıl bire cumhuriyet, yani nasıl bir halk, devlet,nasıl bir topluluk ? Bu soruya verilecek cevap, rejimini-idare şeklini belirler. Demokratik cumhuriyet, sosyalist cumhuriyet, kominist cumhuriyet, İslam cumhuriyeti, monarşik cumhuriyet, oligarşik cumhuriyet , kırallık cumhuriyeti gibi. Bu sonuca göre Türkiye, 1950’lere kadar monarşik ya da oligarşik bir cumhuriyet, o tarihten sonra ise kısmen demokratik cumhuriyet idi. Çin ve küba gibi ülkeler kominist cumhuriyet, Suriye, Mısır, Azerbaycan, eski Irak,Arabistan ve benzeri ülkeler ise, monarşik ve oligarşik cumhuriyetlerdir. Cumhuriyetinin başında demokrat, sosyalist, kominist, İslam, kırallık ve benzeri rejim ifade eden ülkelerin, bu rejimlere ne kadar uydukları, ne kadar demokrat, ne kadar İslam, ne kadar kominist, sosyalist, monarşik, oligarşik ya da sosyal demokrat oldukları ise ayrı bir yazı, ayrı bir tartışma konusudur. Bizzatihi rejimlerin her biri bile, ayrı bir analiz mevzuudur. Çok farklı demokrasiler, farklı kırallıklar, farklı sosyalist ve kominist rejimler olduğu gibi, adı İslam olan farklı düzenler de vardır. Beşer-insan eli ve kanunları ile idare edilen dünyanın durumu ise ortadadır. Savaşlar, işgaller, zülümler, kavgalar, kan, gözyaşı ve vahşet içinde bir dünya.Hak ve hukukun değil, GÜCÜN EGEMEN olduğu bir gezegen.